ISLAMGREEN34 NEW WORLD

KÜLTÜR ______________________________________________________________________________________ => İSLAMİ DEFORMASYON ve ÇOK FARKLI KÜLTÜREL VE İSLAMİ KONULARA AİT DÖKÜMANLAR => Konuyu başlatan: admin üzerinde Ocak 18, 2011, 09:41:43 ÖÖ



Konu Başlığı: NAMAZ - DİNİMİZİN DİREĞİ NAMAZ İLE İLGİLİ DÖKÜMAN - LÜTFEN TIKLAYINIZ
Gönderen: admin üzerinde Ocak 18, 2011, 09:41:43 ÖÖ
NAMAZ - DİNİMİZİN DİREĞİ NAMAZ İLE İLGİLİ DÖKÜMAN
LÜTFEN ALTTAKİ LİNKİ TIKLAYINI Z

http://www.namazzamani.net/turkce/namaz_ogreniyorum.htm
http://www.namazzamani.net/turkce/namaz_sureleri_flash.htm
http://www.namazzamani.net/turkce/klavuz.htm
http://www.google.com.tr/#hl=tr&biw=1020&bih=593&q=NAMAZ&aq=f&aqi=g10&aql=&oq=&fp=6466c647085805ba

SEVGİSİZ  GÖNLÜN İLACI

http://www.islamseli.net/namaz-ve-abdest/44259-sevgisiz-kalmaya-dayanamiyorsaniz.html


artık dayanamıyorum sevgisiz kalmaya diyorsanız...

Serin öyleyse seccadeni zi kıbleye doğru.
kapatın gözlerinizi..
aydınlığınız gönlünüzdeki O'na olan sevginiz olsun..
göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza.
yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

Işte dost nedir bilmek mi istersini z..
menfaatsi z..
korkunuz olmayacak ..
acaba demiceksi niz..
acaba ben onu sevsem o da beni sever mi korkunuz olmıcak yüreğinizde
çünkü O vaat ediyor..
severseni z severim..
severseni z severim..
severseni z severim..
ne güzel değil mi sevginize karşılık bulmak..
sevginizi n karşılıksız kalmıcağını bilmek..

şu dünyada yüreğinizi yakan onca dosta.. onca sevgiliye bir çare bir derman..
yürek yakmayan. . yüreğe serinlik veren bir dost..
vedud olan bir dost..
rahman olan bir dost..
rahim olan bir dost..
gafur olan bir dost..
sözünde sadık olan bir dost..
surete değil sirete bakan bir dost..

Dost.. dost.. dost.. diye inleyene
Gel.. gel.. gel.. diye nida eden bir dost..

Ben seni sevdim diyene
gel kulumsun diyen bir dost..

suretimle .. maddemle değil.. yüreğimle acziyetim le geldim diyene
rahmetinl e.. şefkatimle.. inayetiml e karşılandın diyen bir dost..

Haydi
yandıysa yüreğiniz..
yediğiniz darbeler yıldırdıysa sizi..
sevginiz hep sevgisiz kaldıysa..
yüreğinize değer verilmedi yse..
artık dayanamıyorum sevgisiz kalmaya diyorsanız


serin öyleyse seccadeni zi kıbleye doğru.
kapatın gözlerinizi..
aydınlığınız gönlünüzdeki O’'göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza.
yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

O dost ise yürekte serinlik var
O dost ise yürekte huzur var
O dost ise yürekte coşku var
O dost ise yürekte yürek var...

Ve O.. eğer O sevgili ise aşık olunan ise..
İşte o zaman yürekte olana tarif yok..
İşte o zaman yürekte olanı yazacak kalem yok..
İşte o zaman yürekte olanı söylicek dil yok..
İşte o zaman O var..
ve O var ise..

Haydi artık sözler sükut etsin..
bırakın yürekleriniz konuşsun..

Seccadeni z sevgiliyl e buluşmanız olsun..
göz yaşlarınız sevgiliye hediyeniz olsun..
yüreğiniz sevgiliyl e konuşan diliniz olsun..

sevgilini n size nasıl tecelli ettiğiniz işte o zaman.. işte o zaman anlaıcaksınız..

ve işte o zaman anlıcaksınız
O dost ise her şey dost
O sevgili ise her şey sevgili.. .

CUMA NAMAZI

http://www.biriz.biz/namaz/nmz29.htm

     
 Cuma Namazı tek başına kılınmaz.

 Öğle vaktinde cemaatle kılınır.
   
 Öğle ezânı okununca, önce dört rek'at Cum'a namazının ilk sünneti kılınır.
 
 Niyet ederken:

"Niyet ettim, Allah rızası için Cuma Namazının ilk sünnetini kılmaya" denilir.

  Bu namaz aynı öğle namazının ilk sünneti gibi kılınır. 

          o İlk rekatta önce Sübhaneke okunur. Sonra Euzü Besmele çekilir.
          o Bütün rekatlard a Fâtiha ve zamm-ı süre okunur.
          o İlk oturuşta sadece Etteahiyy atü okunur.
          o Son oturuşta:

 Etteahiyy atü, Allahumma Salli, Allahumme Barik, Rabbena
duaları okunur.
 

      Sonra, câmi' içinde, ikinci ezân okunur.

      Sonra, İmam hutbe okumak için minbere çıkar. Hutbe okunur.

      Hutbe okunurken cemâ'atin namaz kılması ve konuşması tahrimen mekruhdur (harama yakın).

      Hatîb efendi duâ ederken, cemâ'at sesli âmîn demez.

      İçinden sessiz denir.
   
      Namaz kılarken yapması harâm olan her şey, hutbe dinlerken de harâmdır.
   
      Hutbe okunup bittikten sonra müezzin kamet getirir.
   Sonra, cemâ'at ile iki rek'at Cum'a namazının farzı kılınır. Bu namaz aynı sabah namazının farzı gibi kılınır.

      Niyet şöyle edilir: "Niyet ettim, Allah rızası için Cuma namazının farzını kılmaya, uydum hazır olan imama"
   
      Sonra, dört rek'at son sünneti, Niyeti şöyledir: "Niyet ettim Allah rızası için Cuma namazının son sünnetini kılmaya".
   
      Bu sünnetde aynı ilk sünnet gibi kılınır. Böylece esas itibariyl e Cuma namazı farzı ve sünnetleriyle birlikte kılınmış olur.
      Son sünnetin ardından zuhr-i ahir, niyetiyle dört rekat daha namaz kılınmaktadır. Niyet edilirken şöyle denilir: "Niyet ettim edâsı üzerime olup da henüz üzerimden sâkıt olmayan en son öğle namazının farzına".  Bu şekilde niyet edilirse, eğer o günün cuma namazı şartlarında bir noksanlıktan dolayı kabul olunmamışsa, öğle namazı kılınış olur. Kabul olunmuşsa, en son kazaya kalmış öğle namazına sayılır.
   
      Bundan sonra, iki rek'at vaktin sünneti kılınır. "Vaktin sünnetine" diye niyet edilir. Cum'a sahîh olmadı ise, bu on rek'at, öğle namazı olur. Bundan sonra, Âyet-el-kürsi ve tesbîhler okunup, duâ edilir.

http://www.rehberim.net/forum/islami-bilgiler-340/159367-cuma-namazi-nasil-kilinirnasil-niyet-edilirresimli-anlatimaciklamalariyla.html#post591501

Cuma namazı ve O günkü öğle namazı
Cuma namazından sonra öğle namazı kılmak caiz değildir. Zira malum olduğu üzere Allah’ü teala kullarına bir vakit içerisinde iki farz namazını aynı anda farz kılmamıştır. O halde her kim içinde Cuma namazı kılınan bir cami ve mescitte bulunuyor sa Cuma namazını mutlaka orada cemaatle kılmalıdır. Bununla birlikte bazı şartlar yerine gelmediği için Cuma namazının geçersiz olduğunu düşünüyorsa bu durumda Cuma namazını kılması caiz değildir. Çünkü bu yanlış ta olsa söz konusu kişinin düşüncesine göre meşru olmayan batıl bir ibadete başlamak demektir. Buda Allahu Tealaya bir isyandır. Bu kişi Cuma namazının geçersiz olduğunu bile bile bu namazı kılacak olursa, öğle namazını kılmak onun boynunun borcu olur ve kılması gerekir. Bu kişinin Cuma namazı kılmak için başka insanlarl a cemaat oluşturması caiz değildir. Çünkü yaptığı bu iş kendileri nden önce Cuma namazı kılan Müslüman kardeşleri ile bu kimseler arasını ayırmak anlamına gelir.
Eğer kişi kıldığı Cuma namazının sıhhatinden eminse, bu namazdan sonra ne münferiden ne de cemaatle ayrıca bir öğle namazı kılması caiz olmaz. Çünkü bu uygulama ile o, dinen zaruri (bazı fakihlere göre ise kati) olduğu bilinen bir bilgiye muhalif hareket etmiş olur.
Ne sahabiler den ne de müctehit selef imamlarda n birinin Cuma namazından sonra öğle namazı kıldıklarına dair her hangi bir rivayet bize ulaşmış değildir. İmam Şafii Bağdat’a geldiğinde orada bir çok cami ve mescit bulunmakt aydı. Ancak ondan, Cuma namazından sonra öğle namazını kıldığına dair bir rivayet gelmemiştir. Eğer böyle bir rivayet olsaydı bile, kendisini n bu davranışı izlenecek, sünnete uygun bir tutum olmazdı.
Cuma namazından sonra öğle namazını kılan kimseler “yaptığımız ilave namaz gibi hayırlı bir husustadır.” Demek suretiyle meseleyi önemsememezlik etmesinle r. Çünkü bu yaptıkları Allahu Teala’nın öngörmediği bir ibadeti ihdas etmek anlamı taşıyacağından büyük bir tehlike arzetmekt edir. Yegane Şari (Kanun ve yasa koyucu) yüce Allah’tır. Her kim dinde yeni bir şey ihdas etmeye kalkışırsa, Uluhiyet ve Rububiyet konusunda kendisini Allah’a ortak yapmış sayılır. Kimde böyle bir davranışı sergileye n kimseyi onaylarsa onu Allah’a ortak edinmiş olur. Nitekim Allahu Teala şöyle buyuruyor:

“Yoksa onların, dinden, Allah’ın izin vermediği şeyleri dini kaide kılan ortakları mı var?” Şura 21
Peygamber (s.a.v.), Allah’ı bir taraf bırakan haham ve rahipleri rabler edinen ehl-i kitabı şöyle tanımlamaktadır:
“Onlar, onlara (Yahudi ve Hıristiyan din adamlarına) tapmıyorlardı. Ancak onların kendileri ne helal kıldığını helal sayıyorlar, yasakladıklarını da haram sayıyorlardı.”[1]
Seyh Muhammed Şemsu’l – Hak El Azim Abadi şöyle demiştir: Cuma namazı öğle namazı yerine geçtiğinden Cuma’dan sonra ayrıca öğle namazının kılınması caiz değildir. Sahabeler den, Tabiinden, Tebe-i tabiinden müctehit ve muhaddis imamların hiç birisinde n Cuma namazından sonra öğle namazı kıldığı veya böyle bir namazı emrettiği yolunda her hangi bir rivayet gelmemiştir. Cuma namazından sonra öğle namazının ihtiyaten kılınması, bu namazı kılan kimseyi günahkar yapan bir bid’attir. Kenzu’d Dekaik adlı eserin şerhi niteliğindeki el-Bahru’r Raik’ta da görüldüğü üzere söz konusu bid’ati Hanefiler in muteahhir ulemasından bazıları çıkartmıştır.[2]
Ebu Muaz Seyfullah Erdoğmuş - Sahih İlmihal
[1] Tirmizi (3095), İbn Cerir tefsir 1/81 hadis yolları ve şahitleriyle birlikte hasen derecesin dedir.
[2] et-Tahkikatu’l Ula, s.46


