+ İSLAMGREEN34 NEW WORLD » KÜLTÜR ______________________________________________________________________________________ » İSLAMİ DEFORMASYON ve ÇOK FARKLI KÜLTÜREL VE İSLAMİ KONULARA AİT DÖKÜMANLAR (Moderatör: İman_Power)
 ULU HAKAN II. ABDÜLHAMİT HAN - KONU İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Sayfa: [1]
Konu: ULU HAKAN II. ABDÜLHAMİT HAN - KONU İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ  (Okunma Sayısı 6070 defa) Seçenekler Arama
« : Eylül 17, 2008, 03:17:59 ÖÖ »
admin
Ziyaretçi
ULU HAKAN II. ABDÜLHAMİT HAN - KONU İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

ULU HAKAN II. ABDÜLHAMİT HAN
 
http://tr.wikipedia.org/wiki/II._Abd%C3%BClhamid
 
II. Abdülhamid
 
Saltanatı 31 Ağustos 1876- 27 Nisan 1909 (33 yıl sürmüştür.)
Padişahlık Sırası 34
Doğum Tarihi 22 Eylül 1842
Ölüm Tarihi 10 Şubat 1918 (75 yaşında)
Önce V. Murat
Sonra V. Mehmet
Soyu Osmanlı Hanedanı
Babası Abdülmecid
Annesi Tirimüjgan Sultan
Manevî annesi:
Piristû Kadın Efendi
Dini İslam

II. Abdülhamid (Osmanlıca: عبد الحميد ثانی `Abdü’l-Hamīd-i sânî- d. 22 Eylül [1] 1842 – ö. 10 Şubat 1918), Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı ve 113. İslam halifesid ir.

Sultan Abdülmecid'in oğludur. Henüz 10 yaşındayken annesi Tirimüjgan Sultan ölünce, bakımını Abdülmecid'in diğer çocuksuz eşi Piristû Kadın Efendi üstlendi. Piristû Kadın Efendi, Abdülhamid'i kendi çocuğu gibi büyüttü. Babasının ölümünden sonra yerine geçen amcası Abdülaziz diğer şehzadelerle birlikte Abdülhamid'in eğitimiyle de yakından ilgilendi . 1867 yılında çıktığı Avrupa gezisine Abdülhamid'i de beraberin de götürdü. Amcası Abdülaziz'in 1876'da tahttan indirilme si ve şüpheli koşullarda ölümü, ağabeyi V. Murat'ın tahta geçirildikten üç ay sonra ruhsal çöküntü geçirdiği iddiasıyla tahttan indiriler ek Çırağan Sarayı'na hapsedilm esi olaylarına tanık oldu. 31 Ağustos 1876'da padişah ilan edildi ve 7 Eylül günü Eyüp'te kılıç kuşandı.[2] Ağabeyinin yerine tahta geçirildikten sonra, her iki saltanat değişiminin mimarı olan Mithat Paşa'yı sadrazam yaptı. 33 yıl padişahlık yaptıktan sonra 27 Nisan 1909'da tahttan indirildi . 3 yıl Selanik'teki Alatini Köşkü'nde ev hapsinde tutuldukt an sonra 1912'de İstanbul'daki Beylerbey i Sarayı'na getirildi . 10 Şubat 1918'de İstanbul'da vefat etti. Mezarı, büyük babası için Divanyolu'nda yaptırılmış Sultan II. Mahmut Türbesi'nde bulunmakt adır.

Konu başlıkları [gizle]
1 Siyasi olaylar
1.1 Tahta çıkışı ve Birinci Meşrutiyet
1.2 93 Harbi
1.3 Toprakları elde tutma dönemi
1.4 Tedbir Dönemi
1.5 İkinci Meşrutiyet
1.6 31 Mart Ayaklanma sı ve Tahttan İndirilişi
2 Adı
3 Şahsiyeti
3.1 Eşleri
3.2 Fiziksel görünümü ve kişiliği
3.3 Kitap koleksiyo nu
3.4 Hakkındaki görüşler
4 Projeleri
4.1 Gerçekleştirdiği projeler
4.1.1 Eğitim
4.1.2 Ulaşım
4.1.3 İletişim
4.1.4 Sağlık
4.1.5 Sosyal yardımlaşma
4.2 Gerçekleştiremediği projeleri
5 Döneminde yapılan mimari eserler
6 Popüler kültürdeki yeri
7 Ailesi
7.1 Eşleri
7.1.1 Kadın Efendiler i
7.1.2 İkballeri
7.1.3 Gözdeler
7.2 Erkek çocukları
7.3 Kız çocukları
8 Kaynakça
9 Dış bağlantılar
 

 Siyasi olaylar [değiştir]
Büyük imtiyaz madalyası.‎‎
Küçük imtiyaz madalyası.‎‎ Tahta çıkışı ve Birinci Meşrutiyet [değiştir]
Meclis-i Mebusan'ın açılışı, 1876Abdülhamid tahta çıktığında Osmanlı İmparatorluğu büyük bir bunalım içindeydi. 1871'de Âli Paşa'nın ölümünden sonra saray ile Bâb-ı Âli arasındaki çekişme alevlenmiş, 1875'te devlet borçlarını ödeyemez hale düşerek Muharrem Kararname si ile moratoryu m ilan etmiş, Rusya'nın başını çektiği Panslaviz m akımının etkisiyle Balkanlar'da ulusal ayaklanma lar baş göstermişti. Yurt içinde meşrutiyet yanlısı görüşler güçleniyor, hatta padişahlığın tasfiyesi yle cumhuriye t ilânı fikri tartışmaya açılıyordu.

Abdülhamid, tahta geçmeden Mithat Paşa'ya verdiği taahhüt uyarınca 23 Aralık 1876'da, ilk Osmanlı anayasası olan Kanun-ı Esasî'yi ilan etti. Meclis-i Mebusan ve Ayan Meclisi üyelerinden oluşan ilk meclis 19 Mart 1877'de açıldı. Böylece I. Meşrutiyet dönemi başladı. Padişah ile meclisin ülkeyi birlikte yönetmesi ilkesine dayanan anayasayl a yargı bağımsızlığı ve temel haklar güvence altına alınmasına rağmen egemenliğin esas kaynağı yine padişahtı.[3] Abdülhamid, Kanun-ı Esasî'nin 113. maddesiyl e kendisine tanınan "idari sürgün yetkisi"ni kullanara k, daha meclis toplanmad an Mithat Paşa'yı sürgüne yolladı.

 93 Harbi [değiştir]Ana madde: 93 Harbi
 
Ayastefan os Antlaşmasının imzalandığı konakRusy a'nın Balkanlar'da ıslahat için verdiği teklifler in 12 Nisan 1877'de İbrahim Ethem Paşa hükümeti tarafından reddedilm esi üzerine 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı-Rus Savaşı patlak verdi. Abdülhamid'in karşı olmasına rağmen[4] Mithat Paşa, Damad Mahmud Paşa ve Redif Paşa gibi devlet adamlarının ısrarlarıyla girilen savaşta Rus orduları Balkan ve Kafkas cepheleri nde Osmanlı kuvvetler ini bir dizi yenilgiye uğratarak doğuda Erzurum'u, batıda ise Bulgarist an'ın tamamı ile Trakya'nın İstanbul surlarına kadarki kısmını işgal ettiler. Meclis-i Mebusan'da hükümetin savaş politikal arına yöneltilen ağır eleştiriler üzerine Abdülhamit, meclisi 18 Şubat 1878'de tatil etti. Takip eden 30 yıl boyunca meclisi bir daha toplantıya çağırmadı ve bu süre zarfında meşrutiyet anayasası olan Kanun-ı Esasî'yi kağıt üzerinde de olsa muhafaza ederek, aldığı kararları yine bu anayasaya göre yürürlüğe koydu.

