+ İSLAMGREEN34 NEW WORLD » KÜLTÜR ______________________________________________________________________________________ » İSLAMİ DEFORMASYON ve ÇOK FARKLI KÜLTÜREL VE İSLAMİ KONULARA AİT DÖKÜMANLAR (Moderatör: İman_Power)
 SULTAN VAHİDETTİN HAN HAZRETLERİ - KONU İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Sayfa: [1]
Konu: SULTAN VAHİDETTİN HAN HAZRETLERİ - KONU İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ  (Okunma Sayısı 3791 defa) Seçenekler Arama
« : Mart 25, 2009, 08:29:59 ÖÖ »
admin
Ziyaretçi
SULTAN VAHİDETTİN HAN HAZRETLERİ - KONU İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

SULTAN VI MEHMET VAHİDETTİN HAN HAZRETLERİ

http://www.haber7.com/kultur/haber/1108208-sultan-vahdettin-ve-aci-gercekler

Yedikıta Tarih ve Kültür dergisi Aralık sayısında Sultan Vahdettin Han'ın dönemine ve özellikle de yurtdışına çıktıktan sonra karşılaştığı acı tablolara yönelik geniş bir dosya yayınladı. Tarihçi Yazar Ömer Faruk Yılmaz'ın kaleme aldığı "Sultan'ın Tabutuna Haciz" başlıklı makalede Sultan Vahdettin Han'ın kurtuluş hareketin in başlatan kişi olduğu yazıldı.

VAHDETTİN'İN ÜLKEYİ İŞGALDEN KURTARMA PLANI

Sultan Vahdettin Han, ülkenin kurtuluşunun işgal altındaki İstanbul'dan gerçekleştirmenin mümkün olamayacağını biliyordu ve bu sebeple işgalci güçlere karşı Anadolu'da teşkilatlanmaya karar verdi.

İngilizler, kendisind en işgalci güçlere karşı mücadele veren halkı teslim olmaya davet etmesini istiyordu . Bunu fırsat bilen Sultan Vahdettin, görünüşte direnişleri yatıştırmak, esasında ise devleti kurtaraca k teşkilatlanmayı başlatmak üzere Anadolu'ya bir heyet göndermeyi kararlaştırdı. Anadolu'ya giden heyet İstanbul'un tam desteği ile gitti. Heyet Anadolu'da padişah adına teşkilatlanmayı yapacak, padişah da uygun bir zamanda Anadolu'ya geçip devleti işgalden kurtarma yoluna gidecekti .

SARAY HALKI ANADOLU'YA BÜYÜK DESTEK VERDİ

Sultan Vahdettin, Anadolu harekâtına el altından desteğini sürdürdü. İstanbul'dan silah, para, mühimmat ve insan gücü göndertti. Öyle ki, Hilal-i Ahmer Cemiyeti çeşitli yardımlar adı altında topladığı paraları ve muhtelif malzemeyi bir şekilde Anadolu'ya ulaştırıyordu. Hilal-i Ahmer'in bu yardımlarının içinde padişah ve ailesinin ve hatta bütün saray çevresinin yaptığı yardımların evrakı arşivlerde mevcuttur .

PADİŞAHI DIŞLADILAR SALTANATI VE HİLAFETİ KALDIRDIL AR

Anadolu harekâtı İstanbul'un verdiği destekle teşkilatlanmasını sürdürmüş ve Osmanlı Devleti için bir kurtuluş ümidi yeşermeye başlamıştı. Fakat Anadolu harekâtı bir anda İstanbul'a karşı bir tavır içine girmeye, padişahı dışlamaya başladı. Son alınan kararlarl a Osmanlı saltanatını kaldırma teşebbüsüne kadar giden bu tavır neticesin de Osmanlı saltanatı lağvedildi (1 Kasım 1922). İki sene sonra da Hilafet kaldırılarak Osmanlı Devleti'nin bütün resmî devlet hukuku tarihe intikal ettirildi (3 Mart 1924). Hilafetin ilgası kararı ile Osmanlı hanedan mensupları da sınır dışı edildi.

HİCRETTEN BAŞKA YOL BIRAKMADI LAR

Bu tarihten itibaren gerek basında ve gerekse resmî idarede İstanbul'a ve padişaha karşı çok ağır hakaretle r ve sözler sarf edilmeye başlandı. Yalan ve uydurma haberler yaptırıldı. Padişahın istifa ettiği ve hatta gizlice kaçtığı söylendi. Bütün bunları yapanlar yine kendisini n yetkilend irip destekled iği kişilerdi. Bunlara karşı mücadele kendi evlatlarına karşı mücadele etmek olduğunu ifade ederek "şimdilik" kaydıyla daha emin bir yere "hicret" etmeyi uygun buldu.

