ISLAMGREEN34 NEW WORLD

SANAL ALEM ANEKTODLARI 2. BÖLÜM => 3 - SANAL ALEM - SANAL ALEM VE MELEKLERİN GÖZYAŞLARI => Konuyu başlatan: admin üzerinde Mayıs 05, 2011, 01:44:21 ÖS



Konu Başlığı: SANAL ALEM - FARELİ KÖYÜN KAVALCILARI VE SANAL VERSİYONLAR - 1.BÖLÜM -TIKLAYINIZ
Gönderen: admin üzerinde Mayıs 05, 2011, 01:44:21 ÖS
SANAL ALEM VE FARELİ
KÖYÜN KAVALCILA RI 1.BÖLÜM

Allah c.c sanal alemde
islam için çalışanlardan
razı olsun başarılarının
devamını nasip eylesin
inşallah

http://www.islam-green34.com

SANAL ALEM VE FARELİ
KÖYÜN KAVALCILA RI

LEYLA - TRABZON

http://www.yasemin34-leyla.tr.gg

Selamün aleyküm müslüman
kardeşlerimiz bizler masallarl a büyüdük ve masallar yaşantımızın her yerinde
karşımıza bir gerçeklik olarak
kısmen çıkmaktadır
Sanal alemdede bir masalllar
zinciri vardırki
Allah c.c bizleri bu masallard an muhafaza eylesin
ve masalcıların şerrinden
bizleri korusun inşallah
Sanal alemde her bayan
bir prenses her erkek bir prenstir bu bir masallar dünyasıdır
gerçekle ilgisi alakası
olmayan masallarl a geçen zamanda
ancak müslümanlara ve dinimize
zarar vermekted ir
bir masal vardır hani
FARELİ KÖYÜN KAVALCISI
ben bu masalın orjinalin i
aşağıya alıntıladım
benim anlatmak istediğim şey
bu masalın sanal alemde
ortaya çıkan versiyonu
şöyleki masalda kavalcının
üflediği kavaldan çıkan güzel nağmelerinin ruhu cezbeden  melodiler in
peşine takılarak giden faralerin
ve daha sonrada küçük
çocukların
kavalcının suya girmesiyl e
farkında olmadan farelerin
kavalın nağmelerine aldanarak
suya girerek boğulup ölmesi
ve küçük çocuklarında
kavalın nağmelerine aldanarak
kavalcının peşinden
bilmedikl eri yerlere sürüklenip
gitmesi gibi tıpkı
sanal alemdeki kavalcıların
daha doğrusu yalancıların
çaldığı ustaca nağmelere
ve güzel melodiler e aldanarak
ve sanal alemde sürekli kulağa ve ruha güzel gelen ve nefs-i emareye hoş gelen kaval melodiler iyle birlikte
kendini farklı atmosferl erde
değişik mutlulukl ar ülkesinde
ve sevgi-aşk fırtınalarındaki
okyanusla rda dolaşıyorum
sanarak
benliğini
kişiliğini dinini ve imanını
kaybedenl erin nasıl pişmanlıklar
yaşadıklarını nasıl acılar çektiklerini
nasıl musibetle re uğrayarak
Rablerine tövbe ettikleri ni
veya fırtınalı okyanusta
kavalcının nağmeleriyle
nasıl boğulduklarını
düşünmenizi istiyorum
Sanal alemin öyle tatlı melodiler i çalarki beyninizd e
öyle güzel nağmelerle
sizi farklı yerlere sürüklerki
farkına bile varamazsınız
birde bakmışsınızki
sanal aleme girmeden
mevcut olan ruh halinizle
girdikten sonraki ruh haliniz
öyle değişmiştirki
siz kendiniz bile bunun
nasıl olduğunu anlayamaz sınız
ve " ben ne hale geldim
ve bu nasıl oldu " dersiniz
müslüman kardeşlerimizi
sanal alemin melodiler ine
kapılmamalarını
ve bu dünyaya sanal alemin
nefs-i emareye hoş gelen melodiler ini dinlemek için değil
Allah c.c a kulluk için
geldiğimizi ve hayatımızın
her anının bir imtihan olduğunu
unutmamal arını
Allahın insanlara verdiği
sorumlulu k ve hakların
sanal veya reel diye
ayrılmadığını
ve Kuran-kerim ve ayet-i kerimeler in
ve hadis-i şeriflerin
icma ve kıyastan oluşan
islami realiteni n
verdiği hükm-ü ilahinin
reel veya sanal diye
ayrılmadığını
ve islamın
hükümlerinin reel veya sanal fark etmeksizi n
aynı hükümler olduğundan dolayı
ayrıca sanal için
reelden farklı hükümleri
olmadığını unutmamanızı ve
bu dünyada yaşarken
zaman ve mekan fark etmeksizi n
her halimizde n yazdığımız her yazıdan
 ve söylediğimiz her sözdende
imtihana tabi tutulacağımızı
unutmamal arını
ve fareli köy olan bu sanal alemin nağmelerine
aldanarak haram ve günah
bataklıklarına sürüklenmemeleri
konusunda son bir kez
uyarıyoruz
Allaha emanet olun
selamün aleyküm
masalın orjinali aşağıdadır
buyrun okuyun   