93 Harbi, 3 Mart 1878'de İstanbul surları dışındaki Ayastefan os'ta karargâh kuran Rus kuvvetler inin dikte ettiği Ayastefan os Antlaşması ile sona erdi. Anlaşmaya göre; Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı, sınırları Tuna'dan Ege'ye, Trakya'dan Arnavutlu k'a uzanacak bağımsız bir Bulgarist an Prensliği kurulacak, Bosna-Hersek'e iç işlerinde bağımsızlık verilecek, Sırbistan, Karadağ ve Romanya tam bağımsızlık kazanacak ve sınırları genişletilecek, Kars, Ardahan, Batum ve Doğubeyazıt Rusya'ya verilecek, Teselya Yunanista n'a bırakılacak, Girit ve Ermenista n'da ıslahat yapılacak, Osmanlı İmparatorluğu Rusya'ya 30 bin ruble savaş tazminatı ödeyecekti. Oldukça ağır şartlar içeren bu antlaşmaya, Rusya'nın aşırı derecede güçlenmesinden kaygı duyan diğer Avrupa devletler i karşı çıktılar. 13 Temmuz 1878'de Ayastefan os Antlaşması'nın yerine geçen Berlin Antlaşması imzalandı. Yeni antlaşmayla Rusya'nın toprak kazanımları geri alındıysa da, Romanya ve Karadağ'a bağımsızlık verilirke n, Bulgarist an'da Almanya ve Avusturya himayesin de özerk bir prenslik oluşturuldu.

 Toprakları elde tutma dönemi [değiştir]
II. Abdülhamid'i "Ermeni Kasabı" olarak niteleyen bir Fransız karikatürü.Berlin Antlaşması, Doğu Anadolu'daki Ermeniler in Rus himayesin e yönelmelerine engel olmak amacıyla, Osmanlı İmparatorluğu'ndan bu bölgedeki Ermeniler in durumunu düzeltmeye yönelik bir dizi reform yapmasını talep etti. Abdülhamid yönetiminin bu reformları ertelemes i ve bölgedeki Kürt aşiretlerini muhtemel bir Ermeni isyanına karşı silahlandırma yoluna gitmesi üzerine Ermeniler arasında devrimci ve milliyetçi örgütler güç kazandı. 1887'de Maraş'a bağlı Zeytun'da, 1891'de ise Siirt'e yakın Sason'da Ermeni devrimci örgütlerince desteklen en direniş hareketle ri başlatıldı. 1895'te bu olayların ülke çapında bir ihtilale dönüşmesi olasılığının doğması ve İstanbul'da Ermeni örgütlerinin Kumkapı'da Batı kamuoyunu etkilemey e yönelik bir ayaklanma düzenlemesi üzerine Kâmil Paşa hükümeti tarafından Anadolu'da Ermeni toplulukl arına yönelik sert bastırma tedbirler i alındı. IV. Ordu Komutanı Müşir Zeki Paşa, Ermeni isyanını bastırmakla görevlendirildi. Doğuda Kürt aşiret reisleri Hamidiye Alayları adı altında düzensiz milis birlikler inde örgütlendi. 1895 yazında tüm Anadolu taşrasında gerçekleşen kanlı olaylar Batı kamuoyund a genellikl e Hamidiye katliamla rı olarak adlandırıldı ve liberal Avrupa basınında Abdülhamid aleyhine şiddetli bir kampanya başlatılmasına sebep oldu.[kaynak belirtilm eli]

 
II. Abdülhamit1897 yılında, Girit'in Yunanista n'a ilhakını isteyen Yunan hükümetinin Tesalya sınırında ihlallere girişmesi üzerine "barut kokusu" artık duyulmaya başlamıştı. Bunun üzerine vükela meclisi Mâbeyne çağrıldı. Padişah tarafından, durumun müzakere ve bir neticeye bağlanması için emredildi . Meclis ara vermeden 56 saat durumu konuştu. Herkes Yunanlılara harp açılmaması yolunda fikirler ileri sürdü. Bunu söyleyenler, ülkenin durumunun iyi olmadığını izah ederek: -Harbe girmek hata olur, diye rey veriyorla rdı. Bu fikrin baş müdafii İzzet Paşa idi. Zaman zaman dışarı çıkarak padişahın yanına gidiyor, müzakereler hakkında bilgi veriyordu . Fakat Rıza Paşa ve birkaç devlet adamı, eğer Yunanista n'a karşı korkak bir tavır içine girilirse, bütün Rumeli’nin parçalanacağını ve belki de İstanbul’un tehlikeye düşeceğini savundula r ve Sultan II. Abdülhamid ile gizlice görüşerek bu fikirleri ni ona bildirdil er. Savaş taraftarı olan padişah hemen hazırlıkların yapılmasını istiyordu . İşte tam bu sırada harekete geçen Yunan ordusu Alasonya'ya saldırdı. Hazırlıksız bulunan Yanya'daki Osmanlı tümeni, Yunan birlikler i önünden ric'at etmek zorunda kaldı. Bunun üzerine İstanbul'daki I. Ordu, Umum Kumandanı Ethem Paşa kumadasında Yunanista n üzerine harekete geçti. Birkaç gün içinde Yenişehir'i (Tesalya) ele geçirdi. Daha sonra Atina yolu üzerindeki Milona geçitlerine geldi ve burasını savunan Yunan ordusunu, 23 Nisan 1897 günü büyük bir mağlubiyete uğrattı. Milona Meydan Savaşı ile, Avrupalıların, geçilemez de dikleri bu geçitleri aşan ordu, güneye çekilen Yunan ordusu ise, Atina ile Tesalya arasındaki Dömeke’de yeniden karşılaştı. Yunanlıların son müdafaa hatları olan Dömeke’de, 25 bin kişilik Yunan ordusu perişan edildi ve bir daha toparlana madan darmadağın edildi. Bu muharebed e Abdülezel Paşa şehid düştü. Ordu hızla ilerleyer ek birkaç saat içinde Atina'ya girdi.

15-17 Mayıs tarihinde Dömeke'de yapılan muharebed e Yunan ordusu kesin bir yenilgiye uğradı. Avrupa devletler inin müdahalesi ile mütareke yapıldı. Osmanlı lehine Tesalya sınırındaki bazı küçük değişiklikler dışında savaştan önceki sınırlara dönüldü. Yunanista n Osmanlı Devleti'ne 4 milyon lira savaş tazminatı ödemeyi kabul etse de bu tazminat tahsil edilemedi . Oysa buna karşılık Girit'e özerklik verilmişti.[5]

İttihatçılar tarafından Abdülhamid dönemine "Devr-i İstibdâd" (İstibdat Dönemi) adı verilir.