CUMA GÜNÜNÜN FAZİLETİ.
Hadisler:
Evs İbnu Evs radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissa lâtu vesselâm buyurdula r ki: "Cum'a, en hayırlı günlerinizden biridir. Hz. Adem aleyhisse lam(ın toprağı) o gün yaratıldı, o gün kabzedild i. (Kıyamette Sûr'a) o gün üflenecek, sayha da o günde olacak. Öyleyse o gün bana salâvatı çok okuyun. Zira salâvatlarınız bana arzedilir!" Orada bulunanla r: "Salavatla rımız size nasıl arzedilir? Siz çürümüş olacaksınız!" dediler. Aleyhissa latu vesselam: "Allah Teala Hazretler i, Arz'a peygamber lerin cesetleri ni yemeyi haram kıldı! buyurdula r." Ebu Davud, Salat 207, (1047); Nesai, Cum'a 5, (3, 91, 92).
İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissa lâtu vesselâm buyurdula r ki: "Cum'a gecesi veya cum'a günü vefat eden hiçbir müslüman yoktur ki, Allah onu kabir fitnesind en korumamış olsun." Tirmizi, Cenaiz, 72, (1074).
Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissa lâtu vesselâm cum'a gününden bahis açıp dedi ki: "Onda bir saat vardır; müslüman bir kul namaz kılar olduğu halde, o saate erse, Allah'tan her ne istemişse onu Allah kendisine mutlaka verir." Bunu söylerken (Resululla h) eliyle o vaktin azlığını işaretliyordu." Buhari, Cum'a 37, Talak 24, Da'avat 61; Müslim, Cum'a 13, (852); Muvatta, Cum'a 15, (1, 108); Nesai, Cum'a 45, (3, 115, 116).
Ebu Bürde, babası Ebu Musa el-Eş'ari radıyallahu anh'tan naklediyo r: "Resûlullah aleyhissa lâtu vesselâm'ın: "Cum'adaki icabet saati imamın minbere oturduğu anla, namazdan çıkması anına kadar geçen vakittir" dediğini işittim." Müslim, Cum'a 16, (853); Ebu Davud, Salat 208, (1049).
Hz. Enes radıyallahu anh demiştir ki: "Cuma günü, (duaların kabul edileceği) ümit edilen saati, ikindi namazından sonra güneşin ufuktan kaybolması anına kadar arayın." Tirmizi, Salat 354, (489).
62:el-CUM'A Suresi Ayet:9. Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır.

«Cuma günü Cuma ezanı okundukta n sonra çıkancıya kadar kazanılan bütün paranın haram olduğunu dahi bilmiyors un veya bildiğin halde işine öyle geldi.»
Rasululla h(s.a.v.) "cuma gününde duaların kabul olduğu bir saatten" bahsetmek tedir. Fakat hangi saat olduğunu açıklamamaktadır. Allah'ın rızasını aramayı kendisine hedef edinen mü'min o saati yakalayab ilmek için gayret gösterecek, yirmi dört saat imkan nispetind e müteyakkız ve uyanıklık içinde olacaktır, azami nispette dua, ibadet ve istiğfarla meşgul olacaktır. Bu saati haftanın birinde gece vaktinde, bir diğerinde seher vaktinde, bir diğerinde kuşluk, öğle, öğle-ikindi arası, ikindi akşam, akşam-yatsı arasında vs. arayacaktır.
Rasululla h (aleyhisse latu vesselam)'in bu hadisini, ~cuma gününü mü'minin bayramı ilan eden~ hadis-i şerifleriyle birleştirecek olursak şöyle bir neticeye ulaşırız:Efendimiz (aleyhisse latu vesselam) bize bayram adabı vermekted ir. Yani ~yeme, içme, birleşme~ günleri olarak da tarif edilmiş olan bayram ve tatil günlerimiz -bugün olduğu gibi- gafilane geçirilmemelidir. İbadet, ağırlıkla bu günlerde yer almalıdır. Şimdilerde Batı tarzının hakim olduğu anlayışla haftanın iki gününü -bilhassa uygun mevsimler boyunca- piknik adı altında ve yılın en az bir ayını yaz tatili adı altında heba edişimiz İslam'a ne kadar uzak bir tatbikat olmakta!
Ebedi hayatın kazanılması için verilmiş bir sermaye durumunda olan ömrümüzün nasıl içler acısı bir israfı olmaktadır!
Ey akıl, izan ve iman sahipleri düşünün!

http://www.rehberim.net/forum/islami-bilgiler-340/30463-cuma-gununun-fazileti.html

Cuma Gününün Fazileti:
Cuma gününü, Rasululla h(s.a.v.) "mü'minlerin bayramı" olarak tasnif buyurur. Bayram, bir kısım imtiyazla rı ve hususiyet leri sebebiyle bir günün diğer günlerde olmayan, o güne has bazı umumi merasimle rle kutlamasıdır. Her bayramda bir kutlama ve merasim ve bunun da bir sebebi vardır. O halde, Cuma gününü kutlamaya sevk eden hususiyet leri nelerdir? Şeriat kitapları, bu günün hususiyet leri üzerine otuzdan fazla keramet ve fazilet zikrederl er. Bazılarını şölece kaydediyo ruz:
* Bayram günüdür, Münferit oruç tutulmaz.
* O günün sabahında Secde ve insan surelerin i, gündüzde Cuma ve Münafıkun sureleri okunur.
* Cuma günü gusledili r, koku sürülür, misvak kullanılır, en güzel elbiseler giyilir.
* Mescidler buhurlanır.
* Mescide erken gidilir.
* Hatip hutbeye çıkıncaya kadar ibadetle meşgul olunur.
* Sessiz durulur, hutbe dinlenir.
* Kehf suresi okunur.
* istiva vaktinde
ALINTIDIR

http://www.sorularlaislamiyet.com/qna/3264/cuma-namazi-kac-rekattir.html

Cuma namazı kaç rekattır?
Soru

Cuma namazının hanefiler e göre nasıl kılındığını öğrenmek istiyorum bazı imamlar 2 rek\'at farzdan sonra 4 rek\'at kılınmasının yeterli lduğunu çünkü öğlenin tamamlandığını bazıları da 2 rek\'at farzdan sonra 4 rek\'at cumanın son sünneti 4 rek\'at öğlenin farzı 2 rek\'at da son sünneti olarak kılınması gerekiyor diyor?Doğrusu ne?
Kullanıcı: yusuf_sim | Tarih: 25-Ağustos-2006, Saat: 14:45:08

Cevap
Değerli kardeşimiz;

Bu sorular daha önceleri de sorulmuş, görüşlerimizi de açıkça arz etmiştik. Anlaşılan, cuma namazından sonra kılınan âhir zuhur ile iki rekat sabah namazı kazası konusunda karışık yorumlar yapılmakta, bu yorumlar da şaşırmalara sebep olmaktadır.

Bunu önlemek için cuma namazını kısa da olsa şöyle bir gözden geçirmeye ihtiyaç var anlaşılan... Zannederi m bu kısa tarif, konuyu aydınlatacak, cumadan sonra kılınan fazla namazlard a şaşırmaya hiç de gerek olmadığı anlaşılacaktır. Önce cuma namazını baştan sona şöyle bir gözden geçirelim isterseni z...

- İlk olarak cuma namazının başında dört rekat sünnet kılıyoruz değil mi?.. Buna, cumanın ilk sünneti, diyoruz.

-Bundan sonra imam efendi hutbeye çıkıyor, gereken konuşmasını yaptıktan sonra inerek mihraba geçiyor, birlikte cumanın farzını kılıyoruz. Buna da, cumanın iki rekat farzı diyoruz.. .

-Bundan sonra ise dört rekat sünnet daha kılıyoruz. Buna da, cumanın son sünneti diyoruz.. . Böylece ne yapmış oluyoruz?

-Başta dört rekat cumanın ilk sünneti, ortasında iki rekat cumanın farzı, sonunda da yine dört rekat cumanın son sünnetini kılıyor, cuma namazını sünnetleriyle birlikte kılmış oluyor, vaktin ibadetini sünnetleriyle birlikte eda etmiş olmanın huzurunu duyuyoruz .. değil mi?

Bundan sonra ise, isteyenle r çıkıp gidebiliy orlar. İstemeyenler de kalıp geçmişte kılamadıkları bir öğle namazı (zuhr-u âhir) ile bir sabah namazı kazası kılıyorlar.

Nasıl bir niyetle kılıyorlar bu namazları, bir de ona bakalım isterseni z:

Herkesin ifadeleri farklı olsa da aşağı yukarı niyetleri ni şöyle yapıyorlar:

-Niyet ettim vaktinde kılamadığım en son öğle namazının (zuhr-u âhirin) farzını kılmaya. Bundan sonra iki rekat da sabah namazı kaza etmeye niyet ediyorsa buna da:

-Niyet ettim vaktinde kılamadığım en son sabah namazının farzını kılmaya.. diyerek iki tane de kaza namazı kılmış olmanın huzurunu duyuyorla r.

Ancak cumadan sonra kılınan bu ilave namazların karışıklığa sebep olduğunu söyleyenler de diyorlar ki:

- İşin başında cuma namazından sonra kılınan böyle bir ilave namaz yoktu. Öyle ise şimdi de olmamalıdır. Cumadan sonra fazladan kılınan bu namazlar, cumanın sahih olmadığı yolunda bir şüphe meydana getiriyor! Ayrıca cuma namazını uzunmuş gibi gösterdiğinden cumadan tümüyle vazgeçmelere de sebep olabiliyo r...

Bu görüşü yerinde bulanlar, cumadan sonra çıkıp gidiyorla r, kimse onlara “Neden âhir zuhurla iki rekat sabah namazı kazası kılmadan gidiyorsu nuz?” demiyor. Dememelil er de. Onlar da kaza kılanlara, “Neden ilave olarak kaza namazı kılıyorsunuz?” dememelil er. Çünkü namazı terk ettirmek bir başarı değildir. Ama namazı kıldırmak bir başarıdır.

Burada akla gelen endişe, Rabb’imizin bize ‘cuma namazından sonra neden fazladan namaz kıldınız?’ diye sorması endişesidir. Bu sorunun muhatabı olmayı göze almak mümkündür. Ama ‘neden öğle, sabah namazı borcuyla huzuruma geldiniz?’ sorusunu muhatabı olmayı göze almak kolay değildir...

Burada şunu bir daha tekrar etmiş olayım. Bir kafa karıştıran da ben olmak istemem. İsteyen cumadan sonra çıkıp gider, istemeyen de kalıp kaza namazı kılar.

Zaten, Şafiilerin kılma titizliğine mukabil, Hanefiler de dileyenle r kılıyorlar.

Bu yüzden de ibadet hayatımızdaki uygulamal arda bir sıkıntı söz konusu olmuyor.

Ahmet Şahin

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
26-Ağustos-2006 - 15:17:50




Konu Başlığı: NAMAZ MÜEZZİN VE TESBİHAT İLE İLGİLİ DÖKÜMAN - LÜTFEN TIKLAYINIZ
Gönderen: admin üzerinde Nisan 21, 2012, 09:00:11 ÖS
NAMAZ MÜEZZİN VE TESBİHAT

Namazdan sonra dua ve tesbih
http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=2842

Sual: Namaz bittikten sonra neler yapılır?
CEVAP
Yalnız kılmış olan veya imamla kılan kimse, selamın akabinde, (Allahümme entessela mü ve minkes-selamü tebarekte ya zel-celali vel-ikram) der.

Bundan sonra, 3 kere (Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüv elhayyelk ayyume ve etübü ileyh) der. Buna istiğfar duası denir.

Sonra Âyet-el-kürsi okunur, 33 kere Ve hüvel aliyyül aziym(Sübhanallah), 33 kere çok şükür yaRabbim(Elhamdülillah) ve 33 kere Birsin teala Aziz Allah cenne şanühü(Allahü ekber) denir. Bir kere (La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve ala külli şeyin kadir) denir. Bunların arasına başka dualar karıştırmak bid’at olur.

Sonra eller kaldırılıp dua edilir. Duadan sonra âmin denir ve eller yüze sürülür. Hadis-i şerifte, (Beş vakit farz namazdan sonra yapılan dua kabul olur) buyuruldu . Ama dua, uyanık kalb ile ve sessiz yapılmalı. Duayı yalnız namazlard an sonra veya belli zamanlard a yapmak ve belli şeyleri ezberleyi p, şiir okur gibi şuursuzca dua etmek mekruhtur .