YANINA TEK KURUŞ PARA ALMADI

15 Kasım 1922'de bu isteğini İngiliz işgal makamlarına bildirdi ve 17 Kasım'da İngiliz Malaya1 Zırhlısı'na binerek bir daha dönüp dönemeyeceği meçhul bir yolculuğa çıktı. Yanına hazineden veya devletin malından tek kuruş para veya mücevher almadı. Bunlar milletime aittir dedi ve son okuduğu çok kıymetli ve mücevherlerle süslü bir kitabı bile hazineye iade etti. Gemi 20 Kasım'da Malta'ya vardı.

İNGİLİZLER SON PADİŞAHA İZİN VERMEDİLER

Sultan, Filistin'e gitmek istediğini bildirmiş fakat müsaade edilmemiştir. Sultan Vahdettin Mekke-i Mükerreme'de bulunduğu sırada umre yapma fırsatı bulmuştu. Sultanın yeni ikamet yeri tam olarak belli edilmediği halde Hicaz'dan 20 Nisan 1923'te vapurla ayrıldı. Önce İskenderiye'ye oradan da 28 Nisan'da İtalya'ya hareket etti ve 2 Mayıs'ta İtalya'nın Cenova şehrine vardı.

Cenova'da bir otelde kalan padişah daha sonra San Remo şehrinde kiralanan Villa Nobel isimli mekâna yerleşti ve vefatına kadar burada kaldı. Sultan Vahdettin, buradaki ikametini hiçbir zaman daimi düşünmemiş, bir gün mutlaka bir Müslüman memleketi ne döneceğini umut etmişti. Fakat şartlar ve bilhassa İngilizlerin bütün yolları kapatması buna müsaade etmedi.

TABUTA KONAN HACİZ

Sultan Vahdettin 16 Mayıs 1926 günü akşam geç saatte vefat etmişti. 65 senelik bir hayat ve Osmanlı Devleti'nin son padişah ve son halifesi artık veda etmişti. Padişahın naaşına otopsi sonrası bir tabuta konulmasının ardından acı dolu günler yaşanır. Alacaklılar cenazesin in haczettir irler. Villa'da ne varsa, şahsî eşyalar ve sair hepsine el konulur. Padişahın cenazesi eşyalarla birlikte bir ay kadar villanın giriş katında mahsur kalır.

Abdülmecid Efendi Fransa'dan bir miktar para gönderir fakat yetmez. Cenazenin haczinin kaldırılması Fransa'daki kızı Sabiha Sultan'a nasip olur. Sabiha Sultan elinde kalan mücevherlerinden birini ve bir çift küpesini satarak babasının haczini kaldırtır

KABRİ TÜRKİYE DIŞINDA OLAN TEK SULTAN

Bir taraftan hacizle meşgul olan padişahın yakınları, diğer taraftan da padişahın nereye defnedile ceğini araştırıyorlardı. Cenazeyi Türkiye'nin hiçbir şekilde kabul etmeyeceği belliydi. Ama ne yapılacaktı, bilinmiyo rdu. Nihayet yapılan araştırma ve yazışmalardan Suriye'nin Şam şehrinde Yavuz Sultan Selim'in yaptırmış olduğu caminin haziresin e defnedilm esine karar verildi ve hemen resmi müracaatlar yapıldı. Suriye'de Sultan Abdülhamid Han'ın kızıyla evlendikt en sonra ayrılan Ahmed Nami Bey devlet başkanı idi ve bu talebi kabul etti. Fakat Fransa işgalindeki bu topraklar a defin için Paris'ten izin alınması gerekiyor du ve nihayet gerekli izinler alındı. Haczin kalkmasıyla padişahın naaşı bir arabayla istasyona getirildi ve Trieste'den gemiyle Beyrut'a ve oradan da trenle Şam'a nakledild i. Şam istasyonu nda cenazeyi hanedanın eski damadı ve Suriye devlet başkanı Ahmed Nami Bey askerî merasimle karşıladı. Cenaze Yavuz Sultan Selim Camii'ne getirildi ve üzerine Kâbe-i Muazzama'nın örtüsü örtüldü. Ardından cami avlusunda açılan kabre defnedild i.

SULTAN VAHİDETTİN HAN VE SAKAL

Sultan Vahidetti n Han sakalsızdı
Ve bu yüzden kendisini tenkid edenlere verdiği cevapta
Kuran-ı kerimdeki ayetlerle sabit sakalın farz olmadığını
Sünnet-i seniyyede n olduğunu  
Ecdadı Yavuz Sultan Selim Han'ında sakalsız olduğunu
Ancak o devrin en büyük mücahidi olduğunu
Ve Peygamber imiz Hz.Muhamm ed sav Efendimiz in Hilafetin e sahip çıktığını
İslam dünyasında yücelttiğini
Ve Osmanlya Hilafeti kazandırarak
Sünnet-i Seniyyeye sakalsızda sahip çıkılabileceğini ifade etmiştir

ISLAMGREE N34 NEW WORLD


http://yenisafak.com.tr/diziler/vahdettin/index.html
http://enfal.de/tarih34.htm



« Son Düzenleme: Aralık 20, 2017, 04:48:20 ÖS Gönderen: admin » Logged
Sayfa: [1]
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.13 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
LinkBacks Enabled by LordReco | FoRuMBoL Themes