 Tedbir Dönemi [değiştir]
II. Abdülhamit devrinde Osmanlı Devleti'nin sınırlarıII. Abdülhamid Meclis'i kapatarak yönetimi kendi eline aldıktan sonra Osmanlı tarihinde ilk defa geniş kapsamlı bir polis ve istihbara t örgütü kurdu. 1880 yılında Yıldız İstihbarat Teşkilatını kurdu[6]. Çok sayıda hafiyeden oluşan bu örgütün amacı Abdülhamid'in siyasi rakipleri hakkında bilgi toplamak ve Abdülhamid'e karşı hazırlanan darbe veya ayaklanma girişimlerini önlemekti. Hafiyeler sadece kendi başlarına bilgi toplamakl a kalmıyor, halk arasında çok sayıda kişiye maaş bağlayarak geniş bir istihbara t ağı oluşturuyorlardı. Jurnalci adı verilen bu kişiler Abdülhamid yönetimine karşı olabilece k faaliyetl eri bildiriyo rlar, böylece her türlü hareketin önü önceden kesilmiş oluyordu.[7]

Abdülhamid'in dönemi bazı uzmanlarc a Osmanlı Devleti'nin ömrünü 30-40 yıl daha uzatmış olduğu ileri sürülmüştür:[8]
Düvel-i Muazzama'nın bu meclisin açılmasını demokrasi ve insan hakları için değil, kendi adamları olan milletvek illeri eliyle iç idareye daha rahat karışabilmek için istediği öne sürülmüştür.[kaynak belirtilm eli]
İcrayı baskı altında tutan bir meclis vardı.[kaynak belirtilm eli]
Azınlık milletvek illeri, her bir grup arkasına bir Avrupa Devletini alarak, üyesi olduğu bağımsız devletler kararı çıkarmak için uğraşmaktaydılar. Girit, Teselya ve Yanya'nın Yunanista n'a bırakılması gerektiğini ifade eden vekiller çıkmıştır.[kaynak belirtilm eli]
II. Abdülhamid, 13 Şubat 1878'de Meclisi tatil etti.

Durumdan rahatsız olan İngiltere, V. Murat'ı Padişah, Mithat Paşa'yı sadrazam başbakan yapmak için Genç Osmanlılardan Ali Suavi'yi tahrik ederek tarihe Çırağan Baskını olarak geçen başarısız darbeyi yaşattı. 23 ihtilâlcinin ölümü ile sonuçlanan bu sonuçsuz darbe, II. Abdülhamid'in hafiyye denilen gizli teşkilâtını kurarak daha sıkı idareyi ele almasına mecbur etti.[kaynak belirtilm eli]




 İkinci Meşrutiyet [değiştir]Ana madde: İkinci Meşrutiyet
 
II. AbdülhamitAbdülhamid’in örfi yönetimine karşı muhalefet de giderek güçlendi. 1889'da İttihat ve Terakki Cemiyeti kuruldu. 1908'de İttihat ve Terakki yanlısı bazı subaylar Manastır ve Selanik kentlerin de ayaklandılar. Bu baskıların üzerine, Abdülhamid 24 Temmuz 1908'de anayasayı yeniden yürürlüğe koymak zorunda kaldı ve II. Meşrutiyet ilan edildi. Yapılan seçimlerle oluşturulan yeni meclis 17 Aralık 1908'de açıldı.

Artan huzursuzl uklar ve İttihat ve Terakki karşıtlarının baskıları sonucunda, 13 Nisan 1909'da İstanbul’da ayaklanma çıktı. Rumi takvimle 31 Mart günü patlak verdiği için bu ayaklanma 31 Mart Olayı olarak bilinir. Selanik'te kurulan Hareket Ordusu 23-24 Nisan gecesi İstanbul'a girerek ayaklanma yı bastırdı.

İkinci Meşrutiyet dönemi ağırlıklı olarak İttihat ve Terakki hükümetlerinin yönetiminde geçti. Devlet yönetiminde İttihat önderleri Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa etkili oldular. Bu dönemde Osmanlı Devleti, Trablusga rp, I. ve II. Balkan Savaşları ve I. Dünya savaşlarına girdi. I. Dünya Savaşı'nın hemen ardından VI. Mehmet, İtilaf Devletler i’nin baskısıyla 21 Aralık 1918'de parlament oyu kapattı.

 31 Mart Ayaklanma sı ve Tahttan İndirilişi [değiştir]Ana madde: 31 Mart Ayaklanma
12 Nisan'ı 13 Nisan'a bağlayan gece, Taksim Kışlası'ndaki Avcı Taburu'na bağlı askerler subaylarına karşı ayaklanar ak kendileri ne önderlik eden din adamlarının peşinde Heyet-i Mebusan'ın önünde toplandılar ve ülkenin şeriata göre yönetilmesini istediler . Hüseyin Hilmi Paşa hükümeti ayaklanma cılarla uzlaşma yolunu seçti ve hükümet üyeleri tek tek istifa etti.

Abdülhamid, olayların başlama sebebini hatıratında şu şekilde anlatır:

Vekâyi'ın(olayların) ve acemi bir idârenin hergün bir sûretle izhâr ettiği mevâdd-ı müşte-ıle(tahrik edici hususlar) elbette infilâk edecekti. Hatta 31 Mart'a kadar te'hîri bile şâyân-ı hayrettir . Hiçbir kimseye hesap vermek mecburiye tinde bulunmadığım bir zamanda, ma'a'l-kasem(yemin ederek) te'mîn ederim ki ben bir fenalık olmamasına elimden geldiği kadar çalıştım. Tehlikeni n te'ehur-i vuku'unda(gerçekleşmesinin gecikmesi nde) bu mesâ'î-i hayır-hâhânenin dahli bulunduğunu zannederi m.[8]

Ayaklanma Heyet-i Mebusan üzerinde de etkili oldu. O gün İttihat ve Terakki üyesi mebuslar, can güvenlikleri olmadığı için meclise gitmedile r. Bazıları İstanbul'dan uzaklaşırken, bazıları da kent içinde gizlendi. Bu arada ayaklanma cılar İttihatçı subaylarl a mebusları buldukları yerde öldürüyorlardı. Hükümetin ve meclisin etkisiz kalmasıyla, II. Abdülhamid yeniden duruma egemen oldu. Ayaklanma yı başlatan muhalefet ise, herhangi bir programda n yoksun olduğundan önderliği elde edemedi.

İstanbul'da denetimi elinden kaçıran İttihat ve Terakki asıl güç merkezi olan Selanik'teki 3. Ordu'yu harekete geçirdi. Böylece ayaklanma yı bastırmak üzere Hareket Ordusu kuruldu.A yaklanmac ılar 23 Nisan'ı 24 Nisan'a bağlayan gece İstanbul'a girmeye başlayan Hareket Ordusu'na başarısız bir direniş çabasından sonra teslim oldular. Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan da bir gece önce Yeşilköy'de toplanara k Hareket Ordusu'nun girişiminin meşruluğunu onaylamışlardı.

Diğer bir iddiaya göre 31 Mart ayaklanma sını İttihat Terakki, İngiltere ve Abdulhami d'e Filistin nedeniyle husumet besleyen Mason teşkilatları tertip ederek Abdulhami d'i tahttan indirmeyi amaçlamışlardır.[kaynak belirtilm eli] Nitekim Abdulhami d'in tahttan inmesiyle Yahudiler Filistin'de toprak satın alma izni almışlardır.[kaynak belirtilm eli] İttihad Terakki ise hiçbir etkisi olmayan padişah Mehmet Reşad sayesinde yönetime tamamen hakim olmuştur. Abdulhami d'ten sonra imparator luk hızlı bir parçalanma sürecine giderek İngiltere de istediğini elde etmiş oldu.[9]

 
Alatini Köşkü (Selanik, sürgün edilen Abdülhamid'in kaldığı köşk)Ayaklanma nın bastırılmasından sonra sıkıyönetim ilan edildi ve ayaklanma cıların önderleri divanıharpte yargılanarak ölüm cezasına çarptırıldılar. Muhalefet hareketi önemli kayıplara uğradı. Ama en önemli gelişme, Meclis-i Umumi Milli adı altında birlikte toplanan Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan'ın 27 Nisan'da II. Abdülhamid'in tahttan indirilme sini, yerine V. Mehmed'in geçirilmesini kararlaştırmasıydı.Ayrıca II. Abdülhamid'in İstanbul'da kalması da sakıncalı bulunarak Selanik'te oturması uygun görüldü. Divanıharp II. Abdülhamid'i yargılamak istediyse de, yeni kurulan Hüseyin Hilmi Paşa hükümeti bunu kabul etmedi.