Sual: Duadan sonra okunacak sure ve zikirler nelerdir?
CEVAP
11 kere İhlas-ı şerif, bir kere Kuleuzüler okunur ve 67 Estağfirullah denerek yetmişe tamamlanır. On kere (Sübhanallah ve bi-hamdihi sübhanallahilazim) denir. Sübhane Rabbike âyeti okunur.

Sual: Hacda gördük. Bazıları tesbih çekmeden, dua etmeden kalkıyorlar. Namazdan sonra toplu olarak tesbih çekmek, imamın duasına âmin demek bid’at diyorlar. Bunlar bid’at midir?
CEVAP
Cemaatin imam ile birlikte, sessizce dua etmeleri efdaldir. Ayrı ayrı dua yapmaları ve dua etmeden kalkıp gitmeleri de caizdir. Ama bunu âdet haline getirmeme lidir. Hem imamın duasına âmin demeli, hem de kendimiz dua etmeliyiz . Bid’at olan sadece müezzinin komut etmesidir . Tesbih çekmek, dua etmek bid’at değildir.

Din kitaplarında ifadeler şöyledir:
Farzı veya son sünneti kılınca, imamın sağa, sola veya cemaate dönmesi müstehaptır. İşlerini görmesi için, hemen gitmesi de caizdir. Hadis-i şerifte, (Her namazdan sonra, üç kere, Estağfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyume ve etubü ileyh okuyanın, bütün günahları afv olur) buyuruldu . İstiğfârdan sonra, Âyet-el-kürsî ve 33 kere (Sübhânallah), 33 kere (Elhamdülillah) ve 33 kere (Allahü ekber) ve bir (kelime-i tehlil) yani (La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh...) okumaları ve ellerini göğüs hizasına kaldırarak, dua etmeleri de müstehaptır. (Merâkıl-felâh, Tahtavi)

İmam ve cemaat ile beraber kollarını, az ileriye uzatıp ve göğüs hizasına kaldırıp, avuçları tam açık olarak semaya çevirip dua et ve âmin de. (Ey Oğul İlmihali)

Âmin ile ilgili dört hadis-i şerif meali şöyledir:
(Bir cemaat topluca dua eder, bir kısmı da âmin derse, Allahü teâlâ o duayı kabul eder.) [Hakim]

(Dua edenle âmin diyen sevapta ortaktır.) [Deylemi]

(İmam duada, cemaati hariç tutmasın. Hariç tutarsa onlara hıyanet etmiş olur.) [Beyheki]

(İmam âmin dediği zaman siz de âmin deyin. Çünkü birinin âmin demesi melekleri n âmin demesine tesadüf ederse onun geçmiş günahları mağfiret olunur.) [Buhari]

Cemaatin imam ile tesbih çekmesi ve dua etmesi bid’at değil, müstehaptır. (Nimet-i İslam)

Sual: Namazdan sonra okunması gereken dualar nelerdir?
CEVAP
Namazlard an sonra, okunması gereken belli dua yoktur. Herkes ihtiyacına göre dua eder. Hep aynı duayı okumak da uygun değildir. Ne istediğini şuurlu olarak bilmek gerekir. Ne istediğinin farkında olmadan dua etmek uygun olmaz. Belli şeyleri ezberleyi p, şiir okur gibi dua etmek mekruhtur . Dua, uyanık kalb ile ve sessiz yapılmalı, duayı yalnız namazlard an sonra ve belli zamanlard a yapmak da mekruhtur . Her fırsatta dua etmelidir!

Mesela şöyle dua edilebili r:

Elhamdülillahi Rabbilâlemin essalatü vesselamü alâ resulina Muhammedi n ve alâ alihi ve sahbihi ecmain.

Ya Rabbi, kıldığımız namazları kabul eyle! Ahir ve akıbetimizi hayreyle! Son nefesimiz de kelime-i tevhid söylememizi nasip eyle! Ölmüşlerimizi af ve mağfiret eyle!

Allahümmağfir verham ve ente hayrürrahimin. Teveffeni müslimen ve el hıkni bissalihi n. Allahümmağfir li veli valideyye ve lilmüminine vel müminat yevme yekumül hisab.

Ya Rabbi, bizi şeytan ve düşman şerrinden ve nefs-i emmaremiz in şerrinden muhafaza eyle! Evimize iyilikler, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan eyle! Ehl-i İslama selamet ihsan eyle! Din düşmanlarını kahr ve perişan eyle! Kâfirlerle cihad etmekte olan müslümanlara imdad-ı ilahiyyen ile imdat eyle!

Allahümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül afve fa'fü annî.

Ya Rabbi, hastalarımıza şifa, dertliler imize deva ihsan eyle! Allahümme inni eselükessıhhate velafiyet e vel-emanete ve hüsnelhulki verridae bilkaderi bi rahmetike ya erhamerra himin.

Riyadan, nifaktan, şikaktan, her türlü hastalıktan, kazadan, belâdan, tembellik ten, acizlikte n, zelil olmaktan, zulüm görmekten, azdıran zenginlik ve azdıran fakirlikt en, şeytan ve nefsin şerrinden, düşman galebesin den, kötü huydan, bid’at işlemekten, dalalete düşmekten, ihlassız amelden, her çeşit günahtan, küfre girmekten, erzeli ömürden, ölürken gelecek fitnelerd en, dinimize, dünyamıza zarar verecek şeylerden bizleri koru!

Hakiki iman, güzel bir ahlak, şükredici bir kalb, zikredici bir dil, kaza ve kadere rıza gösteren hayırlı bir ömür, az yemek, az uyumak, az konuşmak, az gülmek ve çok hizmet etmeyi, kabir azabından ve ahiret dehşetinden kurtulmayı, ömür boyu rızana uygun iş yapmayı, şehit olarak ölmeyi ve son nefeste ehl-i sünnet itikadına uygun bir iman ve tevbe nasip eyle.

Ya Rabbi, kendi sevgini, sevdikler inin sevgisini, sevgine kavuşturacak amellerin sevgisini nasip eyle! İlmimizi, ihlasımızı, kabiliyet imizi artır, muratlard an, muhlaslar dan olmamızı nasip eyle, cömert ve îsâr sahibi kullarından eyle.

Ana babamıza ve evlatlarımıza ve akraba ve ahbabımıza ve bütün din kardeşlerimize hayırlı ömürler ve güzel huy, akl-ı selim ve sıhhat ve afiyet rüşdü hidayet ve istikamet ihsan eyle ya Rabbi! Amin.

Velhamdü lillahi Rabbilale min. Allahümme salli ala..., Allahümme barik ala..., Allahümme Rabbena atina... Velhamdü lillahi Rabbilale min. Estağfirullah, estağfirullah, estağfirullah estağfirullahelazim elkerim ellezi la ilahe illa hü, elhayyel-kayyume ve etubü ileyh.

Duada geçen kelimeler in açıklaması:

Riya: İki yüzlülük, Allah’tan başkası için ibadet etme.
Nifak: Münafıklık.

Şikak: Uyuşmazlık.
Nefs-i emmare: Kötülük yapmak isteyen nefs.

Rüşdü hidayet: Doğru yolu arayıp bulma.
İstikamet: Doğru yol.

Kelime-i tevhid: La ilahe illallah Muhammedün Resululla h sözü.
Erzeli ömür: Başkalarına muhtaç olunan sıkıntılı ihtiyarlık dönemi.

Murat: Seçilmiş kimse.
Muhlas: Devamlı ihlas sahibi.

Îsâr: Cömertlik, kendine ihtiyacı olmayan şeyleri vermek, îsâr ise, kendine gereken şeyleri vermektir . Yani başkalarını kendine tercih etmektir.

Sual: Dua ederken göğe bakmakta mahzur var mı?
CEVAP
Dua ederken başı yukarı kaldırmak doğru değildir. Allahü teâlâ mekandan münezzehtir. Bazı bid’at ehli gibi, hâşâ, Allahü teâlâyı gökte sanmak çok tehlikeli dir. Buhari’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, namaz kılarken de göğe bakmak şiddetle men edilmiştir. (El-Envar)

Sual: Namaz kılarken, yatağa girince, dua veya kelime-i tevhid okurken, ağzımız kapalı olarak kalbden sessiz okumak uygun mu?
CEVAP
Kıraat, ağız ile okumak demektir. Kendi kulakları işitecek kadar sesli okumaya, hafif okumak denir. Yanında olan kimseleri n de işitecekleri kadar sesli okumaya, yüksek sesle okumak denir. Hafif sesle okuyanı bir iki kişinin işitmesi mekruh olmaz. Sesli okumak, çok kişinin işitmesi demektir. (Bezzâziyye)

Kendi işiteceği kadar sesle okumadan kılınan namaz sahih olmaz. Dua ederken de, kendi işiteceği sesle okuması, söylemesi gerekir.

Kelime-i tehlili de, ibadet sevabı hasıl olması için, dil ile, kendi işitecek kadar sesli söylemek gerekir. Hatm-i tehlil okuyanların da, en az kendi işitecekleri kadar sesli okumaları gerekir. Kelime-i tehlil, ibadet olarak değil de, kalbi temizleme k için okunurken, dil oynatılmaz. (Redd-ül-muhtar)

Sual: Hadis-i şerifte, (Sabah-akşam, Haşr suresinin son üç âyetini okuyan şehid olarak ölür) buyurulduğu için, sabah-akşam Haşr suresinin sonunu okuyorum. Camide kıldığım zaman imam okuyor, biz dinliyoru z. Ben okumasam, yine aynı sevaba kavuşur, şehid olarak ölür müyüm?
CEVAP
Kur’an-ı kerimi okumak sünnet, dinlemek farzdır. Dinleyen, okuyandan daha fazla sevap aldığı için, ayrıca okuması gerekmez. Her gece Amenerres ulü’yü okuyan da, imamdan dinlemişse, onun da okuması gerekmez. (Şir’a)

Sual: Hadis-i şerifte, sabah ve akşam namazlarından sonra, Haşr suresinin [hüvallahülleziden itibaren] son üç âyetinin okunması bildirili yor. Halbuki çok yerde Lev enzelnada n okunuyor. Yine hadiste, namazlard an sonra, 10 ihlas okunması bildirili rken, siz 11 ihlas okunacağını bildirdin iz. Niçin böyle yapılıyor?
CEVAP
Bir hususta birkaç rivayet varsa, en faziletli olanını seçmek iyi olur. Haşr suresinin sonunu Lev enzelnada n okumak daha iyi olur. Namazdan sonra 10 veya 11 İhlas okunması bildirilm iştir. 11 defa okumak daha iyidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Sabah namazından sonra 11 defa ihlas okuyan müslümana, Cennette bir burç verilir.) [Harâiti] (Bu hadis-i şerif, Ramuz’un 382. sayfasında vardır.)

Sual: Bir hadis-i şerifte, sabah namazını kılıp, iki dizinin üstünde otururken, bağdaş kurmadan ve konuşmadan on defa, "La ilahe illallahü vahdehü la-şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyi ve yümit ve hüve ala külli şeyin kadir" okuyanın, o gün her türlü kötülükten ve şeytanın şerrinden korunacağı ve birçok sevaplara kavuşacağı bildirili yor. Ayağında ağrısı olan bağdaş kurup okusa, camiden çıkarken yolda okusa veya sandalyey e oturup okusa, aynı sevaplara kavuşur mu?
CEVAP
Bir işin, ruhsat ve azimet tarafı olur. Hadis-i şerifte bildirile n şekil en uygun olanıdır.

Kur'an-ı kerim de, iki diz üstüne oturup, kıbleye dönerek edeple okunur. Fakat ihtiyaç olunca, sandalyey e de oturup okunabili r.

Yolda giderken ezbere okunabili r. Dualar da böyledir. Bir ihtiyaç yokken diz üstü oturup okumalıdır.

Ayakları ağrıyanın veya uyuşanın bağdaş kurup okumasında mahzur yoktur. Yolda da, sandalye üzerinde de okumak caizdir. Efdal olanı bildirild iği şekilde edebe uygun okumaktır.