 
Bakımlıyız.Com

Fareli Köyün Kavalcısı - Bir Ortaçağ Çocuk Masalı

http://www.bakimliyiz.com/cocuk-masallari/40893-fareli-koyun-kavalcisi-cocuk-masali.html








Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur zaman içinde develer tellalken pireler berberken ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallarken; ülkenin birinde bir köy varmış. Halkı mutluluk içinde yaşarmış. Günlerden bir gün köyün bütün evlerine fareler dolmuş. Binlerce fare köyün sokaklarında evlerde dolaşıyorlarmış. Yatak odasına gitseler mutfağa girseler farelerde n geçilmiyormuş. Ne bulurlars a yiyorlarmış. Halk ne yapacağını şaşırıp kalmış. Köy muhtarından bu işe bir çare bulmasını istemişler. Muhtarın da elinden bir şey gelmiyorm uş. Böylece köyün adına fareli köy denmiş. Fareli köyün çocukları da bu pis yaratıklarda bıkmışlar.

Bir gün fareli köye bir çalgıcı gelmiş. Muhtara: "Eğer bana bir kese altın verirseni z köyü farelerde n temizleri m." demiş. Bütün köy halkı bu habere sevinmişler. Aralarında hemen çalgıcının istediği bir kese altını toparlamışlar ve muhtara teslim etmişler. Halkın tek istediği bu farelerde n kurtulmak mış.

Çalgıcı isteğinin kabul edildiğini öğrenince başlamış kavalını çalmaya. Kavaldan öyle tatlı öyle güzel sesler çıkıyormuş ki fareler saklandıkları yerlerden akın akın çıkarak çalgıcının yanına geliyorla rmış. Kısa bir sürede çalgıcının etrafı binlerce fare ile dolmuş. Köydeki bütün farelerin çalgıcının etrafında toplandığı sırada çalgıcı yürümeye başlamış. Köye gelirken gördüğü dereye doğru yürümüşler. Çalgıcı önde kavalını üflüyor fareler peşinden geliyormuş. Çalgıcı dere kenarına gelince suyun içine yürümüş. Derede o kadar çok su varmış ki ama çalgıcı karşı kıyıya geçmiş. Farelerde peşinden gelmek isteyince dereye düşen fare suda boğulup ölmüş. Bütün fareler ölünceye kadar çalgıcı kavalını öttürmeye devam etmiş. Çalgıcı bütün farelerin öldüğünü görünce ödülü olan bir kese altını almak için hemen köye geri dönmüş.

Fareleri yok eden başarısından sevinç duyduğu için emin adımlarla yürüyormuş. Sonunda köye varınca: "Bir kese altınımı alırım. Bu altınlarla şehre gider işimi kurarım. Bende zengin insanlar arasına katılır ve rahat yaşamaya başlarım" diye düşünmüş. Bu düşüncelerle muhtarın yanına varan çalgıcı muhtardan ödülünü istemiş. Muhtar oyun bozanlık yapmış. "Nasıl olsa farelerde n kurtulduk bir kese altını vermesem olur" diye düşünmüş. Çalgıcıya çeşitli nedenler göstererek altınlarını vermemiş.