Abdülhamid, Selanik'ten gelen Hareket ordusuna karşı herhangi bir direniş göstermedi. Kendi hatıratında bunu kardeş kanı dökülmesin diye yaptığını yazar. Oysa Osmanlı Paşaları bu toplama orduyu rahatlıkla geri püskürtebileceklerini padişaha arz etmişlerdi.[8]

 Adı [değiştir]II. Abdülhamid'in ismi Latin harfli Türkçe metinlerd e Abdülhamit, Abdülhamid, Abdulhami t, Abdulhami d gibi değişik imlalar ile yazılır. Türk Dil Kurumu, günümüzde Abdülhamit şeklindeki yazımı benimsemiştir.[10]

 Şahsiyeti [değiştir] Eşleri [değiştir]Kızı Ayşe Sultan'a göre, babası II. Abdülhamid'in 13 eşi olmuştur.[11] Kabul gören diğer kaynaklar a göre ise, bu sayı 16'dır.[12]

 Fiziksel görünümü ve kişiliği [değiştir]
II. Abdülhamid, 1867'de amcası Sultan Abdülaziz'in Avrupa seyahati sırasında İngiltere Balmoral'da ikenSulta n Abdülhamid uzunca boylu, esmerce tenli, uzunca burunlu, ela gözlü, hafif kıvırcık sakallı idi. Zeka ve hafızasının güçlü olduğu, açık bir tarzda konuştuğu, kendisine anlatılanları uzun müddet sabırla dinlediği söylenir.[13]

Sultan Abdülhamid oldukça dindar bir insandı. Kızı Ayşe Sultan babasının dindarlığını şöyle anlatmıştır:

“ Babam doğru ve tam dinî itikada sahip bir Müslümandan başka biri değildir. Beş vakit namazını kılar, Kur'ân-ı Kerîm okurdu. Daima camilere devam ettiğini, Ramazanla rda Süleymaniye Camii'nde namaz kıldığını, o zamanlar camide açılan sergilerd en alışveriş ettiğini hikâye tarzında anlatırdı. Babam herkesin namaz kılmasını, camilere devam edilmesin i çok isterdi. Sarayın husus'i bahçesinde beş vakit Ezân-ı Muhammedi okunurdu. Babamın bir sözü vardı: "Din ve fen," derdi. "Bu ikisine de itikat etmek caiz" olduğunu söylerdi. ”
 

[14]

Sultan Abdülhamid çalışkan bir padişahtı. Günde muntazam 15-16 saat çalıştığı söylenmektedir.[15] Çalışma saatleri dışında hobi olarak marangozl ukla uğraştı. Gençliğinde binicilik, yüzme, atıcılık, güreş gibi sporlar yaptı. Tiyatro ve operaya ilgi duyardı. Yıldız Sarayı'nda yaptırdığı tiyatroda çeşitli oyun ve operaları hususi olarak getirtir ve ailesiyle birlikte seyrederd i. En sevdiği piyeslerd en birisi, ünlü Alman şairi Friedrich Schiller'in Haydutlar adlı eseriydi. La Traviata, Aida, Carmen, Faust, Manon en sevdiği operalard andı.[16]

 Kitap koleksiyo nu [değiştir]
II. Abdülhamit (1908)Abdülhamid matbaa ve yayın işlerine çok meraklıydı. Modern matbaa makineler ini Türkiye'ye getirtip kaliteli divan eserleri bastırdı. Mesela Cem Sultan Divanı'nı bastırıp bazı nüshalarını İngiltere'ye, Almanya'ya ve Amerika'ya göndertti.[17]

Abdülhamid dedektif romanlarına ve seyahatna melere çok meraklı bir padişahtı. Abdülhamid'in 2 ile 5 bin adet arasında olduğu rivayet edilen bir polisiye roman koleksiyo nu vardı, bunların birçoğu Yıldız yağması sırasında ortadan kayboldu. Sherlock Holmes'un bütün maceralarını eksiksiz olarak Osmanlıcaya tercüme ettirmişti.[18]

Abdülhamid Yıldız Sarayı'nda çok büyük bir kütüphane kurdurtmuştu. Bu kütüphane 4 bölümden oluşmaktaydı:

1.Yabancı dillerde Türkiye ile ilgili yazılmış eserler: Bunların içerisinde elyazması pek çok kitap vardır. Bunlar özel olarak tercüme ettiriler ek telif hakkı ödenmiş kitaplardır. Dolayısıyla bunları basmak ve dağıtmak yasaktı. Tek nüshadırlar.
2.Gazetel er: Kütüphane, Avrupa'da çıkan bütün önemli gazeteler e aboneydi. Dolayısıyla son derece zengin bir süreli yayın koleksiyo nu mevcuttu.
3.Roman ve hikâyeler: 6.000 kadar kitap özel olarak saray için çevrilmişti. Bu romanlar haremde de okunur ve elden ele gezer, sonra kütüphaneye teslim edilirdi. Mesela Carmen Silva'nın bütün eserleri mevcuttu. Kütüphanenin bir de Arapça ve Farsça eserleri içeren kısmı vardı ama bu kısım diğerlerine nazaran fakirdi.
4.Coğrafya ve seyahatna meler: Yıldız Sarayına kapanmış bir hayat süren Abdülhamid'in dünyayı bu eserler sayesinde tanıdığı ve takip ettiği söylenir.[19]
 Hakkındaki görüşler [değiştir]Özellikle Ermeni isyanını bastırırken kullandığı tedbirler nedeniyle batılı tarihçiler ve muhalifle ri tarafından "kızıl sultan" diye anılmıştır.[20] Öte yandan, taraftarl arı onu "ulu hakan" gibi yüceltici lakaplarl a anarlar. Abdülhamid, baskıcı rejimi, azınlıklara karşı uyguladığı sert siyaset ve muhafazakârlığı nedeniyle, günümüzde hâlâ onu destekley en genellikl e sağ siyasi çevreler ile eleştiren sol çevreler arasında bir tartışma odağı olmaya devam etmektedi r.

 
Sultan II. Abdülhamit Han, `Abdü’l-Hamīd-i sânî, عبد الحميد ثانیÖnceleri İttihat ve Terakki Fırkası içinde Sultan Abdülhamid'e karşı olan Filozof Rıza Tevfik ve Süleyman Nazif sonradan duymuş oldukları pişmanlıklarını şiirleri ile dile getirmişlerdir.

“ Padişahım gelmemişken yâda biz,

İşte geldik senden istimdada biz,
Öldürürler başlasak feryada biz,
Hasret olduk eski istibdada biz
- Süleyman Nazif
 ”
 

.