Sual: Namazdan sonra istiğfar nasıl okunur?
CEVAP
Namazlard an sonra üç kere Estağfirullah denir. Fakat ve etubü ileyhe kadar okumak daha iyidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Her namazdan sonra, 3 defa "Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüv el-hayyel-kayyume ve etübü ileyh" okuyanın, bütün günahları affolur.) [Merakıl-felah]

Bu istiğfarı müezzinin yüksek sesle okumasının bid’at olduğu El-İbda kitabı s.59 da yazılıdır.

Sual: Namazlard an sonra Kur'an-ı kerim okundukta n sonra, Fatiha demek gerekir mi?
CEVAP
Namazlard an sonra Kur'an-ı kerim okumak da, okumamak da caizdir. Yani okunsa da olur, okunmasa da olur. Ancak Kur'an-ı kerim okumak çok sevap olduğu için vakit müsait ise, Kur'an-ı kerim okumak elbette çok iyidir. Kur'an-ı kerim okuyup Sübhane rabbike âyetinden sonra Fatiha okumasına sebep olunur. Fatiha okumak ise çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kur'an-ı kerimde hayrı en çok olan sure Fatihadır.) [İ. Ahmed]

(Kur'an-ı kerimin en faziletli suresi Fatihadır.) [Hakim]

(Fatiha suresi, bütün dertlere devadır.) [Beyheki]

(Fatiha suresi zehire şifadır.) [Ebuşşeyh]

Bir sahabi, Fatiha suresini okuduğunu söyleyince Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Yemin ederim ki, Allah, ne Tevratta, ne İncilde, ne de Zeburda, o surenin benzerini indirmemiştir. O, namazlard a tekrar edilen yedi âyet olup, bana verilen Kur'an-ı azimdendi r.) [Tirmizi]

Peygamber efendimiz, Cebrail aleyhisse lamla otururken bir melek gelip dedi ki:
(Senden önce hiç bir Peygamber e verilmeye n, sadece sana verilen iki nur ile seni müjdeliyorum. Bunlar Fatiha suresi ile Bekara suresinin son âyetleridir. Bu iki sureden okuyacağın her harften dolayı, istediğin mutlaka verilecek tir.) [Müslim]

(Fatiha suresi Allahü teâlânın gadabını önler.) [Şir’a]

Bir kabile reisini yılan soktu. Eshab-ı kiramdan biri Fatiha suresini okuyunca, Allah’ın izni ile hasta şifaya kavuştu. Kabile reisi, bir sürü koyun hediye etti. Sahabi, caiz olup olmadığını bilmediği için Peygamber efendimiz e sordu. Resululla h, (Ne okudun) buyurdu. O da, Fatiha suresini okuduğunu bildirinc e, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Fatihanın şifa olduğunu nereden bildin? O koyunları al, yanındakilere pay et!) [B.Arifin]

Berikada buyuruluy or ki:
(Dua okuması bildirile n yerlerde, Fatiha okumak daha iyidir. Namazlard an sonra dua edilmesi hadis-i şerifle bildirilm iştir. Fatiha suresi, duaların en iyisini bildirmek için nazil oldu. İmam, Fatiha dediği zaman, herkesin sessizce okumaları iyi olur. Çünkü duaların sonunda hamd etmek müstehaptır. Hamd etmenin en iyisi de Fatiha okumaktır.) [S.137]

Namazlard an sonra, Kur'an-ı kerim okumak, Kur'an-ı kerim okundukta n sonra Fatiha okumak caizdir. Okunmazsa günahı olmaz. Fakat okunursa sevap olur.

Sual: Bazı kimseler, Kur’an-ı kerim okundukta n sonra Fatiha demenin ve okumanın bid’at ve haram olduğunu söyleyerek fitne çıkarıyor, bölücülük yapıyorlar. Bu konuda din kitapları ne diyor?
CEVAP
Muhammed Masum Faruki hazretler i birinci cilt, 197. Mektubund a, (Büyüklerimiz, beş vakit namazdan sonra, elleri kaldırarak, Fatiha okumadı. Namazdan sonra, hacetlere kavuşmak için Fatiha okumak bid’attir) buyuruyor .

Burada, bir hacete kavuşmak için namazlard an sonra elleri kaldırarak Fatiha okumanın caiz olmadığı bildirilm ektedir. Normal olarak Fatiha okumanın ise mahzuru yoktur.

Bu konuda Faideli Bilgiler kitabının, (Doğruya inan, bölücüye aldanma) kısmında deniyor ki:
(Namazlard an ve dualardan sonra Fatiha suresini okumak bid’at midir, değil midir? Bunun cevabını Hâdimi, Berika kitabının 137. sayfasında uzun yazıyor. Kısaca bildireli m: Âlimlerin çoğuna göre, dua okuması bildirile n yerlerde, Fatiha okumak daha iyidir. Namazlard an sonra dua edilmesi de, hadis-i şeriflerde bildirilm iştir. Bid’at, İslamiyet’in sahibinin izni olmadan yapılan ibadetler dir. Fatiha suresi duaların en iyisini bildirmek için nazil oldu. Bunun namazlard an ve dualardan sonra okunmasına bid’at diyen olmamıştır. Herkesin birlikte yüksek sesle okumaları yasaktır. İmam, fatiha dediği zaman, herkesin sessizce okumaları iyi olur. Çünkü, duaların sonunda hamd etmek müstehaptır. Hamd etmenin en iyisi de, Fatiha okumaktır. Farzla sünnet arasında okumak ve istekleri ne [hacetlerine] kavuşmak için okumak mekruhtur .)

Burada da Fatiha okumanın iyi olduğu bildirili yor. Ancak yukarıda olduğu gibi hacetlere kavuşmak için okumanın mekruh olduğu bildirili yor. Koro halinde yüksek sesle farzla sünnet arasında okumanın doğru olmadığı bildirilm ektedir.

Tam İlmihal’de diyor ki:
(Cilâ-ül-kulubda diyor ki: Kabristan a gelen bir kimse, ayakta, (Esselamü aleyküm, yâ Ehle dâr-il kavm-ilmü'minin! İnna İnşaallahü an karibin biküm lâhikun) der. Sonra, Besmele ile onbir İhlas ve bir Fatiha okur. Kabrin yanına gelince, ölünün sağ [kabrin kıble] ve ayak tarafından yaklaşır. Selam verir. Ayakta veya çömelip veya oturup, Bekara suresinin başını ve sonunu, Yasin-i şerifi, Tebareke, Tekâsür, İhlas-ı şerif ve Fatiha surelerin i okuyup, ölüye hediye eder.)
Görüldüğü gibi burada da en sonda Fatiha okunmakta dır.

Ey Oğul İlmihali’nde diyor ki:
(Namazdan sonra, imam ve cemaat ile beraber kollarını, bir miktar ileriye uzatıp ve göğüs hizasına kaldırıp, avuçları tam açık olarak semaya çevirip dua et ve âmin de. Dua bitince ellerini yüzüne sürüp, “Velhamdü lillâhi rabbil âlemin” de ve salevat ile Fatiha-i şerife oku.)
Burada da namaz sonunda Fatiha okunacağı açıkça bildirilm ektedir.

Sual: Namazdan sonra edilecek dualardan birkaçını yazar mısınız?
CEVAP
Namazdan sonra edilecek dua çoktur. Bir tanesini bildireli m. Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
(Ya Muaz vallahi seni seviyorum, her namazdan sonra, şu duayı bırakmadan oku: Allahümme eınni alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibadetike .) [Nesai] (Ya Rabbi, seni zikretmey i, sana şükredip güzel ibadet etmeyi bana nasip eyle) mealinded ir.

Taberani’de bildirile n, (Günde 25 kere, erkek ve kadın müminlere dua eden, kendisi için dünyaya rızık ihsan edilen ve duası kabul olanlarda n olur) hadis-i şerifindeki müjdeye kavuşabilmek için aşağıda bildirile n duayı okumalıdır:
(Günde 25 defa (Allahümmağfir li ve li-valideyye ve li-üstaziyye ve lil müminine vel müminat vel müslimine vel müslimat el ahya-i minhüm vel emvat bi-rahmetike ya erhamerra himin) okuyan, abidlerde n olur. Allahü teâlâ, bu kimsenin kalbinden kin ve hasedi çıkarır. Ona, bütün müminler adedince, sevap yazılır. Kıyamette, bütün müminler: Ya Rabbi, bu kulun bizim için, istiğfar okurdu. Sen de onu af eyle derler..) [Miftah-ün-necat]

İçinde bulunduğumuz hâle de şükretmek gerekir. Mesela şöyle demelidir:
El-hamdülillahi alâ külli hâl sivel küfri ved-dalâl = küfür ve dalalet hariç her halimize hamd olsun.
Şöyle bir ifade de var: (El-hamdülillahi alâ külli hâl ve E'uzü billâhi min hâl-i ehlinnâr) = Her hâlükârda Allahü teâlâya hamd olsun. Cehennem ehlinin halinden Allahü teâlâya sığınırım.]

Sual: Dua ederken eller yüze karşı eğik mi tutulur?
CEVAP
Dua ederken, avuçlar, yüze karşı değil, semaya karşı açık ve göğüs hizasında olmalıdır.

Eller bitişik değil, aralıklı olmalıdır. (Fetva-i Hindiyye, Dürr-ül muhtar)

Kadın, dua ederken ellerini ileri uzatmaz, yüzüne karşı eğik tutar. Şimdi birçok erkek, böyle kadınlar gibi dua ediyor.

Sual: Namazdan sonra dua ne zaman yapılır?
CEVAP
Dua, tesbihler çekildikten sonra yapılır.

Sual: Bir dua ezberleyi p her namazdan sonra okuyorum. Bir mahzuru var mıdır?
CEVAP
Aynı duayı okurken şuurunda olmak gerekir. Yani şiir gibi okumamalıdır. Ne istediğinin farkında olmalıdır. Aynı duayı okumak caizdir, fakat işin şuurunda olmalısınız. Dilinizle okuyup aklınız başka yerde olmamalıdır. Hem insanın her zaman isteği, sıkıntısı aynı olmaz ki. Duayı Türkçe yapmanın mahzuru olmaz.

Sual: Allahümme entessela m... sadece farzlarda n sonra mı okunur? Bir de her namazdan sonra istiğfar okunur mu?
CEVAP
Farz, vacip, sünnet ve nafileden yani her namazdan sonra, selamı müteakip "Allahümme entessela m ve minkessel am tebarekte ya zelcelali vel ikram" denir. Son sünnet kılındıktan veya en son namaz kılındıktan sonra, üç kere (Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) denir. Ondan sonra Âyet-el kürsi okunup tesbihler çekilir ve dua edilir. Dua ederken, "Ya Allah ya Allah ya hayyü ya kayyumü ya zelcelali vel ikram, eselüke en tuhyiye kalbi bi nuri marifetik e ebeden ya Allah ya Allah" okumak çok iyi olur.

Tesbih çekmek sünnettir
Sual: Namazdan sonra, Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahü ekber diye tesbih çekmek bid’at midir?
CEVAP
İcma ile de sabit olmuş müekked bir sünnettir. Tesbihler i parmakla saymak ve tesbih kullanmak caizdir. Resululla h efendimiz, bir kadının tesbihler i, çekirdeklerle saydığını görmüş, fakat yasaklama mıştır. Bu da, tesbihler i, taşla, çekirdekle ve tesbihle çekmenin caiz olduğunu göstermektedir. (Redd-ül-muhtar)

Kur’an-ı kerimde, Bâkıyat-üs-sâlihât [sürekli kalan iyi işler] geçmektedir. Resululla h efendimiz buyurdu ki:
(Bâkıyat-üs-sâlihâtı, çok söyleyin. Bunlar; tesbih, tehlil, tahmid, tekbir ve temciddir .) [Taberani]
[Tesbih Sübhanallah,
Tehlil Lâ ilâhe illallah,
Tahmid Elhamdülillah,
Tekbir Allahü ekber,
Temcid, Lâ havle velâ kuvvete illâ billah demektir.]