Çalgıcı kandırıldığını anlayınca: "Ben size bir oyun oynayayım da görün" demiş. Başlamış kavalını çalmaya. Kavalın sesini duyan bütün çoçuklar çalgıcının yanına koşmuş. Çalgıcıda hem kavalını üflüyor hemde yürümeye başlamış. Köyün bütün çocuklarıda kavalcının peşinden gitmişler. Köyde hiç çocuk kalmamış. Analar babalar kara kara düşünmeye başlamışlar.

Köylüler muhtara gidip: "Ne yapacağız ne edeceğiz. Sen çalgıcının hakkı olan bir kese altını vermeliyd in. Bak şimdi çocuklarımızı aldı ***ürdü" demişler.
Kavalcı kızgın kızgın peşinde çocuklarla birlikte ormana varmışlar. Ormanda bir ağacın altında dinlenirk en aklına tekrar muhtara gitmek altınlarını bir daha istemek gelmiş. O sırada telaşla yerinden kalkınca kavalını almayı unutmuş. Sihirli kavalı bulan bir çocuk arkadaşlarının yanına gelmesi için başlamış çalmaya. Kavalın sesini duyan çocuklar hemen ormanda toplanmışlar. Hemen köye annelerin in babalarının yanına dönmeyi düşünmüşler. Kavalı bulan çocuk köyün yolunu biliyormuş. Kavalı çalan çoçuk önde diğerleri arkasında köye geri dönmüşler. Anneleri babaları çok sevinmişler. Şenlikler düzenlemişler. Kırk gün kırk gece bayram etmişler.

Tabi bu sırada da köylüler muhtarı azarlamışlar. Çalgıcının hakkını vermesini söylemişler. Hakkını alan çalgıcıda hayalleri ni gerçekleştirmek için köyden ayrılmış. Onlar ermiş muradına biz gidelim diğer masalları okumaya


 
fareli köyün kavalcısı masalının gerçeği
http://portakalordakal.blogcu.com/fareli-koyun-kavalcisi-masalinin-gercegi/4552304


 

‘Fareli Köyün Kavalcısı’ suçsuzmuş!


     Bir süre önce, Milliyet Yayınları'nda Richard Schenkman'ın "İnsanlık Tarihinde Büyük Yalanlar" adlı bir kitabını yayınlamıştık. Bu kitap her ne kadar büyükler için yazılmışsa da, içinde sizin de ilginizi çekecek bazı bölümler var. Özellikle de çocukken hepimizin kitabını okuduğu, "Fareli Köyün Kavalcısı"nın gerçek öyküsü. Bu öyküyü okuyunca, yıllardır düşlerimizi süsleyen bir masalın, aslında hiç de düşündüğümüz gibi bir masal olmadığını anlayıveriyorsunuz.
     "Fareli Köyün Kavalcısı", aslında sihirli kavalı olan, fare avcısı bir adam. Hamelin Köyü'nü farelerde n kurtarmak için köy halkıyla pazarlık ediyor; sonunda anlaşıyorlar. Köyü farelerde n temizliyo r. Ama ne var ki, daha sonra köy halkı kavalcının parasını ödemiyor. O da köyün 130 çocuğunu alıp gidiyor.
     Bu öykünün doğru olan yanı; gerçekten ortaçağda Avrupa'da kentler öylesine fare baskınına uğruyor ve çevre sakinleri bunlarla başa çıkabilmek için özel fare avcıları tutuyorla r.
     Veba korkusu insanları öylesine sarıyor ki, yöneticiler çocukları, anne ve babalarından ayırıp yeni yerleşim merkezler i oluşturuyorlar. Avrupa'nın pek çok köy ve kasabasında, çocuklar bir gecede ailelerin den alınıp bilinmeye n yerlere gönderiliyorlar. Hatta bazı tarihçiler, bu çocukların pek çoğunun Haçlı Savaşları için toplandığını söylüyorlar.
     .
     Yıllardır, sevimli bir masal klasiğidir, diye düşündüğüm bu kitabı, artık kitaplığımdan atmaya karar verdim. Her şey bir masal bile olsa, 1300'lü yıllarda Hamelin Köyü'nden 100'den fazla çocuğun kaybolduğu ya da götürüldüğü tarihçiler tarafından doğrulanan bir gerçek.
     İşte bu yüzden, çocuklarını gönderen, ya da gitmesine izin veren anne ve babalar, daha sonra öylesine suçluluk duygusuna kapılmışlar ki, kendi utançlarını örtmek için, suçlarını üstüne atacakları bir fareli köy kavalcısı masalı uydurmuşlar. "Fareli Köyün Kavalcısı" 703 yıldır, yani sizin anlayacağınız 1300 yılından beri gerçek öyküsünü saklayara k anlatılagelen bir çocuk masalı.
     demiş yalvaç ural