İlber Ortaylı'ya göre Dünyanın son hükümdarı, son evrensel imparator II. Abdülhamid Han'dır. [21]

Abdülhamid'in idare tarzı azami müsamahadır. Atatürk. [22]

Dünyâda 100 gram akıl varsa, bunun 90 gramı Abdülhamîd Han'da, 5 gramı bende, kalan 5 gramı da diğer dünyâ siyâsîlerindedir. ( Alman Milli Birliğinin kurulmasını gerçekleştiren meşhur Alman devlet adamı, Prens Bismarck )[23]

Ayıp, ayıp. Bu adam 32 sene Hakan ve Halife idi. Sultan Hamid için şu söylenen, yazılan, çizilenlerin büyük kısmının yalan ve iftira olduğunu bildiğimiz halde, nasıl tahammül edip imkân veriyoruz? Bu iftira selinin yarınki muhatapla rı da bizler olacağız. Ahmet Rıza Bey'den Talat Paşa ve Eyüp Sabri Bey'e

Kızıl Sultan iddası, Albert Vandal adlı bir Fransız yazar tarafından ortaya atılmıştı. Atılış sebebi de, Abdülhamid'in Ermeni isyanlarını bastırtmış olmasıdır. Başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa kamuoyund a Abdülhamid'in kan dökücü bir padişah olduğu propagand ası başlatıldı. İşte "Kızıl", yani kan döken Sultan lakabı bu sırada asıldı boynuna. Hadi Ermeniler in böyle demesini anladık; iyi ama bir tekini bile idam ettirmemiş olan Abdülhamid'e Jön Türkler neden "Kızıl Sultan" dediler? 1915'te yüzbinlerce Ermeni'yi tehcir ettirecek olanlar, 25 yıl önce Ermeni propagand a ordusunun neferleri olmakta sakınca görmemişlerdi.[24]

 Projeleri [değiştir] Gerçekleştirdiği projeler [değiştir]
Abdülhamid döneminde yapılan Haydarpaşa GarıOrdu'nun Modernleştirilmesi ve Donanmanın Durumu:

1879'da Osmanlı İmparatorluğu'nun hezimetiy le sonuçlanan 93 Harbi'nden sonra, Sultan II. Abdülhamid Rus Yayılmacılığı'na karşı Osmanlı Ordusu'nun modernleşmesi gerektiğine karar verdi ve bu yayılmacılıktan etkilenen diğer ülke olan Almanya ile işbirliğine karar verdi. Aralarında sonradan Müşir rütbesi verilecek olan Baron Von der Goltz komutasında bir Alman askeri heyeti İstanbul'a geldi. Von der Goltz, askeri okullarda köklü reformlar gerçekleştirip genç subayların yetiştirilmesi için önkoşulları oluşturdu. Ancak bununla birlikte von der Goltz, Türk generalle rinin günümüze kadar dayanan, herkesten daha modern yöntemlerle eğitilmiş olma ve en yeni askeri teknoloji leri takip etme bilincini n temel taşını oluşturdu. Mamafih, Prusya geleneğinin bir diğer temeli olan askerleri n sivil siyasete karışmama prensibin i aşılamakta başarılı olamadığı Bâb-ı Âli Baskını ile ortaya çıktı.

 
II. Abdülhamit devri demiryoll arıII. Abdülhamit döneminde, borçların artmaması, genel durum vb. (ki gemiler hep borçlarla alınıyordu.) sebepler yüzünden Osmanlı donanmasının gücü azaldı. Osmanlı Donanması Haliç Tersanesi'nde kalmıştır. Bu dönemde dünyada ilk kez Osmanlı tarafından denenen Abdülhamid ve Abdülmecid zırhlı denizaltıları denemeler de başarılı olmuştur. Ayrıca, ilk deniz müzesi de bu dönemde açıldı. (1897)[25][26] Ancak, çeşitli sebeplerd en dolayı Osmanlı Devleti denizaltı yarışına I. Dünya Savaşı'nda elinde tek denizaltı bile olmadan devam etmiştir. En uzun süre Bahriye Nazırlığı yapan Hasan Hüsnü Paşa döneme damga vurmuştur.[27]

Ordunun von der Goltz tarafından yeniden yapılandırılmasıyla birlikte Osmanlılar, Krupp ve Mauser gibi Alman şirketlerine ilk kapsamlı silah siparişlerini verdiler. Von der Goltz, Almanya'nın ve Osmanlı Devleti'nin Doğu'daki nüfuzunu garantile mek için Bağdat tren yolunun inşa edilmesin i de destekled i. Bu fikir, yeni pazarlar bulmak için tren yollarının yapılmasını destekley en Alman ekonomisi nin çıkarlarıyla da örtüşüyordu. 1888 yılında Sultan II. Abdülhamid, Bağdat tren hattı inşaası lisansını, Alman Bankası Deutsche Bank tarafından yönetilen bir Alman konsorsiy umuna verdi.

Osmanlı Ordusunun modern silahlar kullanmay a başlaması, 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'nda hemen semeresin i gösterdi. Osmanlı Ordularının Atina'yı tekrar ele geçirmelerine ancak Rus Çarı II. Nikolay'ın Sultan II. Abdülhamid'e haber göndererek, eğer derhal ateş-kes sağlanmazsa Rus Ordularının Erzurum'a hücum edeceğini bildirmes i engel oldu.

[değiştir] Eğitimİlk kız okulları II. Abdülhamid zamanında açılmıştır. Nitekim bilgili bir kişi olan Abdüllatif Suphi Paşa'nın ilk defa bir kız sanat okulu açma teşebbüsünde tereddüt geçirmesi ve titizlenm esi üzerine Abdülhamid, Sen mektebi aç, ben arkandayım, diyerek açıktan destek vermiş ve çevresini, daima kızların okuması için ilk adımları atmaya teşvik etmiştir.

Osmanlı tarihinin en canlı eğitim hamlesi, Abdülhamid dönemine rastlar. Sevan Nişanyan'ın hesaplama larına göre Türkiye, Abdülhamid dönemiyle kıyaslanabilecek bir okullaşma düzeyine yeniden ancak 1950'li yıllarda ulaşabilmiştir. Mesela 1895'te TC sınırlarına tekabül eden bölgede bine yakın (835) ortaokul ve lise bulunuyor ken 1923'te bu sayı 95'e düşmüştür. 1895'teki yüz bine yakın öğrenci sayısı (97.837), 1950-51 sezonunda aşağı yukarı aynı seviyede seyretmek tedir (90.356). Öncesiyle kıyasladığımızda Abdülhamid dönemindeki eğitim patlaması daha görünür hale gelir. Tahta geçtiği yıl 250 olan rüşdiye sayısı 1909'da 900'e, 6 olan idadi sayısı 109'a çıkmıştır. 1877'de İstanbul'da sadece 200 tane modern ilkokul varken 1905'te 9 bine çıkmıştı. Her yıl ortalama 400 ilkokul açılmıştır ki, bu, Cumhuriye t döneminde bile kırılamamış bir rekordur.[28]

[değiştir] UlaşımBüyük ölçüde gerçekleşen projelerd en birisi Hicaz Demiryolu'dur. Bu proje Almanların finanse edip Haydarpaşa-Ankara arasında gerçekleştirdikleri Bağdat Demiryolu'nun aksine, finansmanıyla, inşaatıyla, tasarımıyla, İslam âleminden toplanan bağışlarla tamamen yerli bir girişimin eseridir.[29] Sirkeci ve Haydarpaşa garları Abdulhami d'in yaptırdığı önemli binalardır. Haydarpaşa Garı'nın yapımına 30 Mayıs 1906'da başlanmıştır.

