+ İSLAMGREEN34 NEW WORLD » KÜLTÜR ______________________________________________________________________________________ » KURAN-I KERİM VE TEVAFUKAT (Moderatör: İman_Power)
 KURAN-I KERİM VE TEVAFUKAT - KONU İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Sayfa: [1]
Konu: KURAN-I KERİM VE TEVAFUKAT - KONU İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ  (Okunma Sayısı 8224 defa) Seçenekler Arama
« : Mayıs 03, 2009, 11:43:43 ÖÖ »
admin
Ziyaretçi
KURAN-I KERİM VE TEVAFUKAT - KONU İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

KURAN-I KERİM VE TEVAFUKAT

KURAN VE TEVAFUK   http://www.kuranvetevafuk.com/index.php/tevafuk-nedir/

Tevafuk ne demektir “Kur’an’daki tevafuk mucizesi” tabiri ile anlatılmak istenen nedir
Tevafuk, iki şeyin birbirine uygun ve denk gelmesi demektir
Hususen tesadüfe verilme ihtimali olmayan ve arkasında
İlâhî bir kasıt ve iradenin varlığı hissedile n denk gelmelere tevafuk denir

Kur’an’daki tevafuk mucizesi ise
Kur’an’da bulunan toplam 2806 adet “Allah” lafzının
bazı müstesnalar hariç birbiriyl e tevafuk etmesidir
Kur’an’ın 604 sayfasının çoğunda“Allah” lafzı mükerrer olarak geçmektedir
Bu lafızlar, har sayfada ya alt alta, ya karşılıklı sayfalard a üst üste
ya da bir yaprağın iki sayfasında sırt sırta gelerek
ya da sayfalar arasında birbirine tevafuk etmektedi r
Rab, Kur’an ve Resul kelimeler inde de aynı tevafuk olduğu gibi
daha başka tevafuk çeşitleri de vardır.
Kur’an’ın yazısında olan bu mucizesin i
ilk olarak geçen asırda Üstad Bediüzzaman Hz. keşfetmiştir
Maddeci dinsiz felsefeni n insanları derinden etkilediği
ve akılları gözlerine inmiş ve görmediğine inanmayan
veya inanmakta zorlanan insanların yaşadığı
böyle bir asırda Kur’an’ın gözlere hitab eden tevafuk mucizesin in
ortaya çıkması gayet manidardır ve tamamen Allah’ın bir lütfudur.

Ayrıca Kur’an’ın inişinden yaklaşık 1350 sene sonra
böyle bir mucizenin ortaya çıkmasında
reddedilm esi mümkün olmayan şöyle bir hikmet daha vardır: Şöyle ki
eğer ilk yazılan Kur’an’da
bu mucize görünse idi müşrikler
ve sonraki asırlardaki gayrimüslimler
“Bunu Muhammed (sav) ve ashabı çalışıp denk getirmişler” diyecekle rdi
Bu kadar zaman sonra üstelik insanların “Görmediğime inanmam.”
demeye başladıkları bir dönemde
keşfedilmesi bütün itirazları çürütecek bir durumdur.

Bu konuya dair Bediüzzaman Hz. mealen şunları söyler:

“Kur’an-ı Mucizül Beyan’ın mucizelik yönlerinden göz ile görünecek kısmının
beş altı vechinden bir vechini gösterecek yeni bir Kur’an Elhamdülillah yazıldı
Ümmetçe Hafız Osman hattıyla makbul Kur’an’ın aynı sayfalarını
ve satırlarını muhafaza etmekle beraber
Allah lafzı Kur’an’da toplam 2806 defa tekerrür ettiği halde
nâdir ve nükteli müstesnalar hariç kalıp geri kalanı tevafuk ettiğini anladık
Sayfa ve satırlarını değiştirmedik. Yalnız tanzim ettik
O tanzimden harika bir tevafuk ortaya çıktı
Yazdığımız Kur’an’ın parçalarını bir kısım ehli kalp görmüş
Levh-i Mahfuz hattına yakın olduğunu kabul etmişler.”

(Mektubat, Fihriste-i Mektubat ve Rumuzat-ı Semaniye)


http://hayratvakfi.org/index.php/2015/01/26/tevafuklu-kuran-i-kerim-belgeseli/

Kur’an’daki tevafuk mucizesin i gösteren Mushaflar nasıl ortaya çıkmıştır
Bu işin ilk başlangıcı Kur’an’daki “ayet ber kenar” denen sayfa düzeninin
keşfedilmesiyle olmuştur
Şu an bütün İslam dünyasında kabul görmüş olan bu sayfa düzeni
yani her sayfanın günümüzdeki en-boy orantısı
on beş satır ve altı yüz dört sayfa olan bu günkü tertibini
ilk kez uygulayan Osmanlı son dönem meşhur hattatlarından
Kayışzâde Hâfız Osman Efendi’dir (ö. 1895).

Bu zat Kur’an’ın sayfa ölçüsünü yine Kur’an’dan alarak bir mushaf yazmış
ve bununla Kur’an’ın gözlere hitap eden bir mucizesin e kapı açmıştır
O da Kur’an’ın her sayfasının ayetle başlayıp ayetle bitmesidi r.