böyle yalın ve düzgün anlatma nedeni çocuk yazarı olması.işin gerçek yüzünü ben anlatayım:

şöyleki aslında ortada kavalcının para istemesid e yoktur.ka valcı köyü farelerde n kurtarmak adına para değil köy halkının çocuklarını ister.fak at köy halkı bunun biraz şaka olarak algıladığı için kabul eder.kava lcımız köyü farelerde n kurtarınca doğal olarak çocuklarını ister köylülerden.köy halkı çocuklarını vermez.bu nu üzerine kavalcımız farelere uyguladığı yöntemi yani kaval çalarak çocukları kendine çekip köyün ormanına uzaklaştırır.kavalcımız çocukları kaçırıp öldürmüştür.çocuk masalı olabilir ama blair cadısı gibi kötü bir gerçek yatar altında.yıllar sonra o bölgedeki, ormana giden medyumlar( hikayenin gerçeğini bilmezler söylenmez) orada 150 ye yakın çocuk ruhu olduğunu iddia eder.yapılan kazıda (kazı ormanın içinde ortaboy bir çururda yapılır) çocuk iskeletle rine rastlanmıştır. hikayenin aslının değişmesi pek açık değil ama köylüler için fareden yani kara ölümden kurtulmak çocuk kaybından daha önemli gelmiş olsaki günümüzde kavalcı iyi olarak bilinmekt edir.şuda bir gerçekki orta çağ avrupası yani karanlık çağını yaşayan avrupanın bu döneminde cadılarla savaştığı unutulmam alıdır. national geography channel da denk gelirse belgeseli ni mutlaka izlemelis iniz

SANAL ALEM VE FARELİ KÖYÜN KAVALCILA RI 1.BÖLÜM  SONU
LÜTFEN İKİNCİ BÖLÜMÜ OKUYUNUZ
.


Konu Başlığı: SANAL ALEM - SANAL ALEMDE FARELİ KÜYÜN KAVALCILARI - 2. BÖLÜM - LÜTFEN OKUYUNUZ
Gönderen: admin üzerinde Mart 21, 2012, 09:29:55 ÖS
SANAL ALEM - SANAL ALEMDE FARELİ KÜYÜN KAVALCILA RI - 2. BÖLÜM

SANAL ALEM NEDEN MÜSLÜMANLARA ZARAR VERİYOR

Allah c.c sanal alemde islam için çalışan
sitelerde n ve görevlilerinden razı olsun
başarılarının devamını nasip eylesin inşallah

http://www.islam-green34.com

SANAL ALEM NEDEN MÜSLÜMANLARA ZARAR VERİYOR

YASEMİN İSTANBUL

İstanbul Üniversitesi Pskoloji Bölümü

http://www.yasemin34-leyla.tr.gg

Selamün aleyküm kardeşlerim
aşağıdaki konu başlığıyla ilgili
bir kaç anektod  aktarmak istiyorum
SANAL ALEM NEDEN MÜSLÜMANLARA ZARAR VERİYOR
deyince bunu iki ana temada değerlendirmenin
uygun olacağını düşünüyorum