Bütün günahları affolur
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Her namazdan sonra 33 Sübhanallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allahü ekber sonra, “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadir” diyenin deniz köpüğü kadar günahı olsa da affedilir .) [Müslim]

(Parmak uçları ile sayarak tesbihe ve tehlile devam edin. Kıyamette her âzadan sual edilir ve parmaklar için “tesbihte kullandı” derler. Gafil olan rahmetten uzak kalır.) [Hakim]

(Tekbiri, tahmidi, tesbihi ve tehlili sebebiyle Müslüman olarak yaşlanandan iyisi yoktur.) [İ. Ahmed]

Fakirler, (Ya Resulalla h; zenginler derece ve nimet bakımından bizi geçtiler. Biz namaz kılıyoruz, onlar da kılıyorlar; biz oruç tutuyoruz, onlar da tutuyorla r; fakat onlar, zekat, sadaka veriyor, köle azat ediyor, biz edemiyoru z) dedikleri zaman, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Sizden üstün olanlara yetişebileceğiniz, sizden aşağı olanları geçebileceğiniz ve sizin yaptığınız gibi yapanlar hariç, sizden başka kimsenin üstün olamayacağı bir şey öğreteyim. Her namazın sonunda 33 defa Sübhanallah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahü ekber, bir kere de "La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadir" söyleyin!) Fakirler, (Zenginler de bizim gibi tesbih çekip, yine bizi geçiyorlar) dedikleri nde, Resululla h efendimiz buyurdu ki:
(Bu, Allahü teâlânın fazlıdır, dilediği kimselere verir.) [Ebu Davud]

İmam-ı Rabbani hazretler i buyurdu ki:
Namaz kılan, Rabbine yalvarmak ta ve Onun büyüklüğünü ve Ondan başka her şeyin hiç olduğunu görmektedir. Namazdaki kusurlar, çekilen Tesbih ile örtülür, layık ve tam ibadet yapılamadığı bildirili r. Tahmid ile, namaz kılmakla şereflenmenin, Onun yardımı ile olduğu bilinerek, bu büyük nimete hamd edilir. Tekbir ile de, Ondan başka ibadete layık kimse olmadığı bildirili r. (m. 304)

Günah işleyen bir kimse, bu emirlerin ve yasakların sahibinin azametini ve kibriyasını düşünmüş olsaydı, Onun emirlerin e karşı gelemezdi . Günahları yapması, Onun emirlerin e ve yasaklarına kıymet vermediğini göstermektedir. Böyle şeyden, Allahü teâlâya sığınırız. Tenzih kelimesin i, [yani yukarıda yazılı olan tesbihi] çok okumakla, bu kusur affolunur .

İstiğfar etmek, günahların örtülmesini istemekti r. Tenzih kelimesin i okumak ise, günahların yok olmasını istemekti r. O nerede, bu nerede?

Sübhanallah şaşılacak bir kelimedir . Söylemesi çok kısadır. Manaları ve faydaları ise pek çoktur.

Tahmid [elhamdülillah] kelimesin i çok okumakla, Allahü teâlâya şükür edilmiş olur. Onun verdiği nimetleri n şükrü yapılmış olur.

Tekbir [Allahü ekber] kelimesi, Allahü teâlânın, kulların yaptığı şükürlerden çok yüksek olduğunu, Ona yakışan şükür yapılamayacağını göstermektedir. Çünkü, Ona yapılan istiğfarlar, af dilemekle r için de, çok istiğfar etmek gerekir.

Hak teâlâya yakışan hamd, ancak Onun tarafından yapılabilir. Bunun içindir ki kendisi, Saffat suresinin sonunda, (Sübhane Rabbike.. .) buyurmuştur. Kendini hesaba çekmek isteyen, bu âyet-i kerimeyi çok okumalıdır! Böylece istiğfar ve şükür etmiş olur. İstiğfar ve şükredemediğini de ve kusurlarını da bildirmiş olur. (Mektubat-ı Rabbani c.1, m.309)

Sual: Namazdan sonraki tesbihler i 33’ten fazla çeksek zararı olur mu?
CEVAP
Namazdan sonraki tesbihler i okurken 33’e dikkat etmek gerekir. Dinin emirlerin de, çeşitli hikmetler vardır. Bu adetler, ilacın miktarı gibidir. Ziyade veya noksan olursa, istenilen fayda hasıl olmaz. Hazine 33’tedir. Bir metre ileri, bir metre geri gidilirse, hazine bulunamaz . Tesbihler i 33 yerine, çok sevap olsun diye 40 defa veya daha fazla çekmek bid’at olur. Hiç tesbih çekilmeden gidilse günah olmaz. Fakat sünnet sevabından mahrum kalınmış olunur.

Sual: Namaz kıldıktan sonra da istiğfar ediyoruz. Her iyilik ve ibadetten sonra da niçin suç işlemiş gibi korkup istiğfar ediyoruz?
CEVAP
İnsan bütün taatlarını, ibadetler ini kusurlu bilmeli, hakkıyla yapamadığını düşünmelidir! Ebu Muhammed bin Menazil hazretler i buyurdu ki:
(Allahü teâlâ, Al-i İmran suresinin 17. âyetinde, sabredenl eri, sadıkları, namaz kılanları, zekat verenleri ve seher vakitleri nde istiğfar edenleri meth buyurdu. Hepsinden sonra, istiğfar edenleri bildirmes i, insanın her ibadetini kusurlu görüp, daima istiğfar etmesi içindir.)

Cafer bin Sinan hazretler i de buyurdu ki:
"İbadet yapanların kendileri ni beğenmeleri, fâsıkların günahlarından daha kötü ve daha zararlıdır."

Bir iyilik ve ibadet edince de dört yerde korkmak gerekir:
Birinci korku: İnsan bir iyilik işleyince veya bir ibadet edince, o iyilik ve ibadetin kabul edilip edilmediğinden endişe edip korkmalıdır! Çünkü Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluy or ki:
(Allahü teâlâ ancak müttekilerin [takva ehlinin] amelini kabul eder.) [Maide 27]

İkincisi riyadır. İhlassız amellerin kıymeti yoktur. İyiliği sırf Allah rızası için mi yaptım, yoksa başka bir menfaat düşündüm mü diye korkmak gerekir. Ancak ihlasla yapılan ibadetin kabul edileceği yine Kur'an-ı kerimde bildirili yor. (Beyyine 5)

Üçüncüsü, yapılan iyilikler i, ibadetler i zarara uğratmadan yerine teslim edebilme korkusudu r.

Kötülükler, günahlar, iyiliğe zarar verir. Şu halde, iyiliği, ibadeti zarara uğratmadan yerine götürmeye çalışmalıdır! Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluy or ki:
(Bir iyilik getirene on katı verilir.) [Enam 160]

Dördüncüsü, yapılan iyilikle rezil olma korkusudu r. Başkalarınca iyilik sanılan şeyler, belki de art niyetle yapılmış birer kötülük olabilir. Yapılan iyilikler in, zararlard an korunarak başarıya ulaşıp ulaşmayacağından da korkmalıdır! Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluy or ki:
(Başarmam ancak Allah’ın yardımı iledir.) [Hud 88]

Allahü teâlânın yardımına kavuşmak için de, Onun emirlerin e uyup, yasak ettikleri nden kaçmak gerekir. Kötülük veya herhangi bir günah işledikten sonra pişman olmak ve iyilik ve ibadet etmeye devam etmek gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir günah işleyince hemen arkasından bir iyilik yap, bir sevap işle ki onu mahvetsin!) [Beyheki]

(Nerede, ne halde bulunursa n bulun, Allah’tan kork ve kötülüğün akabinde bir iyilik yap ki onu yok etsin!) [Tirmizi]

Kur'an-ı kerimde de mealen buyuruluy or ki:
(Elbette hasenat, seyyiatı yok eder.) [Hud 114]
[Hasenat, her çeşit iyilik, seyyiat, her çeşit kötülük]

Sual: Namaz kıldıktan sonra, tesbih çekmeden çıkıp gitmek günah mıdır?
CEVAP
Namaz kıldıktan sonra tesbih çekmek şart değildir, işi olan işine gidebilir . Tesbihi yolda da çekebilir. Fakat mühim ve acil işi olmayan mutlaka tesbih çekmelidir. Çünkü namazlard an sonra tesbih çekmenin fazileti çoktur.

İmam-ı Rabbani hazretler i de buyuruyor ki:
Namaz kılan kişi, Rabbi ile konuşmakta, Ona yalvarmak ta ve Onun büyüklüğünü ve Ondan başka her şeyin hiç olduğunu görmektedir. Peygamber efendimiz, (Farz namazdan sonra 33 tesbih, 33 tahmid, 33 tekbir ve bir de tehlil) emretmiştir. Bunun sebebi, namazdaki kusurlar Tesbih ile örtülür. Layık olan, tam ibadet yapılamadığı bildirili r. Tahmid ile, namaz kılmakla şereflenmenin Onun yardımı ve eriştirmesi ile olduğu bilinerek, bu büyük nimete hamd edilir. Tekbir ederek de, Ondan başka ibadete layık kimse olmadığı bildirili r. (m.304)

Sual: Camide namazı kıldıktan sonra duayı beklemede n işimize giderken yolda Âyet-el kürsiyi okumak ve tesbihler i çekmekte mahzur var mıdır?
CEVAP
İşi olanın duayı beklemede n gitmesi, yolda okuması caizdir. Zaruret olmadıkça, dua ve tesbihler i terk etmemelid ir. Âyet-el kürsi ve tesbihler in fazileti büyüktür. Ey Oğul İlmihali’ndeki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir kişi namazdan sonra hemen bir defa Âyet-el kürsiyi okusa, o âyet Arş-ı alaya kadar gider ve orada durmadan hareket ederek "Ya Rabbi, beni okuyan kulunu affet!" der. Hak teâlâ, mekandan ve cihetten münezzeh olarak "Ey melekleri m, şahid olun, namazdan sonra Âyet-el kürsiyi okuyan kulumun günahlarını affettim") buyurur.)

(Namazdan sonra, âyet-el kürsiyi okuyana her harfi için 40 sevap verilir.)

(Kim, farz namazı bitirince, yerinden kalkmadan bir defa Âyet-el kürsiyi okuyup 33 defa Sübhanallah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahü ekber derse, 99 olur. Bir defa da La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve ala külli şeyin kadir, dese Hak teâlâ o kişinin günahlarını affeder.)

Bir hadis-i şerifte de, sabah namazını kılıp, yerinden kalkmadan ve konuşmadan on defa, "La ilahe illallahü vahdehü la-şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyi ve yümit ve hüve ala külli şeyin kadir" okuyanın, o gün her türlü kötülükten ve şeytanın şerrinden korunacağı ve birçok sevaplara kavuşacağı bildirili yor. (Nesai)

Allahü teâlânın affettiği günahlar, yalnız kendisi ile o kulu arasında olan, tevbe etmiş olduğu günahlardır. Kul hakkından kurtulmak için helalleşmek de gerekir.

Sual: İmam duaya başlayınca, tesbih çekmeyen de duaya katılır mı?
CEVAP
Tesbihi çektikten sonra duaya katılmak daha iyidir.

Sual: İhtiyaç halinde sol el ile tesbih çekmek caiz mi?
CEVAP
Elbette caizdir. Peygamber efendimiz in iyi işlere sağdan başlaması, giyim-kuşam, yiyip-içmek gibi âdetlerine (Sünnet-i zevaid) denir. Bunları unutarak veya bir özürle terk etmekte hiç mahzur yoktur. (Hadika)

Hayırlı yani iyi işleri sağ el ile yapmak sünnettir. Sol ile de yapılsa mahzuru olmaz ama her işte Peygamber efendimiz e uymak iyidir.

Sual: Namazdan sonra (selam verdikten sonra) ve tesbihler ile duadan sonra ne okunur?
CEVAP
Namazdan sonra (selam verdikten sonra), üç defa:
"Estağfirullah, Estağfirullah min külli ma kerihalla h, Estağfirullah el azim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etübü ileyh"
Tesbihler den ve duadan sonra da yalnız 67 kere estağfirullah söyleyip 70'e tamamlama lıdır.

Sual: Tesbih çekerken, tesbihatı kendi duyacağımız şekilde sesli söylemek gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir.