 
Abdülhamid dönemimde yapılan Şam (Dımeşk) Garı
Abdülhamid döneminde yapılan Sirkeci GarıII. Abdülhamid zamanında bütün Anadolu'yu baştan başa dolaşacak bir karayolu ağının (şose şebekesinin) projelend irilip tatbikata geçirildiği çeşitli kaynaklar da belirtilm ektedir.[30] 1869 yılında getirilen bir sistemle halkın kara yollarının yapımına katılması sağlanmıştı. Buna göre 16-60 yaş arası erkek nüfus ile her hanenin sahip olduğu yük ve araba hayvanları senede 4 gün yol inşaatında çalışacaktı. Bu sayede inşaatın hızla bitirilme si sağlanmıştır. Gümüşhane-Bayburt-Erzurum-Doğubeyazıt-İran kara yolu (1879) haricinde 12 bin kilometre lik bir güzergâha sahip Samsun-Bağdat şosesi 1895 yılma kadar tamamlanmıştı. Açılan yollar Samsun'a göçü başlatmış ve bu şehrin önemli ölçüde büyümesi Abdülhamid döneminde olmuştur.[31] Bursa için de durum böyledir. Hem şehir içi, hem de şehirler arası yollarla Bursa, yeniden bölgenin önemli bir kara yolu kavşağı haline gelmiştir.

[değiştir] İletişimİlk olarak 1877'de Posta Telgraf Teşkilatı konuya daha etkenlik kazandırmak amacı ile aynı isimle bakanlık haline getirildi . Ayrıca 27 Haziran 1900'de Posta Telgraf Teşkilatında ilk defa bir "havale kalemi" devreye sokulmuş, 30 Mayıs 1901'de Şehir Postaları kurulmuş, 30 Ağustos 1901'de ise postaların yerine daha hızlı ulaşabilmesi için demiryoll arı (o zamanki adı Şark Şimendiferleri) şirketiyle özel bir anlaşma yapılmıştır. Telefon ise Avrupa'da kullanılmaya başlandığı tarihten (1876) sadece 5 yıl sonra, yani 1881'de İstanbul'a getirilmiş ve sınırlı da olsa istifadey e sunulmuştur. Telgraf hatları döşenmesine onun zamanında hız verilmiş, hatta bu hatların her birinde meteorolo jik gözlemler yapılması için talimat verilmiştir. Böylece telgraf hatlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, hatların ulaştığı noktalard aki hava durumunun merkeze bildirilm esi imkân dahiline girmekte, böylece bu çabalar çağdaş 'hava durumu' raporlarımızın başlangıcını oluşturmaktadır.[32]

[değiştir] Sağlık1899 yılında, halen faaliyett e olan Şişli Etfal Hastanesi'ni kurdu.

[değiştir] Sosyal yardımlaşma25 Mart 1906 tarihli fermanıyla Okmeydanı'ndaki Darülaceze'yi kurdurmuştur.

 Gerçekleştiremediği projeleri [değiştir]II. Abdülhamid 20. yüzyılın başlarında İstanbul'da Haliç'e, dahası Boğaziçi'ne birer köprü yaptırmayı düşündü, bunun için projeler hazırlattı. Fernidan Arnoden adlı Fransız mimarın 1900 tarihinde bir, Boğaziçi Demiryolu Kumpanyası'nın iki Boğaz köprüsü projesi, gerçekleştirilememiş olsa da, en azından belgeleri, çizimleri, resimleri bulunmakt adır.[33][34]

Gerçekleşemeyen ama projesi çizdirilen, fizibilit esi çıkartılan ve ihalesi yapılarak inşasına başlanan projelerd en birisi de Yemen Demiryolu'dur. Raporu 1898'de o zamanlar Yemen Valisi olan (sonradan Sadrazam) Hüseyin Hilmi Paşa vermiş ve 1913 yılında inşasına başlanmıştır. Ancak İtalyan kuvvetler inin Yemen'deki Cibana limanını topa tutmasıyla çalışmalar durmuş ve proje iptal edilmiştir.[35]

 Döneminde yapılan mimari eserler [değiştir]Kültür, sanat ve mimari gibi konulara önem veren bir padişah olan Abdülhamid döneminde, özellikle yabancı mimarların faaliyetl eri göze çarpar. II. Abdülhamid'in padişahlığı döneminde yerli ve yabancı mimarların yaptıkları mimari çalışmalardan bazıları şunlardı;

II. Abdülhamid Döneminde Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Gelişmeler[gizle]Gelişmeler Tarih
Mülkiye(Siyasal Bilgiler), Fakülte düzeyine getiriler ek açıldı
Memurlara sicil tutulmaya başlandı
Eski Eserler Müzesi açıldı
Hukuk Fakültesi açıldı
Muhasebat Divanı(Sayıştay) kuruldu
Güzel Sanatlar Fakültesi açıldı
Ticaret Fakültesi açıldı
Yüksek Mühendislik Fakültesi açıldı
Dârülmuallimât(Kız Öğretmen Okulu) açıldı
Terkos Suyu hizmete girdi
Bütün yurtta İdadiler(Lise) açılmaya başlandı
Ziraat Bankası kuruldu
Bursa'da İpekhane açıldı
Emekli Sandığı kuruldu
Halkalı Ziraat ve Veteriner lik Fakülteleri açıldı
Bursa Demiryolu hizmete girdi
Aşiret Okulu açıldı
Bütün yurtta Rüşdiyeler(Ortaokul) açılmaya başlandı
Kudüs Demiryolu hizmete girdi
Ankara Demiryolu hizmete girdi
Kağıt Fabrikası kuruldu
Kadıköy Gazhanesi kuruldu
Beyrut'ta liman ve rıhtım inşaa edildi
Osmanlı Sigorta Şirketi kuruldu
Kadıköy Su Tesisatı hizmete girdi
Selanik-Manastır Demiryolu hizmete girdi
Şam Demiryolu hizmete girdi
Eskişehir-Kütahya Demiryolu hizmete girdi
Galata Rıhtımı inşa edildi
Beyrut Demiryolu hizmete girdi
Darülaceze(Kimsesizl er yurdu) hizmete girdi
Mum Fabrikası kuruldu
Afyon-Konya Demiryolu hizmete girdi
Sakız Adası'nda Liman ve Rıhtım inşaa edildi
İstanbul-Selanik Demiryolu hizmete girdi
Tuna Nehri'nde Demirkapı Kanalı açıldı
Şam-Halep Demiryolu hizmete girdi
Şişli Etfal Hastanesi hizmete girdi
Hicaz Telgraf hattı kuruldu
Hama Demiryolu hizmete girdi
Basra-Hindistan Telgraf hattı Beyoğlu'na bağlandı
Hamidiye Suyu hizmete girdi
Selanik'te Liman ve Rıhtım inşaa edildi
Haydarpaşa Liman ve Rıhtımı inşaa edildi
Maden Fakültesi açıldı
Şam Tıp Fakültesi açıldı
Haydarpaşa Askeri Tıp Fakültesi açıldı
Trablus-Bingazi Telgraf hattı kuruldu
Konya Ereğlisi'nde demiryolu hizmete girdi
Trablus Telsiz İstasyonu kuruldu
Bütün yurtta Telsiz İstasyonları kuruldu
Medine Telgraf Hattı kuruldu
Şam'da Elektrikl i tramvay hizmete girdi
Hicaz Demiryolu hizmete girdi. 27 Ağustos'ta İstanbuldan kalkan tren, 3 gün sonra Medine'ye ulaştı

