+ İSLAMGREEN34 NEW WORLD » BİLİM __________________________________________________________________________________________ » BİLİM TARİHİ ve ÇEŞİTLİ BİLİMSEL KONULARA AİT AYRINTILI DÖKÜMANLAR (Moderatör: İman_Power)
 PSİKOLOJİ - KONU İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Sayfa: [1]
Konu: PSİKOLOJİ - KONU İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ  (Okunma Sayısı 5272 defa) Seçenekler Arama
« : Eylül 17, 2008, 12:35:13 ÖÖ »
admin
Ziyaretçi
PSİKOLOJİ - KONU İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

Psikoloji için lütfen alttaki linkleri tıklayınız


http://www.psikoloji-psikiyatri.com/
http://www.hatunca.net/
http://www.testler.org/
http://www.gencislam.net/forum/viewforum.php?forum_id=56
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ruh_bilimi
http://www.psikolojievi.com/index.php?option=com_content&task=view&id=91&Itemid=2
http://www.aktuelpsikoloji.com/haber.php?haber_id=205
http://www.donusumkonagi.net/
http://www.psikolog.cc/
http://forum.memurlar.net/topic.aspx?id=415382&page=3
http://www.maliforum.org/forum/printer_friendly_posts.asp?TID=492
http://www.psikoloji.gen.tr/
http://www.e-psikoloji.com/forum/
http://www.psikoturk.net/kategori.php?iid=2&kad=Psikoterapi
http://www.inula.org/forum/sitemap/index.php/f-42.html
« Son Düzenleme: Kasım 12, 2010, 08:02:33 ÖS Gönderen: administratör » Logged
« Yanıtla #1 : Kasım 12, 2010, 08:02:12 ÖS »
admin
Ziyaretçi
KADINLARDAKİ PSİKOLOJİK YAPI - KONU İÇİN TIKLAYINIZ

KADINLARD AKİ PSİKOLOJİK YAPI

http://www.aktuelpsikoloji.com/haber.php?haber_id=6820

Ruhsal Sorunlar Kadınları Daha Çok Etkiliyor
 
Ruhsal hastalıkların görülme sıklığı cinsiyetl er arasında büyük farklılıklar gösteriyor. Panik bozukluğu, fobi, anksiyete ve depresyon gibi hastalıklar kadınlarda daha fazla görülüyor.
8 Mart 2010 17:51
   


Türkiye Psikiyatr i Derneği Üyesi Yard. Doç. Dr. Ayşe Devrim Başterzi, kadınların erkeklerd en üç kat daha fazla intihar girişiminde bulunduğunu değindi ve depresyon a rastlanma oranının erkeklere göre kadınlarda 2 kat daha fazla olduğunu belirtti. 2020 yılında dünyada en çok yeti yitimine sebep olacak hastalıklar arasında depresyon un 2. sırada yer alacağının öngörüldüğünü söyleyen Dr. Başterzi, bu artışın kadınlarda daha yüksek olacağını söyledi.

EN TEMEL İKİ FAKTÖR “YOKSULLUK VE ŞİDDET”

Dr. Başterzi, kadınların ruh sağlığını etkileyen en temel iki faktörün yoksulluk ve şiddete maruz kalınması olgunu belirtere k, “Kadınların ruh sağlığının genel olarak daha kötü olması biyolojik farklılıklar ya da bireysel yaşam biçimi ile yeterince açıklanamaz. Ekonomik, yasal, çevresel faktörler erkekle kadın arasında ki güç dengesini erkek lehine çevirmektedir. Bu durum kadın yaşamını belirgin bir biçimde etkilemek tedir” dedi ve şöyle devam etti:

“Sosyal faktörler farklı ülkelerde, hatta ülke içinde cinsiyet rollerini n gelişmesi ya da geri kalması yönünde etkiler gösterebilir. Kadının ruh sağlığını derinden etkileyen bu sosyal faktörlerin uygun girişimler ve politikal arla değiştirilmesinin bazı ruhsal hastalıkların görülme sıklığını azalttığı gösterilmiştir.”

EN ÇOK CİNSEL VE FİZİKSEL ŞİDDETE MARUZ KALIYORLA R

“Günümüzde en ilkel toplumlar dan en gelişmiş toplumlar a kadar bütün kadınlar “töre” adı altında cinayete maruz kalmakta, “ahlaksız” olduğu iddiası ile öldürülmesine kadar türlü biçimlerde şiddete maruz kalmaktadır” diyen Dr. Devrim Başterzi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kadınlar en çok eşleri ya da cinsel partnerle ri tarafından, cinsel veya fiziksel şiddete maruz bırakılmaktadır. Dünyada birçok kadın şiddete uğramasına rağmen, çok az kadın yasal kurumlara başvurmaktadır. Şiddete uğramak kadınlarda birçok ruhsal hastalığın oluşumunu tetikleme ktedir.