İşte bu özelliğe ayet ber kenar özelliği denilmekt edir
O güne kadar yazılan Mushaflar da böyle bir özellik yoktu
Hafız Osman Efendi’nin Kur’an’dan aldığı ölçü şu idi:
Sayfa boyu ölçüsü olarak en uzun ayet olan ve tam bir sayfa süren
47. sayfadaki Müdayene ayetini esas almış
sayfa eni ölçüsü olarak da en kısa sure olan İhlas suresini esas yapmıştır
Bu ölçüyle tüm Kur’an’ı yazdığında her bir sayfanın ayetle başlayıp
ayetle bittiğini görmüştür
Üstad Bediüzzaman’ın “İlhamı ilâhî olduğunu ve ayet ve sureden alındığı için
Kur’an’ın kendi ölçüsü” (Bkz. 19 ve 29. Mektub) olduğunu beyan ettiği
bu tertip âlem-i İslam’da büyük bir rağbete mazhar olmuş
ve her tarafta Mushaflar ekseriyet le bu ölçü esas alınarak yazılır olmuştur

Yaklaşık bin üç yüz sene evvel nâzil olan Kur’an’da
böyle bir güzelliğin bu kadar asır geçtikten sonra ortaya çıkması
onun bir insanın suni çabalarının mahsulü olmadığına
bilakis Allah’ın ilhamıyla yazdırılarak Kur’an’ın Levhi Mahfuz’daki
hakiki sayfa düzeninin ihsan edildiğine delildir
Çünkü hem ayetlerin nüzul sıraları farklıdır
Hem de uzunlukla rı farklı farklıdır
Her sayfa sonunun ayet bitişine denk gelmesi
ne tesadüfle, ne de insan iradesi ile olabilece k bir durum değildir.
Bu işin ikinci safhası ise yaklaşık kırk sene sonra
(1930’ların ortalarına doğru) asrın müceddidi Üstad Bediüzzaman Hz. nin
Hafız Osman hattıyla yazılmış olan kendi Kur’an’ın’da
Allah lafızlarının kısmen tevafuk ettiğini fark etmesi üzerine olmuştur
Bunun üzerine bütün sayfaları ve o sayfalard a geçen Allah lafızlarını inceleyen
Hz. Üstad mühim bir kısmının tevafuk ettiğini, bir kısmında da
tevafuk matlup olduğu halde kaymalar bulunduğunu görmüştür.

Slayt7Bun un üzerine Kur’an’da Allah lafızlarının dizilişinde var olduğu anlaşılan
bu tevafuk mucizesin i gözlere gösterecek bir biçimde
yeni bir Kur’an yazdırmaya karar verir
Talebeler inden on tanesine üçer cüz dağıtarak
Kur’an’da çok nadir müstesnalar hariç
Allah lafızlarının hemen hemen tamamının tevafukta olduğu gösterecek
bir Kur’an’ı yazmak için çalışmalarını ve özellikle iradeleri ni
karıştırmamalarını emreder
Kısa bir zaman sonra, kendisini Risale-i Nur’un Kahramanı olarak isimlendi rdiği
ve en çok değer verdiği bir talebesi olan
Ahmed Hüsrev Efendi’nin yazdığı cüzlerde tevafuk görünürken
diğerleri muvaffak olamadılar.
Bu tevafukla rın açıkça görünmesi için kırmızı yazılmasını da emretmişti
Bediüzzaman Hz. , Hüsrev Efendi’nin muvaffaki yetini “Tevafuk Hüsrev’in tarzındadır.”
(Barla Lahikası) diyerek ilan etmişti
Artık bundan sonra Hüsrev Efendi yine Üstad’ın ifadesiyl e
Mucizeli Kur’an’ın kâtibi olmuştu ve en kısa sürede bütün cüzleri
tamamlaya rak Üstadına takdim etti
Üstad Hz. Hüsrev Efendi’ye yazdığı bir mektubund a,

“Senin yazdığın mu’cizeli iki Kur’an-ı Azîmüşşan’ın bu havalide
hususan Ramazan-ı Şerif’te sana kazandırdıkları sevabları
ve tahsin ve tebrikler ini, inşâallah yakında tab’a girmesiyl e (basılmasıyla)
âlem-i İslâm’dan senin ruhuna yağacak rahmet dualarını düşün
Allah’a şükreyle.” (Kastamonu Lahikası)
diyerek kendisini tebrik ediyor
ve kazanacağı büyük sevaplarl a müjdeliyordu.
Daha sonraki kırk yıl boyunca Hüsrev Efendi tevafuklu Kur’an’ı
toplam dokuz defa yazarak en mükemmel şeklini vermiş oldu
Günümüzde Tevâfuklu Kur’an, Hüsrev Efendi’nin çabalarıyla kurulan
Hayrât Vakfı bünyesindeki Hayrât Neşriyat tarafından basılarak
ehl-i imanın istifades ine sunulmakt adır.

http://www.kuranvetevafuk.com/index.php/tevafuklu-kuranin-yazilisi/


KURAN - KERİM VE TEVAFUKAT VİDEO

http://www.kuranvetevafuk.com/index.php/tevafuk-ornekleri-videolari/

http://www.hayrat.com/
http://hayratvakfi.org/
http://www.hayrat.com.tr/
http://www.hayratnesriyat.com/



« Son Düzenleme: Mayıs 21, 2016, 04:12:47 ÖS Gönderen: admin » Logged
Sayfa: [1]
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.13 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
LinkBacks Enabled by LordReco | FoRuMBoL Themes