1-Bilişim Teknoloji si ve İslami Formasyon

2- Kuran Hakikatle rine Duyarsız Müslümanlar

1- BİLİŞİM TEKNOLOJİSİ VE İSLAMİ FORMASYON

Bilim ve teknoloji nin hızlı gelişimiyle
ve Global dünyanın ve egemen güçlerin
dayatmala rıyla
ve ülkemizin ve müslümanların
bu gelişmelerin dışında kalarak
olayları net gözlemleyemeyişiyle
örf adet gelenek ve dinimizle bağdaşmayan
bir kültür dejeneras yonuyla birlikte gelişen
TV Radyo VCD internet Twitter-Facebook MSN
gibi argümanlar dinimiz ve müslümanlar için
zararlı hale gelmiştir
asıl suçlu belki cinayette kullanılan silah değil
o silahı bilmeden kendine ve maneviyatına sıkan
müslümanın kendi elidir belki
ancak Müslümanlar Kuran hakikatle rinden kopmuşsa
islami şuurdan uzaklaşmışsa iman zafiyeti varsa
Kuran-ı kerim hakikatle ri
inananları karanlıklardan aydınlığa çıkarırsada
inanmayan larında inkarını güçlendirir
sanal alem okyanusun da tecrübesi olmayan kaptana
gemiyi idare et derseniz
idaresind eki gemi elbet yanlış rotada ilerleyec ektir
ve hatalar günahlar çukuruna düşecektir
ancak Sanal alem veya Bilişim deyince ilk akla
TV dizileri veya VCD gibi araçlar
geliyorsa da bu pek MSN kullanımı
Twitter veya Facebook kullanımı
veya Sohbet Chat platforml arıyla ilgisiz bir yapıdır
Çünkü TV dizilerin i seyreders iniz ama dizi içindeki
aktörlerle birebir iletişim içinde değilsinizdir
VCD seyreders iniz ve yine VCD içindeki insanlarl a
birebir kontakt mümkün değildir
ancak Sanal alemde Sohbet Chat ünitelerinde
Twitter veya Facebook sohbet ünitelerinde
veya direkt MSN içinde birebir insanlarl a diyalog halinde
olabilirs iniz
Yoksa internett eki birebir diyalog içinde olunmayan
ciddi ve tutarlı ve konuya ehil Web sitelerin den edineceğiniz
kültürel veya dini bilgileri nizin sizlere sözü edilen türde
sanal alemin zararları bağlamında zararları olmayabil ir
çünkü tıpkı kitap okur gibi bu bilgileri bilgisaya rın ekranından
okursunuz  bunun kitap okumakla arasında çok farkı yoktur
fakat Twitter-MSN yada Facebook veya Dini Sohbet Chat yoluyla
insanlarl a birebir diyalog içine girerseni z
işte o zaman bu bilişim teknoloji sinin
üretim ve yayılım amacı ile islamın ve müslümanların asıl gayeleri
birbiriyl e kesinlikl e örtüşmediğinden sanal alem zararlı hale gelebiliy or
Batıdan ithal edilen ve islami Formasyon dan geçirilmeden kullanılan
her tür donenin önce islami bağlamda incelenme si gerekiyor 
Bilişim Teknoloji sinin asıl üretim ve yayılım amaçları ile
Müslümanların kullanım amaçlarının örtüşmemesi
ve üretilen teknoloji nin İslami bağlamda araştırılmadan
incelenme den bünyemize giriyor olması
ve İslami Formasyon dan geçirilmeden kullanıldığında
olumsuz etkilerin in ortaya çıkabileceğinin düşünülememesi
bu şekliyle islama hizmet edilemeye ceğinin anlaşılamaması
islam dini ve Müslümanlar için  çok büyük sorunlara yol açabiliyor
Atom enerjisi ile Tıp ilminin konusu olan Kanseri tedavide edebilirs iniz
ama art niyetli olarak kullanıldığında
Japonyanın  Hiroşima ve Nagazaki şehirlerinide yok edebilirs iniz
suçlu Atom enerjisi değil onu kullanan eldeki insan sevgisi ve merhameti dir
diye düşünerek olayı halis ve salih niyet neyse akıbet odur diyerek
noktalaya bilirsini z
Ancak sanal alem ve chat olayı dahada farklı bir durum arz etmektedi r
niyetin halis olmamasıyla veya teknoloji nin nimetleri nin kötüye kullanılmasıyla
veya müslümanların ahlaklı ve takvalı olmadıklarından
sanal alemden zarar gördüklerini varsayara k konuyu basite indirgeme k
sanal alemden dinimizin ve müslümanların göreceği zararları yok etmek için
bir çözüm yolu değildir
aşağıdaki yazı bir alıntıdır onu okuyalım sonra konumuza geri dönelim
 