Yoksulluk, eşitsizlik ve sosyal adaletsiz lik dünyada kadınları erkeklerd en daha çok etkilemek tedir. Halen tüm toplumlar da kadınlar daha az eğitim almakta, okuma yazma öğrenmeleri engellenm ekte, yoksulluğa mahkûm kılınmakta, aynı işi yaptıkları halde daha az para kazanmaya devam etmektedi rler. Görünmeyen ev içi emekleri karşılıksız ve sosyal güvencesiz kalmaktadır. Dünya üzerinde yaşayan kadınların çok küçük bir kısmı resmi kurumlard a ve sosyal güvenceli olarak çalışmaktadırlar. Kadınlar tarım, ev işleri, gündelik yevmiyeli işler gibi alanlarda erkeklerd en çok daha uzun saatler boyunca hiç durmadan çalışsalar da emeklerin in hak ettiği maddi karşılığı ve sosyal güvenceyi alamamakt adırlar. Dünya toplamında kadınlar eşit işe karşılık yaklaşık yüzde 20 oranında daha az para kazanmakt adır.”

NELER YAPILABİLİR?
Türkiye Psikiyatr i Derneği olarak kadınlarda ve dolayısıyla toplumda ruhsal hastalıkların sıklığının azaltılması için etkin ruh sağlığı politikal arı geliştirmenin başta hükümetlerin görevi olduğunun altını çizen Başterzi, atılması gereken adımları ise şöyle özetledi:

"Türkiye’de kadın ruh sağlığını etkileyen sosyal faktörleri belirleme k için kapsamlı çalışmalar yapılmalı ve saptanan sosyal faktörlerle baş etmek için etkin eylem planları tasarlanm alıdır. Kadın ve erkeklerd e cinsiyet rollerini n ruhsal hastalıkların sıklığı ve oluşturduğu sorunlar üzerine Etkilerin e dair geniş çaplı epidemiyo lojik çalışmalarla desteklen melidir. Kadının ruh sağlığı üzerinde koruyucu ve iyileştirici etkisi olan faktörler belirlenm elidir. Kadınların eğitim alma hakkını engelleye n kişiler hakkında hukuki yaptırımlar iyi işletilmeli, tüm kadınların eğitim kurumlarından devlet güvencesi altında erkekler kadar yararlanm ası sağlanmalıdır.

Kadınların maruz kaldıkları sosyal ve kültürel ayrımcılık ve eşitsizle mücadele etmek amacıyla etkin kültürel müdahale programla rı hazırlanmalıdır. Cinsiyet ayrımcılığına karşı geliştirilen araçlar başta yazılı ve görsel basın organlarında yer almalı, bu konuda duyarlılık geliştirilmelidir. Kadın, erkek ve çocuk tüm vatandaşların sosyal güvenceleri olmalı, sağlık hizmetler ine engelsiz ulaşmalı ve ücretsiz, herhangi bir katkı payı ödemeksizin bu hizmetler den yararlana bilmelidi r. Kadınların ekonomik durumlarını iyileştirmek için etkin çalışmalar yapılmalı, ev içi karşılıksız emeğin karşılıksız ve güvencesiz bırakılmaması için uğraşılmalıdır. Kadına yönelik istihdam programla rı arttırılmalı ve teşvik edilmelid ir. Tüm kadınların ekonomik alanlarda yaşadığı adaletsiz liklerin giderilme si için zorlayıcı yasal düzenlemeler getirilme lidir.

KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN DURMASI İÇİN...

Kadına yönelik travma, kötüye kullanım ve şiddete karşı ciddi ve kapsamlı bir eylem planı beklenmed en hayata geçirilmelidir. Kadına yönelik şiddetle, özellikle aile üyelerinden gelen şiddetle mücadele uzun soluklu, sistemli ve ödünsüz olarak gündemde yer almalıdır. Namus cinayetle ri, uluslarar ası hukuk açısından yargısız infaz olarak kabul edilmekte dir. Bu cinayetle ri engelleme k için farklı düzeylerde stratejil er geliştirilmelidir. Namus cinayetle ri ile ilgili olarak konuya duyarlı kadın kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin talepleri karşılanmalı, çalışmalarına destek verilmeli dir.
Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde yazılı ve görsel basına büyük görev düşmektedir. Medya, kadına yönelik şiddet ve tecavüz haberleri ni kamuoyuna aktarırken, haber dilini doğru kullanmalı, etik değerlere uymalı, tecavüzün içerdiği şiddeti arka plana itmemeli ve tecavüzü erotize edici tutumlard an uzak durmalıdır. Basının, suçu işleyen erkeğe değil, şiddete uğrayan kadının özelliklerine odaklanma sı şiddetin sorumlusu nun mağdur olduğu biçiminde bir yanılsama yaratabil eceğine dikkat edilmelid ir. Yazılı, görsel basın ve film ve müziklerin erkek egemen ve kadını aşağılayıcı ifadeler içermemesine dikkat edilmelid ir.

Kadınların hayatın birçok alanında yaşadığı ortak ezilmişliğini ve mücadelesini simgeleye n, kadınların insanca yaşam için yola çıkmasının tarihi olduğuna inanılan 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de resmi tatil günü olarak kabul edilmesin i talep ediyoruz."
Logged
Sayfa: [1]
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.13 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
LinkBacks Enabled by LordReco | FoRuMBoL Themes