 
1876

1879
1879

 
 Popüler kültürdeki yeri [değiştir]Necip Fazıl' ın Ulu Hakan II. Abdülhamid Han adlı bir eseri bulunmakt adır.
Kadir Mısıroğlu' un Bir Mazlum Padişah - Sultan II. Abdülhamid Han adlı bir eseri bulunmakt adır.
Gazi Kadın/Nene Hatun (1973) filminde Ali Poyrazoğlu tarafından canlandırıldı.[36]
Ferzan Özpetek'in yönettiği, 1999 yapımı Harem Suare filmi II. Abdülhamid'in son dönemlerini anlatmakt adır. Sultanı Haluk Bilginer oynamıştır.[36]
Abdülhamid Düşerken (2002) filminde Çetin Öner tarafından canlandırıldı.[36]
Abdulhami d Han Belgeseli
II. Abdülhamid'in Sultan Hasan olarak geçtiği ve Ömer Şerif tarafından canlandırıldığı 1986 tarihli bir televizyo n yapımı bulunmakt adır.
ATV'de yayınlanan Elveda Rumeli isimli TV dizisinde Tuna Orhan tarafından canlandırılmaktadır.
TRT yapımı 7 bölümden oluşan II.Abdülhamid Belgeseli . Abdülhamid'in tahta çıkışından, tahttan indrilmes ine ve ölümüne kadar geçen süredeki sosyal ve siyasi gelişmeleri anlatmakt adır. Yapımcılığını Abdurrahm an Demirel, yönetmenliğini Salih Özderya üstlenmiştir. http://www.trt.net.tr/trtsales/pdf/ottomans.pdf
Mustafa Armağan'ın Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı adlı iki ciltlik bir eseri bulunmakt adır.
 Ailesi [değiştir] Eşleri [değiştir][değiştir] Kadın Efendiler i1.Nazik-eda Baş Kadın Efendi
2.Bedr-i Felek Baş Kadın Efendi
3.Safi-naz Nur-efzun İkinci Kadın Efendi
4.Bidar İkinci Kadın Efendi
5.Dilpese nd Üçüncü Kadın Efendi
6.Mezide Mestan Üçüncü Kadın Efendi
7.Emsal-i Nur Üçüncü Kadın Efendi
8.Ayşe Dest-i Zer Müşfika (Kayıhan) Dördüncü Kadın Efendi
[değiştir] İkballeri1.Saz-kar Hanımefendi: Baş İkbal
2.Peyvest e Hanımefendi: İkinci İkbal
3.Fatma Pesend Hanımefendi: Üçüncü İkbal
4.Behice (Maan) Hanımefendi: Dördüncü İkbal
5.Saliha Naciye Hanımefendi: Dördüncü İkbal
[değiştir] Gözdeler1.Dürdane Hanım: Baş Gözde
2.Calibos Hanım: 2. Gözde
3.Nazlıyar Hanım: 3. Gözde
 Erkek çocukları [değiştir]1.Mehmet Selim Efendi, Bedr-i Felek Kadın Efendi'nin oğlu
2.Ahmet Nuri Efendi
3.Mehmed Abdülkadir Efendi
4.Mehmed Burhanett in Efendi
5.Şehzade Abdürrahim Efendi, Peyveste Hanımefendi'nin oğlu
6.Ahmet Nureddin Efendi
7.Mehmet Bedrettin Efendi
8.Mehmet Abid Efendi, Saliha Naciye Hanımefendi'nin oğlu
 Kız çocukları [değiştir]1.Refia Sultan
2.Ayşe Sultan, Ayşe Dest-i Zer Müşfika (Kayıhan) Kadın Efendi'nin kızı
3.Şadiye Sultan
4.Naile Sultan
5.Fatma Naime Sultan
6.Zekiye Sultan
7.Ulviye Sultan
8.Hatice Sultan, Fatma Pesend Hanımefendi'nin kızı
9.Aliye Sultan (y.1900). Bebekken ölmüştür.
10.Cemile Sultan (y.1900). Bebekken ölmüştür.
11.Saliha Sultan
 Kaynakça [değiştir]1.^ Makedonya'dan Ortaasya'ya ENVER PAŞA 1908-1914 cilt:2, Şevket Süreyya Aydemir, Remzi Kitabevi, 9.b., Mart 2005, ISBN 975-14-0396-0, s:80. Not: Hicri takvime göre 16 Şaban 1258 doğumlu olduğu belirtilm ektedir.
2.^ Palmer, Alan (1993). Bir Çöküşün Yeni Tarihi. İstanbul: Sabah Kitapları. ss. sf. 159-160. ISBN 975-7339-00-8.
3.^ "Kanun-i Esasi". http://www.belgenet.com/arsiv/anayasa/1876.html.
4.^ Bahdıroğlu, Yavuz. "II. Abdülhamit" (Türkçe). Resimli Osmanlı Tarihi yıl = 2009. Nesil Yayıncılık. ss. 470, 471. ISBN 978-975-269-299-2.
5.^ http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=13858187&yazarid=218&tarih=2010-02-21 Soner yalçın
6.^ "Darbeler ve sıkıyönetimler gizli servisi de vurdu". 10 Ağustos 2007. http://www.sabah.com.tr/2007/07/15/haber,87519121252A47DB905CBFCF55DE17F7.html.
7.^ Tektaş, Nazım (2006). "II. Abdülhamit" (Türkçe). Saraydan Sürgüne Osmanlı Tarihi. Çatı Yayıncılık. ss. 588-626.
8.^ a b c Yalçınkaya, Alâeddin (1996). Sultan II. Abdülhamid Han'ın Notları. İstanbul: Sebil Yayınları. ISBN 975-7480-91-6 s.115-116.
9.^ 31 Mart Vakası, General Cevat Rıfat Atilhan
10.^ Abdülhamit
11.^ Osmanoğlu, Ayşe, Babam Sultan Abdülhamid
12.^ sabah.com .tr
13.^ kultur.go v.tr
14.^ Ayşe Osmanoğlu, Babam Sultan Abdülhamid (Hatıralarım), 3. baskı, Ankara 1986, Selçuk Yayınları, s. 24-25.
15.^ Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı s.79
16.^ Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı s.99
17.^ Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı s.83
18.^ "II. Abdülhamid'in çevirttiği polisiye romanlar", Müteferrika, Sayı: 28, Kış 2005-2, s. 25-34.
19.^ bkz. Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı s.88
20.^ Roy, Gilles; Abdul-Hamid, le sultan rouge; 1936
21.^ Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı , sf 285, Mustafa Armağan
22.^ Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı , sf 285, Mustafa Armağan
23.^ Bedrettin Keleştimur (14 Aralık 2009). "Prens Bismark Diyor Ki!" (Türkçe). günışığı. http://www.gunisigigazetesi.net/kategori.php?id=2840. Erişim tarihi: 31 Ekim 2011.
24.^ "Abdülhamid hakkında yanlış bildiğimiz 10 şey, Mustafa Armağan'ın 15 Şubat 2009, Pazar günü yazısı "
25.^ Armağan, Mustafa (2009). "Deniz Müzesi de Adülhamit döneminde açılmıştı!" (Türkçe). Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2. Timaş Yayıncılık. ss. 121. ISBN 978-605-114-134-3.
26.^ "Deniz Müzesi". Hayat Tarih Mecmuası: 42-49. 1966.
27.^ Vakkasoğlu, Vehbi (1999) (Türkçe). Osmanlı İnsanı. Nesil Yayıncılık. ss. 114.
28.^ Armağan, Mustafa. "Abdülhamid hakkında yanlış bildiğimiz 10 şey". .mustafaa rmagan.co m.tr. http://www.mustafaarmagan.com.tr/yaziGoster.php?yaziNO=1214. Erişim tarihi: 2010-04-29.
29.^ bkz. Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı s.221
30.^ bkz. Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı s.230
31.^ Talay, age, s. 304 vd
32.^ Talay, age, s. 410.
33.^ Hayrı Mutluçağ, "Boğaziçi köprüsünün yapılması yolunda ilk çabalar". Belgelerl e Türk Tarihi Dergisi, Sayı: 4, Ocak 1968, s. 32-33 (3 adet resim ve çizim, 3 adet de belge mevcut).
34.^ Aydın Ta-lay, Eserleri ve Hizmetler iyle Sultan Abdülhamid, İstanbul 1991, Risale Yayınları, s. 309.
35.^ Ufuk Gülsoy, "Yemen Demiryolu projesi", Tarih ve Medeniyet, Sayı: 41, Ağustos 1997, s. 44-49.
36.^ a b c http://www.sinematurk.com/film.php?1248
 Dış bağlantılar [değiştir]Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları :

 
   Commons'ta II. Abdülhamid ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmakt adır.