Tesbihi elle saymak
Sual: Tesbihi elle mi yoksa tesbihle mi çekmek daha sevabdır?
CEVAP
Namazdan sonra tesbihler i parmakla çekmek sünnettir. Zihin dağınıklığı sebebiyle sayıda şaşıranların, tesbihle saymaları daha sevab olur. Şaşırmayanların parmakla sayması, şaşıranların ise tesbihle sayması iyi olur. Bazılarının sandığı gibi tesbihle tesbih çekmek sünnete aykırı değildir.

Sual: Bazıları tesbih çekerken Sübhanallah derken tesbihi aşağıdan yukarıya doğru, Elhamdülillah derken düz, Allahü ekber derken yukarıdan aşağı doğru tutuyor. Neden böyle yapıyorsunuz? diye sorduğumuzda Sırat köprüsü böyle olduğu için diyorlar. Böyle yapmakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Bir mahzuru yoktur.

Sual: Namazdan sonra âyet-el kürsi okundukta n sonra tesbihe niçin üflüyoruz?
CEVAP
Tesbihe üflenmez. Elimize üfleriz. Üflemek caizdir, çünkü Peygamber efendimiz bir şey okuduğu zaman bazen ellerine üfleyip mübarek vücutlarına sürerlerdi. Ellere üflerken tesbihe de üflenirse mahzuru olmaz.

Sual: Güneş doğarken ve güneş batarken tesbih ve dua etmekte mahzur var mı?
CEVAP
Mahzuru yok. Sadece sabah namazı güneş doğarken kılınmaz. İkindi namazı güneş batmadan başlanırsa, güneş battıktan sonra devam edilir.

Sual: Akşam ve sabah namazından sonra haşr suresinin sonunu, yatsıdan sonra Amenerres ulüyü okumak müstehap mıdır?
CEVAP
Evet müstehaptır.

Sual: Namazdan sonra Fatiha okurken eller kaldırılmaz mı?
CEVAP
Evet.

Sual: Haşr suresini okurken 3.de (Esteizü) demek caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Namazdan sonra, işi olduğu için, tesbihler i çekmeden dua etmek veya sadece âyet-el-kürsiyi okumak caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: 33 lük tesbihle tesbih çekmek caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Kehribar veya gümüş tesbih kullanmak caiz midir?
CEVAP
Evet.

Sual: Namaz kılınca yanımızda gürültü yapan kişiye yapma kafam karışıyor anlamında ima etmek için tesbihler i biraz yüksek sesle söylemek caiz mi?
CEVAP
Evet caizdir.

Sual: Namazları yavaş kılıyorum. Tam ben namazı bitirip tesbihata başlayacakken Kur'an okunuyor. Kur’an okunurken dinleyip sonra mı tesbihatı yapmalıyım, yoksa okunurken tesbihatı yapmaya devam etmeli miyim?
CEVAP
Okunan Kur'anı dinlemek farzdır, bin sene tesbih çekseniz o kadar sevap alamazsınız. Çünkü nafile, farzın yanında denizle damla gibi bile değildir. Onun için farzı tercih etmeli, yani Kur'anı dinlemeli . Hatta Kur'an okunurken sünnet ve nafile namaz da kılmamalı.

Sual: Farz namazlard an önce veya sonra secdeye kapanarak dua edilmez mi?
CEVAP
Namaz içinde secdede iken dua edilmez. Farz namaz dışında her zaman secdeye kapanıp dua edilir. Ancak farz ile sünnet, sünnet ile farz arasında yapmamalıdır. Nafile namazlard a secdede iken dua edilebili r.

Sual: Amenerres ulüyü dinleyen dua kısmında âmin dese caiz olur mu?
CEVAP
Caiz olur.

Sual: Bazıları üç istiğfarı imam selam verdikten sonra okuyor. Allahümme entessela m...dan sonra okunması mı gerekiyor?
CEVAP
Evet.

Sual: Kış günü soğuk olunca, namazı kılıp tesbih ve duaları yatakta okumak caiz mi?
CEVAP
Evet, caizdir.

Sual: Namazdan sonra Âyet-el kürsiyi okuduktan sonra tesbihe üflemek bid’at midir?
CEVAP
Âyet-el kürsiyi okuduktan sonra ele üflemek caizdir, ele üflerken tesbihe de gelirse mahzuru olmaz. Özel olarak tesbihe üflenmez.

Sual: Namazdan sonra, hep aynı duayı okumak mekruh mudur?
CEVAP
Şuurla, uyanık kalb ile okunursa, hep aynı dua olsa da mekruh olmaz. Bir duayı ezberleyi p, şiir okur gibi okumak mekruhtur . Yani ezberlene n şeyi papağan gibi tekrar etmek mekruhtur . Ama ne istediğini bilerek aynı şeyleri istemek mekruh olmaz.

Dua ederken
Sual: Duaya el kaldırırken, bazı imamlar, iki eli aynı anda kaldırıyor, bazılarıysa, önce sağ eli, sonra sol eli kaldırıyorlar. Hangisi doğrudur?
CEVAP
İki eli aynı anda kaldırmalıdır.

Tesbih bid’at mi?
Sual: Numaratörle veya elektroni k sayaçla tesbih çekmek, zikretmek bid’at midir?
CEVAP
Sayı saymak ibadet değil, âdettir. Deveye binmek zevaid sünnettir. Otomobile, uçağa binmek âdettir, sünnete aykırı değildir. Bunun gibi, mekanik veya elektroni k aletlerle tesbih çekmek bid’at değildir. Ancak bu aletleri insanların içinde kullanmak dikkati çeker. Riyaya, fitneye sebep olabilir, gösterişe kaçabilir. Bu bakımdan cep içinde ve tenhada çekilmelidir.

Normal tesbihler le de, elektroni k tesbihler le de tesbih çekmek bid’at değildir. İbni Abidin hazretler i buyuruyor ki:
Resululla h efendimiz, bir kadının tesbihler i, çekirdeklerle saydığını görmüş; fakat yasaklama mıştır. Bu da, tesbihler i, taşla, çekirdekle ve tesbihle çekmenin caiz olduğunu göstermektedir. Delili de şudur: Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbni Hibban ve Hâkim’in; Said bin Ebi Vakkas’tan [radıyallahü anh] rivayet ettikleri hadis-i şerifte, Resululla h bir kadının çekirdeklerle veya çakıl taşlarıyla tesbih çektiğini gördüğü halde yasaklama dığını bildirmek tedir. (Redd-ül-muhtar)

Peygamber efendimiz işin aslını bildirird i. Mesela, (Ezanı yüksek yerde okuyun) buyurmuştur. Bunun için Minarede ezan okumak sünnete aykırıdır denmez. Tesbihi hurma çekirdeğiyle, iğde çekirdeğiyle veya çakıl taşıyla saymak, sünnete aykırı değildir. Merhum hocamızın bir hatırası, bu konuyu çok iyi açıklamaktadır:
Lisede öğretmen iken derste, bir talebe, (Hocam, harpte ölen Müslüman şehit olur mu?) dedi. (Evet, olur) dedim. (Peygamber bunu haber verdi mi?) dedi. (Evet) dedim. (Denizde boğulursa da, uçaktan düşerse de, helikopte rden düşüp ölürse de şehit olur mu?) dedi. (Evet, olur) dedim. (Peygamber imiz bunları da haber verdi mi?) dedi. (Evet, haber verdi) dedim. Bir kahraman edasıyla, (Hocam, o zaman uçak ve helikopte r var mı idi?) dedi. (Peygamber efendimiz, Cami-ul-kelim idi. Çok şeyleri, bir kelimeyle, bir cümleyle bildirird i. (Yüksekten düşen şehit olur) buyurdu) dedim. Talebe, (Şimdi anladım) dedi.

Demek ki, attan düşsün, minareden düşsün, teleferik ten düşsün, yüksek yerden düşüp ölünce şehit olur. O zaman minare ve teleferik yoktu denmez.

Kanserden ölen müminin şehit olduğu bildirili nce, (O zaman kanser mi vardı da, Resululla h bildirdi) diyenlere, hadis-i şerifte iç hastalıklarından ölen şehit olacağı açıklanmıştı. Her hastalığın ismen teker teker bildirilm esi gerekmez. Şu hadis-i şerif birçok hastalığı içine almaktadır: (İç hastalıklarından ölen kimse şehittir.) [İbni Asakir]

Tesbih taneleri
Sual: Tesbihtek i taneler, 33 değil de, fazla veya eksik olursa mahzuru olur mu?
CEVAP
Bilinmeyi nce mahzuru olmaz. 33 sayısı, 3’ün katı olduğu için, tesbih çekerken, bazen üçer üçer çekilirse, eksik veya fazla olup olmadığı, ayrıca saymadan anlaşılabilir.

Cenneti istemek
Sual: Namazdan sonra cenneti istemek ve cehennemd en korunmak için hangi duayı okumalı?
CEVAP
Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Namazı bitiren kimse, hiçbir şey konuşmadan “Allahümme ecirnî minennâr ve edhılnil cennete” demezse melekler, “Yazık şuna, cehennemd en korunmasını istemekte n aciz kaldı”, cennet de, “Yazık şuna cenneti istemekte n aciz oldu” der.) [Taberani] Duanın anlamı, (Ya Rabbi, cehennemd en koru, cennete dâhil eyle) demektir. Bu dua, namazdan sonra, dua ederken okunabili r.

Dua ederken
Sual: Dua ederken, parmakların araları açılır mı?
CEVAP
Hayır, beşi de bitişik olur.

Namazdan sonra Amenerres ulü okunurken
Sual: Amenerres ulü okunurken dinleyenl erin dua kısmında âmin demeleri caiz mi?
CEVAP
Caizdir, iyi olur. (Şir’a)

Haşr suresinin sonu
Sual: Sabah ve akşam namazınında sonra okunan Haşr suresinin sonunu, Hüvallahüllezi yerine Lev enzelna’dan başlayarak okumak bid’at olur mu?
CEVAP
Hayır bid’at değildir. Peygamber efendimiz in Lev enzelnada n okuduğu da bildirild i. La yestevi’den okunsa, hatta Haşr suresinin tamamı okunsa yine bid’at olmaz. Yatsı vakti, Bekara suresinin son iki âyeti yani Amenerres ulü diye başlayan iki âyet okunur. Daha fazla okunsa, Bekara’nın tamamı okunsa yine bid’at olmaz.

Namazda okumak
Sual: Sabah ve akşam Haşr suresinin sonunu, gece yatarken de Amenerres ulü’yü okumak çok sevap. Bunları namazda okumak, denilen vakitte okumak yerine geçer mi?
CEVAP
Evet daha iyi olur. Her zaman sabah ve akşam namazının ya farzının veya sünnetinin ilk rekatında hep Haşr suresinin sonu yani Hüvallahüllezi okunabili r. İkinci rekatta da herhangi bir sure okunur. İkinci rekattaki değişik olunca sakıncası olmaz. İkinci rekatta hep aynı sure okunursa, birinci rekatta okunan değişik olmalı. Yatsı namazının sünnetinde veya farzında da Amenerresülü okunur. Bilen ve vakti olan Tebareke suresini de okursa daha iyi olur.

Üç istiğfar okumak
Sual: Namazlard an önce üç kere istiğfar okumak gerekiyor muş. Bunu kametten önce mi sonra mı okumak gerekir?
CEVAP
Namazlard an önce üç kere istiğfar okumak gerekmez. Sadece bütün namazlar bitince, selam verip, (Allahümme entessela mü…) dedikten sonra, üç kere istiğfar duası okunur. Bu sünnettir. Bir de Cuma günü sabah namazının sünnetinden önce üç kere istiğfar duası okunur. Diğer namazlard an önce okumak gerekmez. Her namazdan önce, üç kere, beş kere, yüz kere de okunsa mahzuru olmaz; ama (Okumak gerekir) denince yanlış olur. Bid’at çıkarılmış olur.

Mesela, Yasin-i şerif okunurken Selamün kavlen… âyet-i kerimesin i üç kere okuyorlar . Üç kere, beş kere, yüz kere okumak caizdir; ancak (Üç kere okumak gerekir) denirse bid’at çıkarılmış olur.