FACEBOOK BUNALIMA SÜRÜKLÜYOR

İSLAM - GREEN34

http://tr-tr.facebook.com/people/Islam-Green/100003032370616


İsveç'te yapılan araştırma Facebook kullanıcılarının dörtte birinin
başkalarının paylaştığı mutlu resimlere bakarak
bunalıma girdiğini ortaya koydu.
Göteborg Üniversitesi Psikoloji Bölümü'ndeki grubun
bin kişi üzerinde yaptığı ankete göre
Facebook üzerinden başkalarının hayatını takip eden kullanıcılar
bunu kendi hayatlarıyla kıyaslıyor ve bunalıma giriyor
Araştırmacılardan Leif Dent, bu durumu sahte bir hayata benzetere k
 "Paylaşımı yapan insanın gerçek hayatını
veya mutsuz anları Facebook'ta göremezsin
Başkalarının sanal hayatını kıskanmak
sosyal paylaşım siteleriy le beraber insanları etkileyen
problemle r arasına girdi." ifadeleri ni kullandı
Dagens Nyheter gazetesin in haberine göre
İsveç nüfusunun yaklaşık yarısının Facebook hesabı var
Ayrıca, kadınlar erkeklere oranla Facebook'a daha fazla bağımlı.

FACEBOOK İLE İLGİLİ AYRINTILI DÖKÜMAN

http://www.islam-green34.com/index.php?topic=563.0


islam dininde nicelik veya nitelik olarak yeri olmayıp
sonradan bilim-teknoloji yoluyla
batıdan bize geçen her türlü done
islami reformasy ondan geçirilmeden
ve islami testlerde n ve incelemel erden geçirilmeden
islami realite gerçeklerine
ve müslüman toplum yapımıza göre
yeniden dizayn edilmeyen
Batıda alındığı şekilde kullanılan herşeyin
islama sonradan kanalize edilen herşeyin
islama ve müslümanlara zararı dokunabil ir

http://tr-tr.facebook.com/people/Islam-Green/100003032370616
 
İSLAM - GREEN34

YASEMİN İSTANBUL

İstanbul Üniversitesi Pskoloji Bölümü

http://www.yasemin34-leyla.tr.gg

Evet  kardeşlerim yukarıdaki açıklamalar
sanırım konunun daha belirgin hale gelmesini
sağlamıştır inşallah
birde aşağıdaki yazıyı okuyalım

MARK ZUCKERMAN VE FACEBOOK

http://www.takil.net/forum/facebooku-kiz-tavlamak-icin-kurmus-t-1291.htm
 

Facebook’u gizli kulübe üye olup kızları
tavlamak için kurmuşlar
Dünya genelinde 200 milyon kullanıcıya sahip olan
internet sitesi Facebook’un
kızları tavlamak için kurulduğu belirtild i.
Facebook’un kurucusu ve CEO’su 24 yaşındaki
Mark Zuckerber g’in hayatını anlatan kitapta
internet sitesini gizli bir kulübe üye olmak
ve daha fazla kız tavlamak için kurduğu savunuldu
Facebook, ABD’de Harvard Üniversitesi’nde
oda arkadaşı olan Mark Zuckerber g
ve Eduardo Saverin tarafından 5 yıl kadar önce kuruldu.

Kızlar el altında olacak

Kendisi de Harvard mezunu olan
40 yaşındaki ABD’li yazar Ben Mezrich’ın son kitabında
Zuckerber g’in hayatını ve Facebook’un nasıl kurulduğunu
 anlatırken
Silikon Vadisi’nin genç dahisi için ilginç iddialar yer aldı.
Dünyanın en büyük internet sitelerin den biri haline gelen
 Facebook’un kurucusu Zuckerber g’in
Harvard’da okuduğu yıllarda
sitenin ilk versiyonu nu benzerler i
Yale ve Stanford gibi üniversitelerde de bulunan
 gizli bir kulübe üye olmak
ve öğrenci kızları bu siteden bulup tavlamak için
 kurduğu ortaya çıktı.
Zuckerber g’in yakın çevresiyle konuşarak
hakkında bir kitap yazan Mezrich’e göre
Zuckerber g yakın arkadaşlarına
 "Şu site çalışır hale geldiğinde
bütün kızlar elimizin altında olacak.
Üstelik popülerliğim de artacak" diyordu.