 
   Vikisöz'de II. Abdülhamid ile ilgili özlü sözler bulunmakt adır.
Abdülhamid Han Adına Kurulmuş Site
ABD Kongre kütüphanesindeki Abdülhamid fotoğraf kolleksiy onu
Grand Sultan Abdul Hamid Khan soyağacı
II. Abdülhamid
Osmanlı Hanedanı
Doğumu: 21 Eylül 1842 Ölümü 10 Şubat 1918
Resmî olarak sahip olunan unvanlar
Önce gelen
V. Murad Osmanlı Sultanı
31 Ağustos 1876 - 27 Nisan 1909 Sonra gelen
V. Mehmed
Sünni İslam unvanları
Önce gelen
V. Murad İslam Halifesi
31 Ağustos 1876 - 27 Nisan 1909 Sonra gelen
V. Mehmed
[göster]g ·t ·dOsmanlı padişahları
 
Kuruluş (1299-1453) Osman Gazi · Orhan Gazi · I. Murad · I. Bayezid · I. Mehmed · II. Murad
 
Yükselme (1453-1579) II. Mehmed · II. Bayezid · I. Selim · I. Süleyman · II. Selim · III. Murad
 
Duraklama (1579-1699) III. Mehmed · I. Ahmed · I. Mustafa · II. Osman · IV. Murad · İbrahim · IV. Mehmed · II. Süleyman · II. Ahmed
 
Gerileme (1699-1792) II. Mustafa · III. Ahmed · I. Mahmud · III. Osman · III. Mustafa · I. Abdülhamid
 
Dağılma (1792-1922) III. Selim · IV. Mustafa · II. Mahmud · Abdülmecid · Abdülaziz · V. Murad · II. Abdülhamid · V. Mehmed · VI. Mehmed
 
Soy ağacı · Osmanlı Hanedanı · Padişah eşleri · Hanedan reisleri
 
[göster]g ·t ·dİslam Halifeler i
 
Dört Halife Ebu Bekir ·Ömer ·Osman ·Ali
 
Emevîler I. Muaviye ·I. Yezid ·II. Muaviye ·I. Mervan ·Abdülmelik ·I. Velid ·Süleyman bin Abdülmelik ·Ömer bin Abdülaziz ·II. Yezid ·Hişam bin Abdülmelik ·II. Velid ·III. Yezid ·İbrahim bin Velid ·II. Mervan
 
Abbâsîler Seffah ·Mansûr ·Mehdî ·Hâdî ·Harun Reşîd ·Emîn ·Memûn ·Mu'tasım ·Vâsık ·Mûtevekkil ·Muntasır ·Mûsta'in ·Mu'tazz ·Muhtedî ·Mu'temid ·Mu'tedid ·Mûktefî ·Muktedir ·Kâhir ·Râdî ·Mûttakî ·Mûstekfî ·Mutî ·Tâi ·Kâdir ·Kâ'im ·Muktadî ·Mûstazhir ·Mûstarşid ·Râşid ·Muktafî ·Mûstencid ·Mustedhî ·Nâsır ·Zâhir ·Mûstensir ·Mûsta'sım
 
Fâtımîler
(Abbâsîler'le eşzamanlı) Mehdi ·Ka'im ·Mansur ·Mu'izz ·Aziz ·Hâkim ·Zahir ·Mûstensir ·Mustali ·Âmir ·Hâfız ·Zafir ·Faiz ·Âzıd
 
Endülüs Emevîleri
(Abbâsîler'le eşzamanlı) III. Abdurrahm an ·II. Hakem ·II. Hişam ·II. Muhammed ·II. Süleyman ·IV. Abdürrahman
 
Abbâsîler
(Memlûk himayesi) Mustansır (Abbasi-Memlük) ·I. Hakim ·I. Müstekfi ·I. Vasık ·II. Hakim ·I. Mütadid ·I. Mütevekkil ·II. Vasık ·Mustasım (Abbasi-Memlük) ·I. Mütevekkil ·Mustain (Abbasi-Memlük) ·II. Mutadid ·II. Müstekfi ·Kaim (Abbasi-Memlük) ·Mûstencid (Abbâsî-Memlûk) ·II. Mütevekkil ·Mustamsık ·III. Mütevekkil
 
Osmanlı İmparatorluğu I. Selim ·I. Süleyman ·II. Selim ·III. Murad ·III. Mehmed ·I. Ahmed ·I. Mustafa ·II. Osman ·I. Mustafa ·IV. Murad ·I. İbrahim ·IV. Mehmed ·II. Süleyman ·II. Ahmed ·II. Mustafa ·III. Ahmed ·I. Mahmud ·III. Osman ·III. Mustafa ·I. Abdülhamid ·III. Selim ·IV. Mustafa ·II. Mahmud ·Abdülmecid ·Abdülaziz ·V. Murad ·II. Abdülhamid ·V. Mehmed ·VI. Mehmed
 
Türkiye Abdülmecid
 
[göster]g ·t ·dII. Abdülhamit dönemi
 



ULU HAKAN ABDÜLHAMİT İÇİN
ALTTAKİ LİNKİ TIKLAYINI Z kaynak:...http://www.islamgul.tr.gg
 
http://abdulhamidhan.blogcu.com/
http://www.gazeten.com/2-abdulhamit-ve-fotografcilik/
http://tr.wikipedia.org/wiki/II._Abd%C3%BClhamit  
http://www.pirpirim.net/index.php?news=14810  
http://www.osmanli700.gen.tr/padisahlar/34sol.html
http://www.gbg.bonet.se/osmanli/
http://www.enfal.de/otarih41.htm
http://www.biyografi.info/kisi/abdulhamit-ii
http://www.samanyoluhaber.com/haber-112190.html
http://abdulhamid.blogcu.com/2-abdulhamit-katili-parmagindan-tanirdi_4563257.html
http://www.haber7.com/haber/20070602/Abdulhamit-nasil-Kizil-Sultan-oldu.php
http://www.bilgilik.com/tarih/suikastler-tarihi/ii-abdulhamit-suikasti.html
http://www.google.com.tr/#hl=tr&gs_rn=11&gs_ri=psy-ab&pq=abd%C3%BClhamitin%20bildi%C4%9Fi%20diller%20hangileri&cp=3&gs_id=e&xhr=t&q=2.ABD%C3%BClhamit&es_nrs=true&pf=p&sclient=psy-ab&oq=2.A&gs_l=&pbx=1&bav=on.2,or.r_qf.&fp=d1dff52b1595b13f&biw=1280&bih=554

 
 
 
 
 

« Son Düzenleme: Mayıs 13, 2013, 06:16:50 ÖÖ Gönderen: admin » Logged
Sayfa: [1]
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.13 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
LinkBacks Enabled by LordReco | FoRuMBoL Themes