Bu inceliği iyi bilmelidi r. İstiğfarı ve diğer duaları her zaman okumakta mahzur yoktur. Ancak, dinimizin bildirdik leri dışında, şu zaman, şu kadar okumak gerekir demek bid’at olur.

Duaya el kaldırırken
Sual: Namazdan sonra duaya başlarken, (Sübhâne rabbiyel aliyyil a’lel vehhâb) demek mi, yoksa (Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil-âlemîn) âyet-i kerimesin i mi okumak evladır?
CEVAP
İkisini birlikte okumak evladır.

Tesbih çekmemek
Sual: Namazdan sonra, işi olduğu için, tesbihler i yolda çekmek veya tesbihler i hiç çekmeden sadece dua etmek yahut sadece ayet-el kürsiyi okumak caiz midir?
CEVAP
Evet, üçü de caizdir. Ancak imkân varken hepsini okumak daha iyidir.

Fatiha okurken
Sual: Namaz kılıp, duayı bitirdikt en sonra Fatiha okunursa, elleri kaldırmadan mı okunur?
CEVAP
Evet.

Tesbih kullanmak
Sual: Bulgarist an’dan gelen bazı göçmenler, dua ederken parmakları birbirine geçiriyorlar. Namaz sonunda tesbih çekerken bid’at diye tesbih de kullanmıyorlar. Ellerini dizlerine koyarak parmaklarıyla çekiyorlar. Dört mezhebin imamları, müctehid âlimler, İmam-ı Rabbani hazretler i, Abdülkadir-i Geylani hazretler i ve diğer tasavvuf âlimleri tesbih çektikleri halde, bütün tekkeler tesbihle doluyken bunlar niye çekmiyorlar? Bütün âlimlerinki yanlış da, tek Bunlarınki mi doğru?
CEVAP
Tesbihle tesbih çekmek bid’at değildir. Zannımıza göre, bizim Türkiye’deki diğer insanlard an bir farkımız olsun diye öyle yapılmış olabilir. Hele dua ederken parmak geçirilmesi bu zannı doğrulamaktadır. Vehhabile r ve Şiiler de parmaklarını geçirmiyorlar. Demek herkesten farklı bir dua ve tesbih çekme usulü çıkarılmış.

Sabah ve ikindiden sonra
Sual: (Sabah ve ikindi namazlarından sonra son sünnet olmadığı için cemaatin yerinden kalkmaması gerekiyor) diyenler var. Doğru mudur?
CEVAP
Doğru değildir. Safları bozmak müstehabdır, son sünneti olmayan namazlar bundan istisna tutulmamıştır. Kitaplard a deniyor ki:
Farz namazları kılınca, safları bozmak müstehabdır. (S. Ebediye)

Cemaatin farz namazdan sonra safları bozması, sonradan gelen kimseleri n onların farz kıldığını sanmaması için müstehabdır. (Halebî-yi sagir)

Görüldüğü gibi safları bozmak, sabah ve ikindi namazlar dahil bütün namazlar için bildirili yor.

Hadis-i şeriflerle amel etmek
Sual: Camiye girince oturmadan namaz kılınırsa veya ayağa kalkmadan şu dua okunursa şu sevab alınır diye hadisler var. Camide oturulduk tan veya ayağa kalkıldıktan sonra okunursa sevabı azalır mı, yoksa hiç sevab olmaz mı?
CEVAP
Hadis-i şeriflerden bizim hüküm çıkarmaya çalışmamız ve çıkardığımız hükümle amel etmemiz çok yanlış olur; çünkü o hadis-i şerif ictihad isteyebil ir, başka bir hadis-i şerifle değişmiş olabilir, nesh edilmiş olabilir veya bilmediğimiz bir tevili vardır. Mezhebimi zin hükmü neyse onunla amel edilir. (Berika)

Hadis-i şerifte, denizden çıkan her hayvanın yendiği bildirili rken, Hanefî âlimleri deniz haşaratının yenmesini n caiz olmadığını bildirmişlerdir. Yine hadis-i şerifte kan aldırmanın, vücuttan kanın çıkmasının abdesti bozmayacağı bildirild iği halde, Hanefî âlimleri, vücuttan kan çıkınca abdestin bozulacağına hükmetmişlerdir. Bunun için bizim hadis-i şerifle değil, mezhebimi zin o konudaki hükmüyle amel etmemiz gerekir.

Bildirdiğiniz hadis-i şeriflerden birkaçının meali şöyledir:
(Mescide girince, oturmadan önce iki rekât [tehıyyet-ül mescid] namaz kılın!) [Buhari]
Hanefî mezhebine göre, oturdukta n sonra da, kalkıp kılınabilir.

(Akşam namazından sonra, konuşmadan 6 rekât namaz kılan, 12 yıl nafile ibadet etmiş gibi sevaba kavuşur.) [İbni Mace]
Konuşulmuş olsa da yine evvabin sevabı alınır.

(Sabah namazını kıldıktan sonra konuşmadan kıbleye karşı durup, güneş bir mızrak yükseldikten sonra, iki rekât işrak namazı kılan Cennetlik tir.) [İslam Ahlakı]
Konuşulsa da, yine o vakitte işrak namazı kılınınca işrak sevabı hâsıl olur.

(Namazı bitiren kimse, hiç konuşmadan “Allahümme ecirnî minennâr ve edhılnil Cennete” demezse melekler, “Yazık şuna! Cehennemd en korunmasını istemekte n aciz kaldı”, Cennet de, “Yazık şuna! Cenneti istemekte n aciz oldu” der.) [Taberani]
Namazı bitirince demek, tesbihler i çekip duayı ettikten sonra demektir. Tesbihler den önce yapılması bid’at olur. Duadan sonra konuşsa da, o duayı okursa, bildirile n ecre kavuşur.

(Akşam namazını kıldıktan sonra, hiç konuşmadan yedi kere “Allahümme ecirnî minen-nâr” diyen, o gece ölürse, ona Cehennem ateşinden kurtuluş emânı [belgesi] verilir. Sabah namazından sonra da aynı şekilde okuyup, o gün ölene, yine ateşten kurtuluş emânı verilir.) [Müslim]
Bunun da tesbihler den önce yapılması bid’at olur. Konuştuktan sonra okuyan da aynı sevaba kavuşur.

Bir hadis-i şerifte de, sabah namazını kılıp, yerinden kalkmadan ve konuşmadan on defa, (La ilahe illallahü vahdehü lâ-şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şey’in kadîr) okuyanın, o gün her türlü kötülükten ve şeytanın şerrinden korunacağı ve birçok sevablara kavuşacağı bildirili yor. (Nesai)
Yerinden kalksa da, okumadan önce konuşsa da, yine duanın faziletin e kavuşur. Elbette daha iyi olanı, konuşmadan okumaktır.

Tesbihi fazla söylemek
Sual: Her gün çekilen veya namazların sonundaki tesbihler unutulara k veya dalgınlıkla fazla çekilse bir mahzuru olur mu?
CEVAP
Unutunca mahzuru olmaz.

MÜEZZİN VE NAMAZ
http://www.sorularlaislamiyet.com/article/15191/muezzinlik-nasil-yapilir.html


1. Ezan

"Allahu Ekber, Allahu Ekber

Allahu Ekber, Allahu Ekber

Eşhedü en Lailahe illallah,

Eşhedü en Lailahe illallah

Eşhedü enne Muhammede n Resûlullah

Eşhedü enne Muhammede n Rasûlullah

Hayyaala's-salâh, Hayyaala's-salâh

Hayyaala'l-felâh, Hayyaala'l-felâh

Allahu Ekber, Allahu Ekber

La ilahe illallah "

2.  Ezandan sonra şu dua okunur:

"Allahumme rabbe hâzihî'd-da'veti't-tâmmeh ve's-salâti'l kâimeh, âti Muhammede n'il vesîlete ve'l-fadîlete ve'b'ashu mekamen Mahmûden ellezi veadteh. İnneke la tuhliful mîâd.

Bu duânın meâli şöyledir:

"Allâh'ım! Ey bu tam dâvetin, yâni mübârek ezânın ve kılınmak üzere bulunan namazın mukaddes Rabbi. Peygamber imiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'e vesîleyi ve fazîleti ihsan et ve O'nu, kendisine va'd buyurmuş olduğun Makâm-ı Muhmûd'a eriştir. Şüphe yok ki, sen va'dinden dönmezsin."

3. Farzdan önce ikamet (kamet) getirilir .

İkametin sözleri de ezanın sözlerinin aynıdır. Yalnız, Hayye ale`l-Felâh dendikten sonra iki kere de "Kad kâmeti`s-Salâh" cümlesi söylenir. Mânası: "Namaza başlandı." demektir.

4. Namazın farzından sonra "SELAM DUASI" okunur.

"Estağfirullâh, estağfirullâh, estağfirullâh el-azîym el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-hayy'el kayyûm ve etübü ileyh. Allâhumme ente's-selâmü ve minke's-selâm, tebârekte yâ zelcelâli ve'l-ikrâm."

Bu duanın anlamı:

"Ulu olan, kendisind en başka ilah olmayan, Hay ve Kayyum (ezeli ve ebedi hayat ile diri, zatı ve kemaliyle kaim yani yarattıklarının her an idare ve muhafazasında biricik hakimi mutlak) olan Allah'a istiğfar eder, beni affetmesi ni isterim. Allahım sen selamsın. Bütün noksanlar dan berisin, uzaksın. Dünya ve ahiret selameti senin inayet ve yardımınla olur. Sen mukaddess in, tazime gerçekten layık olansın. Ey celal ve ikram sahibi olan yüce mabudum!"

5. Bilinen namaz tesbihatına devam edilir.

"Subhanall ahi vel hamdu lillahi ve la ilahe illellahu vallahu ekber. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim." denir ve Ayete'l-Kürsi okunur.

Anlamı:

"Allahı bütün noksan sıfatlardan tanzih eder, kemal sıfatlarla muttasıf olduğunu kabul ederim. Bütün hamd ve şükürler Allah'adır. Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur. İhtiyaçları gideren ve zararları yok eden yalnız yüce ve güçlü olan Allah'tır."

6. Ayete'l-Kürsi okundukta n sonra tesbih çekilir.

33 Subhânallâh,

33 Elhamduli llâh,

33 Âllâhu ekber.

7. Tesbihler den sonra

 
 
 

"La ilahe ilallahu vahdehu la şerike leh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şeyin Kadirve ileyhi'l-masîyr."

"Allah Tealadan başka ilah yoktur, tek ilah sadece odur, ortağı da yoktur. Bütün mülk ona aittir. Bütün hamdü senalar onadır. Her şeye kadirdir."

"Subhane rabbiyel aliyyil eğlel vehhab."