Mezrich’in yazdığı ve sinema filmi için
haklarını da sattığı kitapta
Zuckerber g ve arkadaşı Saverin hakkında
 Facebook’un kuruluşuyla ilgili başka bir iddia da
sitenin ilk versiyonu nun ’FaceSmash’ adlı bir program olduğu
 ve sadece kızlara odaklandığı oldu
Ayrıca kitapta, Zuckerber g’in
bugün kraliyet ailelerin in genç üyeleriyle
 arkadaş olduğu belirtild i.
Zuckerber g ve Saverin’in
çok ’vahşi’ bir hayat yaşadıklarına işaret edilerek
iki arkadaşın, Sun Microsyst ems CEO’sunun
 süper lüks yatında
koala (Avustraly a’da yaşayan bir hayvan türü)
bile yedikleri iddia edildi.
Kitapta, Zuckerber g’in lise yıllarında
 ’kazayla’ hükümet sitelerin i hacklediği (kırdığı) için
 FBI’ın listesind e yer aldığı da belirtild i.
 Bu iddiaların bulunduğu kitabın yazarı
Mezrich’in Las Vegas’a para kazanmak giden
6 MIT öğrencisinin hikayesin i anlatan
bir başka kitabı ise ’21’ adıyla sinemaya uyarlandı.

Merkezin adı ’paradis’

FRANSIZ dergisi VSD
Kaliforni ya Silikon Vadisi’ndeki
Facebook merkezind e çalışma ortamını gözler önüne seren
 bir röportaja imza attı.
Genç bir çalışan nüfusun bulunduğu Facebook’da
 çalışma ortamı ’parodi’ olarak tanımlanıyor.
 Mayıs ayında yeni binasına taşınacak olan Facebook’un
 farklı milletler den çalışanları
"burası paradis (cennet) gibi bir yer" diyor.
 Fotoğraflarda, duvarda asılı Türk Bayrağı da dikkati çekiyor.
 
http://www.takil.net/forum/facebooku-kiz-tavlamak-icin-kurmus-t-1291.htm

1.konumuz Bilişim teknoloji si ve İslami Formasyon
konumuzu burada noktalaya lım ve ikinci başlığımızda
aşağıdaki gibidir konuyu okuyalım hep birlikte
 
2- KURAN HAKİKATLERİNE DUYARSIZ MÜSLÜMANLAR

YASEMİN İSTANBUL

İstanbul Üniversitesi Psıkoloji Bölümü

http://www.yasemin34-leyla.tr.gg
 
Müslümanların Kuran Hakikatle rinden uzak oluşu
ve bir tür kültürel emperyali zm silahı haline  gelen
Bilişim teknoloji sinin zararlı etkilerin den
müslümanların kendileri ni koruyamayışı
bu konuylada ilgili aşağıdaki alıntıyı okuyalım önce
daha sonra konumuza devam edelim


İSLAM - GREEN34

http://tr-tr.facebook.com/people/Islam-Green/100003032370616

Mehmet Akif Ersoyun bir mısrasında
" benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var " diyor
Bu iman varsa ne Bilim ve teknoloji nin getirdikl eri
nede Facebook iman dolu göğse zarar verebilir
ama mesele o iman dolu göğüs bu toplumun erlerinde
bir Devr-i osmanlı kadar varmı.
Toplumun halini görüyoruz o halde iman zafiyeti vardır
ve eğer iman dolu göğüs gibi serhad yoksa
o zaman Batının ürettiği ve islami formasyon dan geçmemiş herşey
ve elbette sanal alem ve Facebookt a mülslümanlar için zararlıdır

İSLAM - GREEN34
 
NİYETİN SOFİLİKSE SOFİ GİBİ DAVRAN

http://tr-tr.facebook.com/people/Islam-Green/100003032370616

Adıyaman-mezilde bir hatme-i hagegan
Bir koyu sohbet peşinden bir demli çay akabinde
Bir soru yönelttiler Mollaya cevap versin acilinden
... Dediki Molla " biz menzil-net sohbet panelini kapatalı çok oldu
Ve sadatların buna izni yok sizlerde uzak durunuz
Sadatlar diyorsaki uzak durun bunda vardır bir İlahi-hikmet "
Ve Molla şöyle söyledi " Ya maksadınız soflikse chatten uzak durun
Eğerki duramıyorsanız maksadım Sofilik diyerek kendinizi kandırmayın
Çevrenizdeki Sofilerid e uyarın
chat yaparken bari biz sofiyiz demesinle rde
Olaki bir hatanız olursa Sofilerin ismini kirletmes in
Ya göründüğünüz gibi olun ya olduğunuz gibi görünün "
Dedi Molla bede içimden " bizde ne gezer diye düşündüm
böyle yürek ve böyle iman bizm neremiz sofiki " dedim
Molla devam etti sohbetine biz dinledik derinden
" Sadatkarın izni olmayan yerde Sofilik olmaz
Olmayacak yerdede boşa gayret Sofilik değildir
Ya chati bırakın Ya sofiyim demeyin
Olaki ikiyüzlülük içinde olursanız bilmeden
Münafıkların zümresine dahil olursunuz istemeden
Allah muhafaza buyursun " dedi Molla
Halimiz harap bizim nefsimizi n kölesiyiz yetiş Rabbim
yetiş ya Resullah yetiş ya Seyyidim

İSLAM - GREEN34

YASEMİN İSTANBUL

İstanbul Üniversitesi Psıkoloji Bölümü

http://www.yasemin34-leyla.tr.gg

Evet kardeşlerim aslında anlatılmak istenenin
özeti üstte yazılı yani müslümanların içinde bulunduğu durum
tıpkı üstteki gibidir
Ancak elbette sohbet chat ile islamın Kuranın pek ilişkiside
kalmamıştır dini konular sadece müslümanlar arasındaki
bir üstünlük vesilesi veya ayet-i kerime ve hadis-i şerifler
birer sohbet malzemesi ve karşıdakini etkilemek için
bir silah haline getirilmiştir
asıl amaç ise nefsin arzularının tatminidi r ve zevk almaktır
bazende gerçek hayatta yaşanamayan islamın
sanal alemde yaşanmaya çalışılarak
aslında yaşanamayan islamdan duyulan pişmanlıkların
sözde özürü ve dimağdan defedilme sidir
ve insanın kendi kendini kandırarak vijdanını rahatlatm aya
çalışmasıdır
bu aslında hem manevi olarak
hemde psikoloji k bir rahatsızlıktır ve tedavisi gerekir
aksi halde ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler yazarak
Mevlana Celalledi n-i  Ruminin mesnevisi nden
aşk mesajları yazarak aslında ilahi aşkı değil
içindeki engelleye mediği karşıt cinse aşkı konu edecektir
Facebook MSN ve Dini sohbet odalarındaki dini sohbet
işte bu çekilde kız-erkek karşılıklı aşk ziyafetle rine
kurtlar sofrasındaki kuzu postuna bürünmüş
müslüman erkek kurtlarla kendini müslüman bayan sanan
ve dini konularda n bahsedere k kendini kuzu gösteren
cahil ve aciz evli veya bekar müslüman bayanların
kurt ile kuzu masallarına dönecektir
Sanal alemdeki DİN ile gerçek hakiki DİN bu bağlamda farklıdır
ve sanal alemdeki islam diniyle gerçek islamın bir ilişkisi yoktur

SANAL ALEM NEDEN MÜSLÜMANLARA ZARAR VERİYOR

YASEMİN İSTANBUL

İstanbul Üniversitesi Psıkoloji Bölümü

http://www.yasemin34-leyla.tr.gg

SANAL ALEM - SANAL ALEMDE FARELİ KÜYÜN KAVALCILA RI - 2. BÖLÜM SONU

.