"Ali, a'la ve vehhab olan Rabbimi tesbih ederim" denir ve namazın duası yapılır.
Müezzinlik nasıl yapılır? Anlatım
1- Ezan Okunur
"Allahu Ekber, Allahu Ekber Allahu Ekber, Allahu Ekber
Eşhedü en Lailahe illallah Eşhedü en Lailahe illallahEşhedü enne Muhammede n Resûlullah
 
Eşhedü enne Muhammede n Rasûlullah
Hayyaala's-salâh, Hayyaala's-salâh
Hayyaala'l-felâh, Hayyaala'l-felâh
Allahu Ekber, Allahu EkberLa ilahe illallah "
2-Cemaatin İçerisinde Ezan Duası Okunur
Allahümme rabbe hazihi'd-davet'it-tâmmeh, ve's-salâti'l-kaimeh, âti seyyidina Muhammede n'il-vesilete ve'l-fazilete ve'derecate'r-rafiati'l âliyeh, ilahî veb'ashu makâmen mahmuden'illez'i vaadteh. İnneke lâ tuhlifu'l-mîâd.
Bu duânın meâli şöyledir:
"Allâh'ım! Ey bu tam dâvetin, yâni mübârek ezânın ve kılınmak üzere bulunan namazın mukaddes Rabbi. Peygamber imiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'e vesîleyi ve fazîleti ihsan et ve O'nu, kendisine va'd buyurmuş olduğun Makâm-ı Muhmûd'a eriştir. Şüphe yok ki, sen va'dinden dönmezsin."
3- Farzdan önce Kamet getirilir .
İkametin sözleri de ezanın sözlerinin aynıdır. Yalnız, Hayye ale`l-Felâh dendikten sonra iki kere de Kad kâmeti`s-Salâh cümlesi söylenir. Mânası: Namaza başlandı, demektir.
4- Namazın farzından sonra "SELAM DUASI" okunur Estağfirullâh, estağfirullâh, estağfirullâh el-azîym el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-hayy'el kayyûm, ve etübü ileyh. Allâhumme ente's-selâmü ve minke's-selâm, tebârekte yâ zelcelâli ve'l-ikrâm.
Bu duanın anlamı: Ulu olan, kendisind en başka ilah olmayan, Hay ve Kayyum (ezeli ve ebedi hayat ile diri, zatı ve kemaliyle kaim yani yarattıklarının her an idare ve muhafazasında biricik hakimi mutlak) olan Allah'a istiğfar eder, beni affetmesi ni isterim. Allahım sen selamsın. Bütün noksanlar dan berisin, uzaksın. Dünya ve ahiret selameti senin inayet ve yardımınla olur. Sen mukaddess in, tazime gerçekten layık olansın. Ey celal ve ikram sahibi olan yüce mabudum!
5- Bilinen namaz tesbihatına devam edilir.
"Subhanall ahi vel hamdu lillahi ve la ilahe illellahu vallahu ekber. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim." denir ve Ayet el-Kürsi okunur.
Anlamı: "Allahı bütün noksan sıfatlardan tanzih eder, kemal sıfatlarla muttasıf olduğunu kabul ederim. Bütün hamd ve şükürler Allah'adır. Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur. İhtiyaçları gideren ve zararları yok eden yalnız yüce ve güçlü olan Allah'tır."
6- Ayete'l Kürsi okundukta n sonra tesbih çekilir. 33 Subhânallâh,33 Elhamduli llâh,33 Âllâhuekber.7- Tesbihler den sonra İse "La ilahe ilallahu vahdehu la şerike leh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şeyin Kadir ve ileyhi'l-masîyr "
"Allah Tealadan başka ilah yoktur, tek ilah sadece odur, ortağı da yoktur. Bütün mülk ona aittir. Bütün hamdü senalar onadır. Her şeye kadirdir."
Allahum-mahşurne fi zuratis-salihin: "Allah'ım Bizi Salih Kullarınla Birlikte Haşr et"
8-Dua Edilir ve Sonrasında
Âmin Allahumme Âmin Va Selemun Alel Mürseline Vel Hamdu Lillehi Rabbil Âlemin El-Fatiha  Denilip Bitirilir .


Müezzinlik (Türkçe Yazılışıyla)
ilk önce EZAN okunur ve arkasından duası yapılır

EZAN DUASI
Allahümme rabbe hazihid da’vetit taammeh vessalati l gaimeh ati seyyidina Muhammede nil vesilete vel fazilete vedderace ter rafiah vebeashü magamem mahmudeni llezi veatteh inneke la tuhliful miad birahmeti ke ya erhamerra himin.

sonra FARZ NAMAZ başlar sa kamet getirilir

KAMET

Allahu Ekber Allahu Ekber
Allahu Ekber Allahu Ekber

Eşhedü ellâ ilahe illallah
Eşhedü ellâ ilahe illallah

Eşhedü enne Muhammede rrasülullah
Eşhedü enne Muhammede rrasülullah

Hayya alassalâti
Hayya alassalah

Hayya alel felahi
Hayya alel felah

Gad gametissa latü
Gad gametissa lah

Allahu Ekber Allahu Ekber

La ilahe illallah

farz namazı bittikten sonra

Allahümme entessela mu ve minkessel am tebarekte ya zel celali vel ikram

Ala rasülina salavat

Sübhanallahi velhamdülillahi ve la ilahe illallahu vallahu ekber ve la havle ve la guvvete illa billahil aliyyil azim

cemaat ayetel kursi okuduktan sonra

Zül celali sübhanallah
Zül kemalil hamdülillah
Zül gudratill ahu ekber

La ilahe illallahu vahdehu la şerikeleh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şey’in gadir
Allahümmahşurna fi zümratissalihin

MÜEZZİN VE NAMAZ

http://www.cennetyolu.biz/forum/showthread.php?t=6925

http://www.sorularlaislamiyet.com/article/13982/camide-tesbihattan-sonra-vel-hamdu-lillahi-rabbil-alemin-el-fatiha-denilmesi-ve-imam-asir-okuduktan-sonra-subhane-rabbike-rabbil-izzeti-amma-yesifun-veselamun-alel-murselin-vel-hamdulil-lahi-rabbil-alemin-el-fatiha-demesinin-sebebi-nedir.html

Tesbihatt an sonra "VELHAMDÜLİLLAHİ RABBİL ALEMİN, EL FATİHA" denilmekt edir. "Velhamdülillahi Rabbil alemin" Saffat suresinin 182. ayetidir.

Tesbihatın bitiminde okunan aşirden sonra "Subhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun; veselamun alel murselin; vel hamdülil lahi rabbil alemin" (SAFFAT SURESİ, 180-181-182. ayetler) okunmakta, sonra "EL FATİHA" denilmekt edir.

Bu ayetlerin meali ise şöyledir:

    "180. Kudret ve izzet sahibi Rabbin, insanların her türlü tasavvuru nun üstünde (bir yüceliğe sahip)tir. 181. O'nun bütün elçilerine selâm olsun! 182. Ve hamd, bütün âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur!"

Bu âyetler çok anlamlı olan âyetlerdendir. İbnü Ebi Hatim'in Şa'bî'den rivayet ettiği bir hadiste Resululla h (s.a.v.) buyurmuştur ki:

"Her kimi, kıyamet günü sevabdan tam ölçekle ölçmek sevindire cekse, bulunduğu meclisten kalkacağı sırada şöyle desin: "Subhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun - veselamun alel murselin - vel hamdülil lahi rabbil alemin.(Saffat, 180-182)" (Kurtubi, El-camiu lil-ahkamil Kuran,15/141. Suyuti, Ed-dürrül Mensur, 5/141. Alusi, Ruhul meani, 12/159) (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili)

Bu hadisin tavsiyesi doğrultusunda, camiden cemaat ayrılırken bu ayetler okunmakta dır.
 
Kamet    
     
الله اكبر    الله اكبر    الله اكبر    الله اكبر
Allahü Ekber    Allahü Ekber    Allahü Ekber    Allahü Ekber
اشهد ان لا اله الا الله    اشهد ان لا اله الا الله
Eşhüde en la ilâhe illallah    Eşhüde en la ilâhe illallah
اشهد ان محمدا رسول الله    اشهد ان محمدا رسول الله
Eşhedü enne Muhammede n  rasululla h    Eşhedü enne Muhammede n  rasululla h
حي على الفلاح    حي على الفلاح    حي على الصلاة    حي على الصلاة
Hayye alel-felâh    Hayye alel-felâh    
Hayya ale'salah
   Hayya ale'salah
الله اكبر    الله اكبر    
قد قامت الصلاة
   قد قامت الصلاة
Allahü Ekber    Allahü Ekber    Kad kametis selah    Kad kametis selah
          لا اله الا الله    لا اله الا الله
          La ilâhe illallah    La ilâhe illallah
               
 
 
Beş vaktin farz namazlarında ve Cuma namazının farzında kamet getirilir . Kaza namazında da bu böyledir. Ancak Vitir, Teravih, Bayram, Cenâze ve Nâfile namazlard a kamet getirilme z. Kamet erkeklere has bir sünnettir. Kadınlar kamet getirmezl er. Kamet cemaatın müstehab olan sünnetlerindendir. Kadınlar ve çocuklar bir arana gelerek namaz kılsalar bile kamet gerekmez. Namazlarından bazısı kazaya kalan namazlarını peşipeşine kılabilir. Bulunduğu yerden ayrılmadığı sürece tek kamet yeterli olur.

Yolcu erkekler de yolculukl arı sırasında ezan okur, kamet getirirle r. Yolcu, ezan okumayabi lir. Ancak kamet getirmesi sünnettir.

Evde namaz kılan kişi kamet getirmese de olur. Kamet getirirse daha iyidir.

Kadınların, bunakların, cünüplerin kamet getirmele ri mekruhtur . Abdestsiz kimseleri n de ikamette bulunması mekruhtur . Fakat bu gibi kimseler tarafından yapılan kametler iade edilmez.

Ezan ağır okunur. Fakat kamet hızlı yapılır. Kamet ayakta yapılır. Kamet getiren kişi kıbleye döner.
Cemaatın kamet getiren müezzine uyması ve beraberce içinden kamet yetirmesi, "Hayye Alessalah, Hayye Alelfelah" denilirke n de" La havle ve la kuvvete illa billah" diye icâbette bulunması müstehabdır.

   
     Namazdan  Sonraki Tesbih ve Dualar    
     

    *

      Allahümme entessela mü ve minkes-selamü tebarekte ya zel-celali vel-ikram
    *

      Ala rasulina muhammedi n salavat.
    *

      Sübhanellahi ve'lhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahu vellahu ekber ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil aliyyi'l-azim
    *

      Âyet-el-Kürsi

Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.

    *

      33 kere (Sübhanallah), 33 kere (Elhamdülillah) ve 33 kere (Allahü ekber)
    *

      Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerike leh lehül-mülkü ve lehü'l,hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr
    *

      Sübhane rabbiyel aliyyil alel vehhab

   
     Kaynaklar:
1) Kamet, Hamdi Yusufoğlu, Şamil İslam Ansiklope disi
2) Kamet, tesbih ve dua seslendir me Kogecami sitesinde n alınmıştır. Allah (c.c) razi olsun


  http://www.biriz.biz/namaz/kametdualar.htm
http://www.namazzamani.net/turkce/tesbihat.htm

Namaz sonrası yapılan tesbihat (tesbih çekmek)

Namazı bitirdikt en sonraki tesbihat şöyle yapılır;

"Allahumme entessela mu ve minkessel am, tebarekte ya zel celali vel ikram." denilir.

"Alâ Rasulina salavat" Anlamı:

"Peygamber imiz üzerine salavat" (getirin) anlamında söylenir.

"Subhanall ahi vel hamdu lillahi ve la ilahe illellahu vallahu ekber. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim." Anlamı:

"Allahı bütün noksan sıfatlardan tanzih eder, kemal sıfatlarla muttasıf olduğunu kabul ederim. Bütün hamd ve şükürler Allah'adır. Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur. İhtiyaçları gideren ve zararları yok eden yalnız yüce ve güçlü olan Allah'tır."

Ayet el Kürsi okunur.

Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te'huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya'lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey'in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.

Anlamı: "Allah, O'ndan başka ilah yoktur; O, hayydir, kayyumdur . Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekile rin hepsi o'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacakla rını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) O'nun bildirdik lerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezle r. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür."

"Ve hüvel aliyyül aziymizül celali subhanell ah." 33 defa Sübhanalah:

Allah noksanlar dan uzaktır, kemal sıfatlarla muttasıf (sıfatlanmış) tır.

"Subhanel bagiy daime nil hamdülillah." 33 defa Elhamdülillah: Hamd (şükür) Allah'adır

"Rabbil alemiyne teala şanuhu allahu ekber." 33 defa Allahu ekber: Allah en büyüktür.

"Lâ ilâhe illâllahü vahdehû lâ şerike leh. Lehü`l-mülkü ve lehü`l-hamdü ve hüve alâ külli şey`in kadîr"

"Allah Teala'dan başka ilah yoktur, tek ilah sadece odur, ortağı da yoktur. Bütün mülk ona aittir. Bütün hamdü senalar onadır. Her şeye kadirdir."

"Allahümmehşürna fi zümretis salihin" Anlamı: Bizi mahşerde salihler topluluğu ile yargıla.

Burada dua edilir.

Subhane rabbike rabbil izzeti amme yesifun, veselamun alel murselin, velhamdul illahi rabbil alemin

"El Fatiha" denilir ve Fatiha suresi okunur. Böylece tesbihat sonra erer.

http://www.kogecamii.dk/arsiv/mp3.php

.